Kadin olsun, erkek olsun, bu insanlar nerede bir haksizlik oldugunu hissetseler orada savasa girisirler. Fikirlerini yüksek sesle söylemekten de hiç çekinmezler. Sonradan pisman olabilir ama öfke aninda gözü hiçbir seyi görmez. Üstündeki masumiyet saldirganligini yumusatir. Koç'ta seytanca fesatligin zerresi bile yoktur ve yasami boyunca da böyle kalir. Sonsuza kadar sevdigi insanlara bütün kalbiyle inanir. Her zaman düser ve kalkip ayni seyi tekrar dener. Kafasinda toplanan kuskular, biri çikip da kendisine iyi davraninca hemen yok olur.Tipki bir bebek gibi çabuk kırılır ve çaresizdir.Hemen hemen her zaman büyük bir telas içindedirler. Kemik yapilari iyi ve güçlüdür. Duruslari üstün egolarini ve kendilerine duyduklari güveni yansitir.Ancak, bazilari dengesizdir ve çocukça bir sorumsuzluk içindedir. Ince hesaplar yapamamasi nedeniyle, ustalikli stratejik hileler yapmak bu insanlar için imkansizdir. Koç'larin çogu kendilerinden çok baskalari için servet yapar. Herkes kadar o da paradan hoslanir, ancak övgü ve ünden biraz daha fazla haz alir.
Evlilik kurumunu sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu nedenle evlenip evlenmeyeceğinizden emin değilsiniz. Bir yanınız bu kuruma kötü gözle bakmamaktan yana. Öte yandan hayat yolu çetrefilli... Yalnız yürümek kolay değil. Paylaşmadıkça da zevki yok. Size evlilik üzerine kafa yormuş biri gerekiyor. Olabilecek her türlü aksiliği öngörsün. Birikimiyle entelektüel beklentilerinize cevap versin. Onunla her türlü konuda konuşup fikir alışverişinde bulunabilin. Bilgi ve görgüsü ile çevresindeki herkesin saygısını kazansın. Ayrıca en iyi dostunuz olsun... Mutluluklar dileriz…
Siz sadece arkadasinizi sevip saymiyorsunuz onu gercekten onemseyip kendi parcanizmis gibi kabulleniyorsunuz.Bu da sizin degerinizi ve sevginizi her zaman onemli kiliyor.Sizin kendinizi bir baskasina kabullendirmeye yada anlattirmaya ihtiyaciniz yok icinizle disiniz bir sizi bilen biliyor.Bulunmasi zor olan arkadaslardansiniz...
Aslinda hayatinizin aski sizinle ayni mahallede yada sokakta ama siz bunun farkinda bile degilsiniz.Gozunuz hep uzaklarda yakinlara bakmak hic akliniza bile gelmemis.Bence gec olmadan bu firsati kacirmadan siz siz olun mahallenize yada oturdugunuz cevreye bir goz atin olmaz demeyin belkide olacak olan en guzel sey sizi orda bekliyor...
Yaptigin hataLardan pi$manLik duymuyor, ke$ke demiyorsun. Dogru yoLdasin. Cünkü sende biLiyorsun pi$manLigin ve ke$keLerin hic bir$eyi degi$tirmeyecegini.. Tam aksine bunLardan kendine ders cikarip, düz yürüyosun.. Aferriiin sana hep böyLe oL.!
Komik insanlar yaşamayı seven insanlardır küçük şeylerden mutlu olup başkalarını da mutlu etmeyi seven insandırr!!!Bundan büyük bir zevk alan eğlenceli kişilikler kimi zaman da çok duygusal olabiliyorlar....hayatı günlük yaşamayı daha çok secen insanlardır!!!!genellikle de pozitiftirler!!!Ancak bazen karsı tarafın çok hoslanmadığı bu eğlenceli tavırlarına dikkat etmelidirler!!!! karsı tarafın genellikle sempatisini kazanmış insanlardır!!!!
BUNHONGSIN- THE RED SHOES – KANLI AYAKKABI Ne kadınlar gördüm ayağında ayakkabısı yoktu, ne ayakkabılar gördüm içinde hanım yoktu. Konu: Eşinin kendisini aldattığını öğrenen Sunje, kızı Tesu'yu da alarak evi terkeder. Kızı ile beraber yeni bir hayata başlamaya karar veren genç kadın, uzun zamandır ara verdiği mesleği olan doktorluğa da devam etme niyetindedir. Bir akşam, yeni tuttukları eve dönmek için metroya binen, sahipsiz bir çift ayakkabı bulur. Genç kadın ayakkabıların göz kamaştırıcı güzelliğine karşı koyamaz ve onları alır. Yeni evlerine alışmaya çalışan genç kadının kızıyla ilişkisi gizemli ayakkabı nedeni ile altüst olur. Ayakkabıları gören herkes onları giymek için önüne geçilmez bir istek duymaktadır. Ancak ayakkabı, kökleri yıllar öncesine dayanan bir laneti barındırmaktadır. Ayakkabı, arzularına yenik düşüp kendisini giyen herkese ölüm getirmektedir. Ayrı ayrı, ayakkabının büyüsüne kapılan Sunje ve kızı kendilerini hiç bitmeyecek bir kabusun içinde bulurlar. Kızını kaçınılmaz sondan korumak için ayakkabının esrarını çözmeye çalışan genç kadın, benliğinin derinliklerinde yatan korkunç sırlarla da yüzleşmek zorunda kalacaktır
Sen Leon'sun. Leon bir polistir. Ve başkanın kaçırılan kızını bulmak için şehrin başkanı tarafından zombi şehrine gönderilir işte bütün macera burada başlar. Yola çıktıklarında Leon arkadaşları tarafından yarıyolda bırakılır ama bu arkadaşların sonu iyi olmaz ve arabalarıyla birlikte derin bir çukura düşüp ölürler Leon ise tek başına başkanın kızı Ashley'i arama macerasına koyulur. Sonuç olarak Leon kızı kurtarır. Dönüş yolunda Ashley boş zamanında ne yapıyorsun der Leon'da mesleği gereği bunun olamayacağını söyler ve kısacası kızın çıkma teklifini reddeder. Ne kabalık ama :D:D