Safir mi dedin? ya da rüzgar olsa da... Ya da kar kış zemheri, sağanak acı, fırtına... Ya da yalnızlık... Ne olursa olsun beni bırakın bir sahile, beni bırakın martılara, ben kendime yeri geldiğinde yeterim Ben arzunun çocuğuyum beklentilerin değil... Belki de bir gün bir gemiye atlar giderim... Ben insanım! Ben sadece insanım! DİYEBİLMEKTESİN! Ve ne mutlu sana... Umarım hep böyle kalırsın...
Biraz rahatına düşkünsün. Kendini olayların içine çok fazla sokmuyorsun. Her zaman küçük iyilikler yapmayı tercih ediyorsun. Bazen bîr arkadaşının problemini dinleyebiliyorsun. Haklısın, bu çoğu zaman yeterli olabilir. Ama kimi zaman insanlara karşı daha ilgili olup sorunların çözümü için çaba sarfetmen gerekebilir.
O kadar iyisin ki! sen tam bir meleksin... hani derler ya bi kanadı eksik diye, aynen öyle. ailene her zaman doğruyu söyleyip arkadaşların için hep iyi şeyler düşünüyorsun. Çünkü onlar iyi olduğunda sen de iyi oluyorsun. Herhangi yanlış bir şey yaptığında bile dürüstlükten ödün vermiyor, bu dürüstlüğün sayesinde de her türlü durumu kolaylıkla atlatıyorsun. Ayrıca çevrendekiler de bu saflığından dolayı sana çok güveniyorlar. Bu da uzun vadeli ve başarılı arkadaşlıklar kurmanı sağlıyor. Tebrik eder şeytana uymamanı dileriz...
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Herşey Spor/Sanat a olan yatkınlığınızı değerlendirebilmeye kalmış durumda dostum daha ne bekliyorsun sen yeteneklerinle doğmuşsun tek yapman gereken sahneye adımını atmak veeee şhow başlasın demek aslında şimdiden arkadaşların senden imzalı bi foto almaları gerek gelecekte çok karizma eder :)))
Hayat kendi seyrinde devam ediyor. Her şey yolunda. Siz de çok normal bir şeysiniz. Normal insanlardan birisiniz. İlişkilerinde gayet düzeyli, kibar, yardımsever, sevecen bir insan nasıl bir kimyasal madde olabilir ki? Yıllar böylece geçer, kimse kendi kendine itiraf edemez ama bir patlama anında en yakınınızdaki insandan, eşinizden, çocuğunuzdan, ebeveyninizden şu lafı duyarsınız: “Ömrümü çürüttün ömrümü!” Haklıdır. “Ben öyle değilim, çok iyiyim, şöyle ettim, böyle ettim” diye ağlamayın şimdi. Her türlü kötülükten uzak olduğumuzu düşündüğümüz anda bile “öteki”nin hayatını zehirleriz. Azar azar, yavaş yavaş, öksürte tıksırta, keyif vere vere... Latin atasözü: Homo homini lupus Türkçe meali: İnsan insanın kurdudur by Bahtiyar Koçin
Hiç bir pisliğe bulaşmadan düzgün bir şekilde yaşadın.Hırs yoktu fazla içinde ama yinede başardın evlendin. 2 çocuğun sıradan pembe panjurlu bir evin var. Ama 20 yıl sonra sen, bugün öğretmen derste yokken arkadaşlarına kağıt atmadığın , sınavda kopya çekme heyecanını yaşayamadığın için pişman olacaksın.
Kendi duyguların , kendi düşüncelerin var. Ama çoğu zaman başkalarının etkisi altında kalıyorsun. Birinin sana söylediği en küçük şey seni inatlaşmaya , kararını değiştirmeye veya doğrularından vazgeçmeye itebiliyor. Aileye değer veriyorsun. Senin için paradan çok huzur önemli. Ama paranın da keyfini sonuna kadar sürebilecek yapıdasın. :D
Kendine güvenen, hareketli ve enerjik yapısıyla toplum içinde fark edilir. Otoriterdir ve otorite kurmaktan keyif alır. Dik başlıdır ve hata yaptığında bunu kabul etmek istemez ve bencil davranışlar sergiler.Özgürlüğüne fazlasıyla düşkündür. Dostları ve arkadaşları için yapmayacağı şey yoktur
Kusura bakmayın ama söylediğiniz yalanların hiçbirine kimse inan mıyor, hatta o kadar zorlanıyorsunuz ki, insanlar sizin söyledikle riniz karşısında gülmemek için kendilerini zor tutuyor. İyisimi siz yol yakınken dönün ve yalan söylemek için kendinizi zorlamayın. Yalan söyleyememek elbetteki bir kusur değil, hatta sizi bu konu da tebrik etmek gerekir çünkü bu zamanda zor bulunan nadide bir saflığınız var.