Herşey Spor/Sanat a olan yatkınlığınızı değerlendirebilmeye kalmış durumda dostum daha ne bekliyorsun sen yeteneklerinle doğmuşsun tek yapman gereken sahneye adımını atmak veeee şhow başlasın demek aslında şimdiden arkadaşların senden imzalı bi foto almaları gerek gelecekte çok karizma eder :)))
96 Draftı'nda NBA'e adım atan Kobe Bryant 2-3 yıl aradan sonra hep zirveye oynadı. 3 kez NBA şampiyonluğu ve 1 kez de normal sezonun En Değerli Oyuncusu olan oyuncu NBA tarihinin bir maçta en fazla sayı atan ikinci oyuncusu konumunda. Bu başarıyı 2006 senesinde Toronto Raptors'a karşı 81 sayı ile gerçekleştirdi. En büyük silahları dış şutları ve geniş skor potansiyeli. NBA'in Dwyane Wade ve LeBron James ile birlikte en iyi oyuncusu olarak gösteriliyor.
Siz ortami bulandiran Bira gibisiniz.Eglencenin dozunu ayarlamayi beceremiyorsunuz.Herseyin fazlasini istemekle kaybetmeyi bile bile seciyorsunuz.Kendinize ceki duzen vermenizin saati coktan geldide geciyor bile.Girdiginiz ortamlarda sevildiginizi unutmayin ama kendinizide kaybetmeyin..Neseniz daimi olsun.Aklinizda yerinde dursun ona sahip cikin...
Romantik ve tatlı birisin. Zaman zaman kırılgan görünebiliyorsun. Ama belki de sen aşık olmayı seviyorsun! Aşkı, elle tutulabilecek bi' hayal olarak görüyorsun. "O"nun bi' şair-prens/prenses olmasını hayal ediyorsun... Peki ya "son derece normal" bi' çocuk seni beğeniyorsa n'olcak ? Önündeki aşkı tepecek misin ?
Biraz rahatına düşkünsün. Kendini olayların içine çok fazla sokmuyorsun. Her zaman küçük iyilikler yapmayı tercih ediyorsun. Bazen bîr arkadaşının problemini dinleyebiliyorsun. Haklısın, bu çoğu zaman yeterli olabilir. Ama kimi zaman insanlara karşı daha ilgili olup sorunların çözümü için çaba sarfetmen gerekebilir.
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.