Siz derin ve çok düşünen, az konuşan,meraklı ama kontrollü ve ağır hareket eden birisiniz. değişikliklere uyum sağlamanız ve yeni şeylere adapte olmanız uzun bir zaman alacaktır. Karar vermekte zorlandığınız görülür ama bunun nedeni başarısız olmak çekingenliğidir. İnceden inceye bir hesap yapmak ve her şeyi artısı ve eksisi ile tartıp biçmek gerekecektir. Bir kere karar verdikten sonra da aldığınız konuyu yolun sonuna kadar götüreceksiniz. Bu kararlı davranışın yanında doğruculuğunuz da katılınca diğer insanlar size güvenecektir. Ortada bir aksaklık varsa da bunu hile,yalan ve dolan yapmadan ortaya koyarsınız. Genel olarak başkalarına durgun ,düşünceli ama karamsar olarak gözükürsünüz. Bu soğuk görünüşün nedeni yaşama koyu renkli camlar ardından bakmanızdır.
Yavuz Sultan Selim, uzun boylu, genis omuzlu, kalin kemikli ve omuzlari arasi genis yuvarlak basli, kirmizi yüzlü ve çatik kasli,uzun biyikli yigit bir padisah idi. Sert tabiatli ve cesurdu. Bu yüzden muharebeyi Cok severdi. Kuvvetli bir ilim tahsili yapmisti. Edebiyata meraki vardi. Bir çok Farsça Siirler yazmistir.Siirleri en yüksek bir divan sâiri kadar kuvvetlidir. Genis bir kültür ve siyasete sahipti.Harpten hoslanmakla beraber Cok ince bir ruha da sahipti.Iran'a yaptigi seferde Sah Ismail'i 12 saatte perisan etti.Ordugâhtaki hazine ve altin taht ele geçirildi. Iran'in o zamanki bassehri Tebriz'e girdi. 2500 km.lik bir yolu yürüyerek gelip böyle parlak bir zafer kazanmak tarihte esine az rastlanir bir onurdur.Tahti devraldiginda 2.375.000 km. kare olan Osmanli topraklarini 6.557.000 km. kareye çikarmistir. Bu büyük fütuhati ise sadece 4 seneye sigdirmistir.Kendi zamanina gelinceye kadar hiçbir hükümdarin göze alamadigi bir isi yapti ki,koskoca Sina Çölü'nü 13 günde geçti. Birinci Cihan Harbinde, yeni teknigin verdigi imkânlarla bu çöl 11 günde geçilebilmistir.Kahire'nin fethinden sonra Istanbul'a gelen Misir ulemâsi ile, Türk ulemâsi Yavuz'un halife olmasini kararlastirdi. Daha sonra Halife Üçüncü Mütevekkil Ayasofya Camiinde minbere çikarak Yavuz'un hilâfetini ilân etti. Mütevazi hükümdar, her ögün yemekte tek çesit yemek yerdi ve agaçtan tabaklar kullanirdi. 22 Eylül 1520'de Aslan Pençesi denilen bir çiban sebebi ile vefat etti.
Bir zamanlar herkesin gıpta ile baktığı, imrendiği makam iken, şimdilerde ekonomik çıkmazlar içinde kıvranıp duran hak isterken itilip kakılan,etten kemikten yaratılmış olduğu unutulan seçimlerde, benim memurum sloganlarında yer bulan. kimi yerde işler altında ezilen, kimi yerde ne veriyo ki ne istiyor diye küstürülen. emekli olmamak içn adeta direnen. çünkü çalışırken ne yaparım diye nakaratlar yaparken, emekli olunca ne yapacağını bile düşünemeyen devletimin çalışanı...