En cesur ve güçlü 0 Kan grubu Bu kan grubu taşıyan herkes gücü, dayanıklığı, kendine güveni, cesareti, sezgiyi ve tanrı vergisi bir iyimserliği genetik hafızalarında taşırlar. Sağlıklı bir bünye ve iyimserlikle desteklenmiş liderlik özellikleri (güç, etki, güvenirlik) ve başarı için gerekli güdüler size kalan 0 grubu mirasıdır.
Hani derler ya; ne de olsa hepimiz insanız, bazen hata yaparız. İşte siz bu lafa çok yakışıyorsunuz. Arada aklınızdan hinlikler geçmiyor değil. Şeytandır dürter! Ama bunun haricinde, ondan çalayım, bundan çırpayım, şuna kötülük yapayım gibi kasıtlarınız yok. Hatadır, yanlıştır, olur böyle vakalar deyip, üstünden kolayca geçebiliyorsunuz. Geçiniz de zaten, o kadarı hepimizin elinin kiri.
Hayat kendi seyrinde devam ediyor. Her şey yolunda. Siz de çok normal bir şeysiniz. Normal insanlardan birisiniz. İlişkilerinde gayet düzeyli, kibar, yardımsever, sevecen bir insan nasıl bir kimyasal madde olabilir ki? Yıllar böylece geçer, kimse kendi kendine itiraf edemez ama bir patlama anında en yakınınızdaki insandan, eşinizden, çocuğunuzdan, ebeveyninizden şu lafı duyarsınız: “Ömrümü çürüttün ömrümü!” Haklıdır. “Ben öyle değilim, çok iyiyim, şöyle ettim, böyle ettim” diye ağlamayın şimdi. Her türlü kötülükten uzak olduğumuzu düşündüğümüz anda bile “öteki”nin hayatını zehirleriz. Azar azar, yavaş yavaş, öksürte tıksırta, keyif vere vere... Latin atasözü: Homo homini lupus Türkçe meali: İnsan insanın kurdudur by Bahtiyar Koçin
Seyirci değil .........T A R A F T A R... Bayramda değil.....K A R A G Ü N D E... Moda için değil.......F O R M A için... Kupa için değil.......A R M A için... Hava için değil.......S E V D A için... 90 dakika değil......Ö M Ü R B O Y U.. Yalanla değil..........K A N I Y L A... Ayrı ayrı değil........O M U Z O M U Z A... Şerefsizce değil......O N U R L A... Utanarak değil........G U R U R L A.. Eğilerek değil..........D İ M D İ K... Sefada değil............C E F A D A... Koltukta değil...........B E T O N D A... Minderde değil..........Ç A M U R D A... Skorda değil.............V E F A D A... Bazen değil..............H E R M A Ç T A... Yuhlayan değil.......... A L K I Ş L A Y A N... Oturan değil............. Z I P L A Y A N... Köstekle değil............D E S T E K L E ... Puroyla değil.............A T K I Y L A... Çekirdekle değil.........B A Y R A K L A... Muhabbetle değil........T E Z A H Ü R A T L A Kendine değil.............C İ M B O M A... Söverek değil............ T A P A R A K... İhanetle değil............ S A D A K A T L E... Zaferde değil.............H E Z İ M E T T E... Şampiyonken değil.....H A S R E T K E N... Görüntüde değil......... Ö L Ü M Ü N E... G A L A T A S A R A Y 'a bağlı yaşayanlara.... u l t r A s l a n... denir !..
BUNHONGSIN- THE RED SHOES – KANLI AYAKKABI Ne kadınlar gördüm ayağında ayakkabısı yoktu, ne ayakkabılar gördüm içinde hanım yoktu. Konu: Eşinin kendisini aldattığını öğrenen Sunje, kızı Tesu'yu da alarak evi terkeder. Kızı ile beraber yeni bir hayata başlamaya karar veren genç kadın, uzun zamandır ara verdiği mesleği olan doktorluğa da devam etme niyetindedir. Bir akşam, yeni tuttukları eve dönmek için metroya binen, sahipsiz bir çift ayakkabı bulur. Genç kadın ayakkabıların göz kamaştırıcı güzelliğine karşı koyamaz ve onları alır. Yeni evlerine alışmaya çalışan genç kadının kızıyla ilişkisi gizemli ayakkabı nedeni ile altüst olur. Ayakkabıları gören herkes onları giymek için önüne geçilmez bir istek duymaktadır. Ancak ayakkabı, kökleri yıllar öncesine dayanan bir laneti barındırmaktadır. Ayakkabı, arzularına yenik düşüp kendisini giyen herkese ölüm getirmektedir. Ayrı ayrı, ayakkabının büyüsüne kapılan Sunje ve kızı kendilerini hiç bitmeyecek bir kabusun içinde bulurlar. Kızını kaçınılmaz sondan korumak için ayakkabının esrarını çözmeye çalışan genç kadın, benliğinin derinliklerinde yatan korkunç sırlarla da yüzleşmek zorunda kalacaktır
Dior yeni parfümü Midnight Poison ile Poison parfüm ağına (Poison 1985, Tendre Poison 1994, Hypnotic Poison 1998, Pure Poison 2004) beşinci parfümünü eklemiş oldu. Parfüm notaları bergamot, portakal, siyah gül, paçuli, vanilya ve amberden oluşuyor. Midnight Poison'in reklam afişini sevdim ve siyah parfüm şişesinin ismi ve notaları ile uyumlu olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen, Midnight Poison'da bir ilerleme gösterilememiş ve önceki Poison'ların başarısının gerisinde kalmış.
Siz aski uyumu ve herseyi ile mukemmel yasayip paylasan nadir insanlardansiniz.Bu uyumunuz sizi bir omur mutlu ve mesut etmek icin yeter de artar bile.Hem siz onu hemde o sizi cok iyi anliyor.Ve aranizda neredeyse sorun olmuyor hicbir konuda.Bunun degerini bilin.Ve bu uyuma sakin golge dusurmeyin...Mutluluklar...
Siz umudunuzu yasamak istediginiz aski nefes alip verdiginiz sehirde aramakla zaman kaybediyorsunuz.Cunku hayatinizin aski sizinle ayni havayi solumuyor ayni sehirde sizinle yasamiyor.Siz artik kendinizi onu bulmak icin sartlandirin.Yoksa bosa zamaninizi harciyacaksiniz boyle.Uzaklarda aradiginiz ask bulmaya ve olesiye yasamaya calisin...
Kendi duyguların , kendi düşüncelerin var. Ama çoğu zaman başkalarının etkisi altında kalıyorsun. Birinin sana söylediği en küçük şey seni inatlaşmaya , kararını değiştirmeye veya doğrularından vazgeçmeye itebiliyor. Aileye değer veriyorsun. Senin için paradan çok huzur önemli. Ama paranın da keyfini sonuna kadar sürebilecek yapıdasın. :D
Romantik ve tatlı birisin. Zaman zaman kırılgan görünebiliyorsun. Ama belki de sen aşık olmayı seviyorsun! Aşkı, elle tutulabilecek bi' hayal olarak görüyorsun. "O"nun bi' şair-prens/prenses olmasını hayal ediyorsun... Peki ya "son derece normal" bi' çocuk seni beğeniyorsa n'olcak ? Önündeki aşkı tepecek misin ?
Büyücü Gargamel, Şirinlerin baş düşmanıdır. Şeytani bir büyücü olmakla birlikte büyü yetenekleri çok kısıtlıdır, daha çok bir simyacıdır. Gargamel genellikle Şirinlerden çorba yapıp karnını doyurmak ya da Şirinleri büyüyle altına dönüştürmek için uğraşır. Siyah, eski ve yamalı bir cüppe giyer. Dişleri dökülmüştür. Çatısı samanlardan oluşan bakımsız bir kulübede, pirelerin ısırdığı kedisi Azman'la birlikte yaşar.
Siz tam anlamıyla bir özgür ruhsunuz.Aykırılık sizin doğanızda var. Herkezin yaşadığı yerlerde yaşayamaz, kısıtlamalara tahammül edemezsiniz.Kendine has dünyanız ile diğerlerinden kabul beklemek size göre değildir.Işte bu yüzden siz özgürlükler şehri Amsterdamsınız kimin ne yaptığını sorgulamayan, iyi kötü ayrımının diğer şehirlerden çok farklı kriterlerle belirlendiği hatta belirlenmediği şehir Amsterdam. Siz de Amsterdam gibi sıradışı bir hayatın insanısınız günlük rutinlerden çabuk sıkılır, birçok insanın konfor tabir ettiği özelliklere burun kıvırırsınız. Tatil anlayışınız bile bu nedenle en sade ve bohem olanından yanadır. “Amsterdam” adeta sizin göbek adınız.
Osmanli Devletini Osman Gazi kurmustu.Fakat onu teskilâtlandiran ve büyük bir devlet haline getiren Orhan Gazi idi.Orhan Gazi sari sakalli, uzunca boylu, mavi gözlü idi. Yumusak huylu ve merhametli, fakat yerine göre hiddetli ve secaatliydi. Fakirleri sever ve ulemaya hürmet ederdi. Son derece dindar, adaletli ve tebaasina kendisini sevdirmesini çok iyi bilirdi. Bizzat halk içine girer, onlarla yemek yer ve dertlesirdi.Hareketlerinde çok hesapli davranir ve hiç telâs etmezdi. Iznik'i fethettigi zaman hiristiyanlara göstermis oldugu insanca muamele,dillere destan olmustu.Orhan Gazi'nin her yönden büyük bir insan oldugunu sadece Türkler degil, barçok yabanci tarihçiler dahi tasdik etmislerdir.Orhan Gazi daha 15 yaynda iken harplere istirak etmis ve hayatinin büyük bir kismi harp meydanlarinda geçmistir. Babasindan 6.000 km. kare olarak teslim aldigi topraklari alti misline çikararak 95.000 km. kare yapmistir.Orhan Gazi bir devlet reisi sifati ile harplerde bizzat ordularinin basinda daima bulunmustur.ilk "Sultan" lâkabi da O'nun zamaninda kullanilmistir. Yine ilk Osmanli parasi da Orhan Bey zamaninda basilmistir. Müslüman Türkler Avrupa'ya ilk defa Orhan Bey zamaninda geçmislerdir. Istanbul'un Anadolu yakasi tamamen Orhan Bey zamaninda Osmanli topraklarina katilmistir.Orhan Gazi 1360 senesinde 79 yasinda vefat etmistir.
Bu üc ülkeden birinin vatandasıydın,ruhun hangisini seciyorsa dogru olan o secenek olacaktır,tropik bir ada hayallerini süslüyor,bembeyaz kumlar, turkuaz rengi deniz ve palmiye agacları senin önceki yasam alanını süsleyen güzelliklerdi..su an evinden oldukca uzaktasın ama birgun mutlaka bir zamanlar dogdugun yerleri zıyaret edecek ve huzur bulacaksın