Sahiplenici bir yapın var. Sevgilinin senin kontrolün altında olmasını, yapacaklarıyla ilgili sana fikir sormasını istiyorsun. Sevgilini sahiplenişin onda sana karşı güven duygusunu uyandırıyor. Bu yönün sayesinde çevrendeki insanlar arasında güvenilecek biri olarak görülüyorsun. Sevgilin seninleyken kendini rahat hissediyor. Fakat sahiplenme yönününü fazla abartırsan sevgilin bu ilgiden boğulup senden soğuyabilir. Sevdiğin insana onu sahiplendiğini, onunla ilgilendiğini göstermek, hissettirmek sağlam bir ilişkinin temelidir, güven ve mutluluğu getirir. Böyle olmaya devem et tabi sevgilini sıkmadan :) (Bu Sistem Hasan HAN & Ali Sipahi Tarafından Oluşturulmuştur.)
'Sizin için en doğru seçenek olmasa bile iyi bir aşık olacağı kesin! Zaman ilerledikçe birbirinizi yakından tanımanız ve yaşadıklarınızdan edindiğiniz tecrübeler bu ilişkinin geleceğini tayin edecektir. Aşk yaşamaktan evliliği kastetmediğimizi düşünecek olursanız, bu durumda bu kişi ile aşk yaşamamanız için bir sebep görmüyoruz. Ama şunu da biliyoruz ki her zaman daha iyi bir seçenek için arayışınız sürecektir... Olsun olsun o da iyidir... :)'
Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)
Ne kendinizi tam olarak dış dünyadan soyutlamışsınız, ne de merkezde olmayı seviyorsunuz. Sizin için "dengeyi tam oturtmuş" diyebiliriz. İnsanların sizinle ilgilenmesinden hoşnutsunuz. Ama biliyorsunuz ki sürekli merkezde olmak da tehlikeli... Bunun için zaman zaman geri planda kalmayı başarabiliyorsunuz.
Siz tam anlamıyla bir özgür ruhsunuz.Aykırılık sizin doğanızda var. Herkezin yaşadığı yerlerde yaşayamaz, kısıtlamalara tahammül edemezsiniz.Kendine has dünyanız ile diğerlerinden kabul beklemek size göre değildir.Işte bu yüzden siz özgürlükler şehri Amsterdamsınız kimin ne yaptığını sorgulamayan, iyi kötü ayrımının diğer şehirlerden çok farklı kriterlerle belirlendiği hatta belirlenmediği şehir Amsterdam. Siz de Amsterdam gibi sıradışı bir hayatın insanısınız günlük rutinlerden çabuk sıkılır, birçok insanın konfor tabir ettiği özelliklere burun kıvırırsınız. Tatil anlayışınız bile bu nedenle en sade ve bohem olanından yanadır. “Amsterdam” adeta sizin göbek adınız.
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.
Sürekli gergin bir tavır içinde olup küçücük bir olayı büyütebilen sürekli baskın karakteri oynayan ve bu yüzden de hayattan zevk alamayan cabuk yorulup cabuk yaslananlardansınız!!!!Kendinizi ifade edemediğiniz kişilere karşı duyduğunuz öfkeleri de çoğu zaman başkalarına aktaransınız!!!Acilen doğru iletişim yollarını bulmaya ve rahat bir kafaya sahip olmaya ihtiyacınız var... bu durumlarda her olayı akısına bırakın !!!!!