Siz kendiniz gibi akıllı, mantıklı, zevkli, eğlenceli, kısacası renkli birini arıyorsunuz. Dış görünüş olarak çok güzel veya yakışıklı olmasına gerek yok, eli ayağı düzgün tatlı bişey olsun yeter diyorsunuz.Konuşmayı gezmeyi eğlenceyi seviyorsunuz ve karşınızdakinden de bunu bekliyorsunuz. Sizi etkilemek isteyen kişinin, espirili, tatlı, cana yakın, hayattan zevk almayı bilen birisi olması yeterli ;)
Amerikalı aktris, model ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu İyi Niyet Elçisi. Gerçek adı Angelina Jolie Voight’tur. Birçok dergi tarafından dünyanın en güzel kadını seçilmiştir. Golden Globe, Emmy ve Oskar ödüllerinin sahibi olan ünlü oyuncu kimsesiz çocuklara yardım amaçlı projeler yürütmektedir. Filmlerinden bazıları Gia, George Wallace, Girl Interrupted, Alexander ve The Good Shepherd’dır.
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Ponpon kuyrugunu işine geldiğinde sallayarak yürümesi ve rakiplerini erkek olsalar da dudaktan götürmesi (dikkatimi çekti de neredeyse tüm Warner Bros karakterleri erkek) hakkındaki eşcinsel iddialarini pekiştirmektedir. Kırıldığında kulaklarını indirir, o durumlarda süper sevimlidir ipnetor.
Hayata karşı azıcık ilgisiz gibisin. Derdin, sadece kendi dramın. Oysa çevrene karşı şefkatli olmak seni daha mutlu edecek. Unutma, herkesin ilgiye, sevgiye İhtiyacı vardır. İnsanları dinle ve onların sorunlarıyla ilgilen; başkalarına yardımcı olmaya çalış. Zaman İçinde karşılığını fazlasıyla bulduğunu göreceksin.
Siz, aile kurumunun en sadık üyelerindensiniz. Sizin için, aile çok önemli. Aile, mutluluğun kaynağı, insan türünün doğal yaşam ortamı… Seçeceğiniz eş de, sizin gibi olur. Evine, eşine ve çocuklarına düşkün, düzenli yaşamayı seven biri. Üstelik yardımcı, ilgili ve fedakâr da. Bırakın gözü dışarıda olmayı, evine ve eşine o kadar bağlı ki dışarıdayken dahi aklı hep sizinle.... Onunla evlenmenizin sebebi ise hayat yolunda yanınızda sadık bir dost istemeniz. Tabii çocuklarınız için iyi bir ebeveyn olacağından da eminsiniz. Mutluluklar dileriz…
Bir önceki hayatınızda asil soyundan fakat maddi açıdan çökmüş bir aileye aittiniz. Ailenizin tek çocuğu olarak dünyaya geldiniz, yakın çevrenizden istemediğinz biriyle bir evilik yaparak hayatınızın bir dönemini mutsuz geçirdiniz ancak kimsenin beklemediği bir anda 40 lı yaşlarınızda hayatınızda radikal bir değişiklik yapıp başka bir ülkeye geçtiniz burada kendinizden yaşça küçük ve soylu olmayan biriyle, kimsenin onaylamadığı ikinci bir evlilik yaptınız bu evlilikten bir kızınız oldu ve hayatınızın kalanını eşinizle birlikte aynı yerde çalışarak mutluluk içinde geçirdiniz. İlk eşinize gelince sizden sonra yaptığı evlilik onun sonu oldu eşi tarafından öldürüldü.
Genç Osman istanbul'da dünyaya geldi.Annesi onun yetismesi için çok titiz davrandi.lyi bir terbiye ve tahsil yaptirdi. Genç Osman.zeki ve enerjik bir padisahti. Biyiklari henüz terlememis olan Ikinci Osman sima itibari iIe çok güzeldi.26 Subat 1618 senesinde, amcasi Birinci Mustafa akli yetersizligi sebebiyle ve ulemanin fetvasi üzerine tahttan indirilince padisah oldu. Çocuk yasta olmasina ragmen mükemmel ve muazzam plânlari vardi. Büyük Lehistan seferine bizzat katilarak baskomutanlik yapti. Atilgan, cesur ve gözü pek olan bu padisah yasasaydi ikinci bir fatih olurdu diyenler vardir. Ayni zamanda hattat ve sâirdi. Bir beyti de sudur: Niyetim hizmet idi saltanat ve devletime, Çalisir hasid ü bedhah aceb nekbetime. Çok büyük emeller ve plânlar üzerinde duran genç padisaha hasedcilerin hasedi kabardi. Kendisine plânlarini tatbik etmesinde yardim edecek bir vezir veya bir sadrazam bulamadi. Tarihte esine az rastlanir bir fecaatle tahttan indirilerek Yedikule Zindanlarinda bogdurularak ,sehid edildi.Ayni sene içinde Istanbul Bogazi donmus,Istanbul'dan Üsküdar'a yaya olarak geçilmisti. Yine ayni sene günes tutulma hadisesi, vâki olmustu. Babasi Birinci Ahmed'in, Sultan Ahmed Camii yanindaki türbesine defnedildi.
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Olum bu adi ustunde...43 sene sonra aramizda olmayacaksiniz buna uzulmedik degil.Ama elden gelen bisey yok.Bu kalan yillarinizi doya doya mesut sekilde gecirmeye bakin yoksa olum saatiniz geldiginizde keske diyeceginiz bir cok sey geride kalcak.Aklinizda olan seyleri biran once yapmaya koyulun....
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…
Tipik bir arkadaşkoliksin. Hayatının odak noktası arkadaşların. Mutluluklarını da sıkıntılarını da onlarla paylaşmak sana inanılmaz keyif veriyor. Bir arkadaşın için gözünü kıprmadan her türlü fedakarlığı yapabilirsin. En yakın arkadaşlarına sürekli "Ben senin için varım" mesajını veriyorsun.
32 000 kapasiteli stadımızın en güzel özelliği akustiğidir.1 kişiden 3 kişi sesi çıkar.Bu yüzden insanlar çarşıyı rahatça duyabilir. Tribünleri biraz dengesizdir. Ortam olsun da nasıl olursa olsun ve coşku olsun diyen tiplerdensin.Çok önemli olmadıkça olayları boşverirsin.Desteğini bazen sonuna kadar yapar bazense çekip gidersin.
Sanatın tüm güzelliklerini doyasıya harmanlamıs, modanın kalbı,akdeniz insanının sıcaklıgını yüreginizde hissettiren italya. Belki sardunya adasındaydın belki sicilyada romada milanoda.. Kesin olan tam bir akdeniz insanı oldugun ve italyanca duydugun anda bile tüylerinin ürpertiyle irkildigi,bir sonraki seyahatinde italyayı seçmelisin çünkü ruhunu orda bırakmıssın
Kopekler..Kopekler..Kopekler.. Tabiki insanın can dostudur .. Onları cok seviyorsunuz.. hatta bazen onlar gibi davranabiliyorsunuz.. Canınız birsey istediğinde cekinmeden alıyorsunuz :) alamadığınızda bağırıp cağırdığınız bile olabiliyor.. :) Tabikide cevrenizdekilere karsı sadık ve guvenilirsiniz.. Pozitif enerjinizi burdan bile hissedebiliyorum.. Aferin Aferin :) Böyle devam..
Beyaz Show'da Ata Demirer'i Görmek İstiyor. Tanıtımı; 1991 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği bölümünü kazandı. İlk kez 1995 yılında "Komik Para" adlı oyunla tiyatro sahnesinde kendini gösterdi. Tek Kişilik Dev Kadro adlı tek kişilik Stand Up gösterisi ile adını duyursa da, Star TV 'de yayınlanan Korsan TV programı ve oynadığı karakterler ile iyice sivrildi. Demirer popüler anlamda en büyük çıkışını Avrupa Yakası adlı dizide canlandırdığı Volkan karakteri ile yapmıştır. İki adet komedi müzik kaseti de çıkaran Ata Demirer Hacıyatmaz Adlı şov ve sohbet programı yapmıştır.Son olarak 2008 yılında gösterilecek olan, Gani Müjde tarafından yazılıp yönetilen Osmanlı Cumhuriyeti adlı sinema filminde başrol oyuncusu olarak oynamıştır.
Siz gönülsüz bir kölesiniz. Ama bunun suçlusu sizsiniz. Bunda iki faktör rol oynuyor: Birincisi, o kadar hayat tembelisiniz ki... Herhangi bir konuda itiraz etmeye bile mecaliniz yok. İkincisi ise daha da önemli: Hayır diyemiyorsunuz. Sonuçta hiç istemediğiniz şeyleri yaparken buluyorsunuz kendinizi.