Kabul edin, yalanlarınız kimi zaman işe yarıyor, kimi zaman ise yakalanıyorsunuz. Normal şartlarda karşınızdakini kolaylıkla ikna edebilen birisiniz ama iş yalana gelince bunalıyorsunuz. Yalan bulmak söylediği yalanı yıllar sonra bile hatırlamak zorunda olmak size göre işler değil buna mesai harcamak bile size gereksiz geliyor, "doğru neyse onu söylerim, bedeli neyse de öderim" diyorsunuz çoğu zaman. Kesinlikle doğru yoldasınız, çünkü sizin de hissettiğiniz gibi yalan etik anlamda yanlış oluşunun dışında fazlasıyla beyin yoran bir yöntem ve sizin buna ekstra efor sarfetmeye vaktiniz yok.
Bir önceki hayatınızda tıbbi bilimler ile uğraşıyordunuz. Yaşadığınız bölge, o dönemin medeniyetinden çok uzakta kendi içinde yaşayan bir toplululuktu. Ama ayrıcalıklı bir bölgeydi çünkü masallardaki gibi mutlu insanların yaşadığı bir köy gibiydi. Savaş veya açlık gibi sıkıntılardan uzakta, kurtarılmış bir bölgede gibiyidiniz. Fakat kötü bir salgın hastalık bu mutlu topluluğun huzurunu kaçırdı, siz daha önce türlü bitkilerden içecekler yapıyordunuz ve bu özel bitkisel çaylarınızın, zaman zaman yaşadığınız halsizliklere iyi geldiğini farketmiştiniz. Bu salgın hastalıktan sonra bu çayları salgına yakalanmış insanlara içirmeye ve sonuçlarının olumlu olmaya başladığını gördünüz. Sizin sayenizde kısa bir dönemde topluluğunuzdan bir çok insan bu hastalıktan kurtuldu. Siz şu an her ne iş yapıyor olursanız olun eminiz ki ruhunuzda bir yerlerde bir kahraman var.
Sonunda sushi sevmenin nedenini buldunmu? peki ya o izledigin animelere ne demeli, japon cizgi filmlerini oldum olası severdin zaten.Ne zaman amerikalıların hiroşimaya attıgı atom bombasından konu acılsa hep garip bi üzüntü duyardın içinde, belkı bir filmde rastlardın belkide bir belgeselde,japon turisteri gördügünde hep bir gülümseme olusurdu yüzünde,japon teknolojisinede hep ilgin olmustur ayrıca geysa dendigindede hep bir merak uyanmıstır icinde.Dunyanın en guzel sehirlerinden birinde,tokyodaydın...
Sizin durumunuz için “fena değil” demek daha yerinde olur. Hem sabırlısınız hem de testimi ciddiye almışsınız. Sosyal yaşamda ve iş ortamında pratikliğinizle göz dolduruyorsunuz. Örneğin kilosu 8 YTL olan tam yağlı Ezine koyun peynirinin 1 kilo 250 gramının kaç YTL tutacağını kafadan hesaplayabiliyorsunuz.
Sen şizofren bir kişiliksin. Ne zaman ne yaptığını bilmiyorsun. Unutma, şizofrenlik genelde psikolojiktir. Şizofrenleme, frenle kendini! Şizofren: Şizofreni kişilik bölünmesi, zayıf kişilikli olma, zeka geriliği veya tembellik değildir. Önemli ruhsal hastalıklarından birisidir. Şizofren: Şizofreni kişilik bölünmesi, zayıf kişilikli olma, zeka geriliği veya tembellik değildir. Önemli ruhsal hastalıklarından birisidir.
“HER BÜYÜK AŞKIN ARKASINDA SAĞLAM BİR HİKAYE YATAR.!” THE NOTEBOOK – NOT DEFTERİ Konu : Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40'lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna'daki sahil kasabası Seabrook'a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah'la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar. Genç kız zengin bir ailen geldiği ve delikanlı da değirmende çalışan bir işçi olduğu halde geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. Yazın sonunda ise bu büyük aşkın önüne çıkan engeller bir bir kendini göstermeye başlayacak ve iki aşığın yolları ayrılacaktır...
Demokrasiye önem veriyorsunuz, ekonomide devletçilik modelini destekliyorsunuz... İnsanlar arası ayrım yapacak olursanız; din, ırk veya renk sizin için önemli değil, önemli olan o insanın çalışkanlığı ve onurudur. Ayrıca, büyük bir komutansınız, savaş alanına çıktığınızda, sesiniz tüm alanda yankılandığında, herkes çakı gibi dimdik durur ve tek bir çıt dahi çıkmaz. Söylediğiniz şeyleri, verdiğiniz emirleri, ilahi emirler gibi dinler ve uygularlar; herkes size büyük bir saygı duyar.Bu yolda devam ederseniz, saygı duyulan birisi olarak anılırsınız.
Para evet ihtiyaçları karşılamada kullanılan bir araç...ve sen ne yazıkki bunu bilen nadir insanlardansın:)parayı alnının teriyle kazanıosun ve zorluunu biliosun ve kazandıın miktar ne olursa olsun o parayı harcayabilcek ii bi yer buluosun...böle devam et:)
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Ruh ikiziniz size çok yaklaşmış, onunla tanışmak üzere olduğunuzu sanki hissediyor gibisiniz. Bu durum sizin dünyayı algılayış şeklinize de yansımış, olaylara artık daha farklı açılardan bakabiliyorsunuz kısacası ruh ikiziniz daha hayatınıza girmeden şimdiden sizde değişimlere yol açmış, tamamen karşınıza çıktığında ise bu değişimler artacak ve güzelleşecek. Her şey onunla tamamlanacak.Sadece çok kısa bir süre beklemeniz gerekecek. Siz bu esnada bu büyük buluşmaya hazırlıklı olun.
Olaylar ve durumlar karşısında kolay paniğe kapılan, ters giden bir durumda derhal fiziksel belirtiler gösteren, yüksek ölçüde panik birisiniz. Yaşamınızı sürdürürken kimi zaman soğukkanlı olmanız gerekmekte. Bu sebeple rahatsız edecek kadar panik bir kişiliğiniz varsa uzman yardımı almanızı öneriyorum.
Muhtemel bir 80'ler ortası insanısın ve yine gençliğin salvar model pantolonlarin giyildigi, beyaz spor ayakabilarin dillerinin disari cikartildigi, kazaklarin pantolan icine sokuldugu, saclarin arkalarinin koyun gibi uzatildigi donemin adamısın. Belki de Black Sabbat ve diğer 80'lerin muhteşem metal gruplarından etkilenip deri pantolonlarla dolaşmışsındır. 70'lerin sonundan 80'lerin başına kadar hüküm süren bir Hippi olma ihtimalin bile var.
Belki farkında değilsiniz ama altıncı hisleriniz çok kuvvetli ve yaşamınızı kolaylaştırıyor. Neden her zaman doğru arkadaşlıklar kurduğunuzu ve hep en kazançlı işleri bulduğunuzu sanıyorsunuz? Bu, kesinlikle şans değil. Rüyalarınıza önem verin, çünkü beyniniz ipuçlarını rüya ile veriyor.
Siz efendi olmayı hiç istemiyorsunuz ama bu muameleyi görüyorsunuz. Çünkü insanlarda ilk uyandırdığınız izlenim saygınlık. Sükunetiniz, ölçülülüğünüz, hoşgörünüz ve gelişmiş mizah duygunuz herkeste hayranlık uyandırıyor. Bir de insanlarla aranıza koyduğunuz o belli belirsiz mesafe var tabii.