İspanya Avrupa'nın güneybatısında, İber Yarımadası'nda yer alan bir Akdeniz ülkesidir. Güneyde ve doğuda Akdeniz'e, kuzeyde ise Atlantik Okyanusu'na kıyısı vardır. Batıda Portekiz, kuzeyde Fransa ve güneyde Birleşik Krallık'a bağlı Cebelitarık ile komşudur. İspanya toprakları ayrıca Akdeniz'de Balear Adaları, Atlantik Okyanusu'nda Kanarya Adaları'nı ve Kuzey Afrika'da Ceuta ve Melilla adlı iki özerk şehri kapsar. 504.712 km2'lik[3] alanıyla İspanya, Fransa'dan sonra Batı Avrupa'daki ikinci büyük ülkedir. 650 metrelik ortalama yüksekliği ile de İsviçre'den sonra Avrupa'daki ikinci yüksek ülkedir.
Senenin en soguk mevsimidir. Gunlerin en kisa oldugu gunde baslar, gun ve gecenin esit olmasina kadar devam eder. Kuzey yarim kurede 22 Aralik ve 21 Mart arasidir. Guney yarim kurede ise bu 22 Haziran ile 23 Eylul arasidir. Tropik ve kutup bolgeleri haric kıs, onceki mevsim olan sonbahardan ve sonraki mevsim ilkbahardan oldukca farklidir. Sicakliklar dusuktur.
İnsansın sen!! En alasından bi adet homosapiens'sin! Benim vampir olmaya ihtiyacım yok diyorsun..Haklısın. Sen çeşit çeşit yemeğinle ve faniliğinle mutlusun dostum :D Mahluklar içinde en tehlikelisi insan olamayan insandır zaten, kan emiciler de kim?! Ama şunu da unutma en zoru insan olmaktır ve nesli tükenmek üzere, aman dikkat :)
Siz tam anlamıyla bir “İstanbul”sunuz.Eğer İstanbul’da doğduysanız bu sizin için adeta bir şans demek, çünkü zaten başka bir şehirde mutlu olmazmışsınız gibi bir duruşunuz var. İstanbul hiç bir zaman öngörülemeyen karakterdedir, gizemli, cazibeli, büyüleyicidir, tıpkı sizin gibi. Hem geçmişinin izlerini taşır hem bugünü tüm realitesiyle yaşatır. Kim neyi görmek istiyorsa İstanbul’da onu görür. Tanımak, tanımlamak zaman alır.Tüm bunlar da size has özellikler değil mi? Siz nereye giderseniz gidin denizinin kokusuyla, sokaklarının sesiyle, mavi rengiyle İstanbul sizi geri çağırır ve siz bu çağrıyı kulak ardı edemezsiniz. Çünkü siz zaten "İstanbul"sunuz.
Size çok çalışan bir tip diyemeyiz fakat okadar tembelde değilsiniz arası bişey sınava bir ay öncesinden değilde 4-5 gün önceden çalışmaya başlıyorsunuz arada sırada ödevleriniz aksıyor olabilir ve notlarınız 85-90 falan oluyor veya bazen daha fazla derslere katılımınızda normal sayılır kısacası siz normal bir tip siniz
Sürprizlerle dolu bir kişiliksiniz. Ne zaman ne yapacağınız hiç belli olmadığı için insanlar tepkilerinizle ilgili bir hazırlık yapacak fırsatı bulamıyor. Bir gün çok sinirlendiğiniz bir olay ertesi gün hiç umrunuzda olmayabiliyor. Ya da normalde hoşunuza bile gidecek bir söz aniden sinirlerinizi bozabiliyor. Hal böyle olunca çevrenizdekiler her daim ruh halinizi kontrol etmek durumunda kalıyor, ağızlarını açmadan evvel. Onlarınki de zor iş...
Sizin beklediginiz ask,aslinda size cok yakın yerde sizi bekliyor sizden habersiz.Arkadaslariniz arasinda ama siz gozlerinizi acip bakmiyorsunuz bile mutlulugu uzaklarda arayarak vakit harciyorsunuz.Biran once durumun farkina varmalisiniz.Yoksa is isten gecmis olacak bizden size tavsiye....
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
20. yüzyılın kuramsal fizikçisi olarak nitelenen Albert Einstein, Görecelik kuramını geliştirmiş, kuantum mekaniği, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar sağlamıştır. Kuramsal fiziğine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklamadan dolayı 1921 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.
Sınırsız hayal güçleri olsa da Kova’lar gerçekçi, ileri görüşlü ve akılcıdırlar. Bencil olmayan Kova’lar, insanlara olan sevgileri ile tanınırlar. İnsanları mutlu etmeyi; ırk ve cinsiyet gözetmeksizin bütün insanların aynı imkanlara sahip olmasını isterler. Hümanist, idealist ve entelektüellerdir. Modern görünüşlerine rağmen dik kafalı, inatçı ve sabit fikirlilerdir. Herkesle kolayca iletişim kurabilirler fakat ne kadar samimi ve dostça davransalar da arada mutlaka mesafe bırakırlar. Kısıtlanmaktan hoşlanmayan Kova’lar özgürlükleri için her türlü özveride bulunurlar. Bir kişiye bağlanmaktan hoşlanmazlar. Bu yüzden de aile yaşamı zor gelir. Yeniliklere ve değişikliklere açık olsalar da alışkanlıklarını kolay değiştirmezler. Çok yönlü oluşlarından zor anlaşılırlar. Dürüst ve güvenilirlerdir. Kendi işlerini yapmaktan büyük keyif alırlar. Maddiyata önem vermezler. Kova’ların çok fazla sağlık sorunları olmaz. Çünkü hastalıklara karşı dayanıklı ve tedbirlidirler. Farklılığı seven Kova’lar farklı spor ve aktivitelerden hoşlanırlar.
Kusura bakmayın ama söylediğiniz yalanların hiçbirine kimse inan mıyor, hatta o kadar zorlanıyorsunuz ki, insanlar sizin söyledikle riniz karşısında gülmemek için kendilerini zor tutuyor. İyisimi siz yol yakınken dönün ve yalan söylemek için kendinizi zorlamayın. Yalan söyleyememek elbetteki bir kusur değil, hatta sizi bu konu da tebrik etmek gerekir çünkü bu zamanda zor bulunan nadide bir saflığınız var.
Sevdiğiniz kişi şu an için sizden sıkılmış ve biraz yanlız kalmak istiyor. Siz ise hep O'nu düşünüyorsunuz. Yakın çevreden birisi sizi kıskanıyor ve eski sevgilisi ile sizin hakkınızda planlar yapıyor. İsminde "E" ve "S" harfi olan bu kişiye dikkat edin. Uzundur yapmak isteidiğinz birşeye çok yaklaşmış durumdasınız ve bu iyi bir sonuça bağlanacak. Önümüzdeki sene yakın çevrenizde bir evlilik gözüküyor.
Daha çok sırlarla dolu kendi halinde yasayan sevgisini de üzüntüsünü de kendi halinde yasayan, cevredeki etkenlere ve cevresinde gelişen olaylara sessiz kalan insanlardır!!!Daha cok yasadığı büyük olaylardan sonra kendi kabuğuna çekilmiş insanlardır...Karamsar olanlar olduğu gibi mutlu olup iyimser ama bunu sadece kendi yasayan insanlarda bu kategoridendir....Çok fazla paylaşmadıkları için bir yönden de bencil kişilerdir tabii bir kısmı....Daha çok sevdikleriyle konuşmalı bir şeyler paylaşıp sevgisini de üzüntüsünüde beraber yasayarak sevgilerini güçlendirmeli, hüzünlerini de hafifletmelidirler!!!Heyecanlı olmayı da unutmamalıdırlar!!!!