Seni ufak tefek görüp de karamürsel sepeti sanıyorlar kimileri fakat sen o cüssene göre çok büyük işler yapıyorsun, görünmez kahramansın. Sürekli birilerinin arkasını temizliyorsun, başlarını beladan kurtarıyorsun ama ön plana da çıkmıyorsun. Tevazu kelimesi senin benliğinde anlamlanıyor koçum benim. Alex değil Aurelio'sun sen. Yürü be!
Sultan Yıldırım Bayezid Han -Babası: Sultan 1. Murad Annesi: Gülçiçek Hatun Doğum Tarihi: 1360 Tahta Çıkışı: 1389 Ölümü: 8 Mart 1403 -Sultan Bayezid. 1389-1403 yılları arasında Osmanlı Devletini idare etti. Babasının saltanatının ilk yıllarında O'nunla birlikte savaşlara katılarak iyi bir komutan olarak yetişti. Babasının savaş sırasında vefatı üzerine devlet idaresini eline aldı. Rumeli'deki fetihlerinden sonra Anadolu'ya dönüp, birçok yerIeri ülkesine katarak sınırlarını genişletti. Anadolu'da beylikler dönemine son vererek, Anayurt'da Türk Birliği'ni kurmaya çalıştı. Bizans O'nun zamanında bir Osmanlı vilayeti haline geldi. Ozellikle Niğbolu Meydan Muharebesi'ni kazanarak Haçlı Ordusu'nu yenmesi, kendisine Avrupa çapında bir şöhret kazandırdı. Selanik ve Eflak bölgelerini aldıktan sonra Macar sınırlarına seferler yaptı. -Istanbul'u 1391 yılında ilk defa muhasıra etmiş, bunu birkaç defa tekrarlamış olmasına rağmen, Anadolu'daki Timur'un (Doğu tehlikesi) yüzünden bunda başarılı olamamıştı. -Çok kararlı bir kişiliğe sahipti. Rüşvet ve adaletsizliklere karşı acımasız davranırdı. Hata işleyenleri cezalandırmadan önce onIara nasihatlerde bulunurdu. Iyi bir savaşçı idi. Ordu'nun güçlenmesi için birçok reformlar yapmıştır. Devlet O'nun zamanında büyük bir hazine sahibi olmuştu Ordu'ya düzenli maaş verilmesi ilk kez onun zamanında başlamıştır. -Uzun boylu idi, yüzü beyazdı. Çehresinde hafif bir pembelik gö- rünürdü. Çatık kaşlı idi, iri, siyah gözleri, düşman karşısında kin ve dehşet saçardı. Bununla birlikte, aynı gözler tatlı ve müşfik bakmasını da bilirdi. Gerdanı düzgün, koç burunlu ve gür bir bıyığı vardı. Sert ve kuvvetli bir ses tonuna sahipti Yuvarlak çenesi açık renkli bir sakal ile çevrelenmişti. Babası gibi altın üsküf üzere burma ve sarma sarıklı idi.
Pazar, Cumartesi ile Pazartesi arasında, haftanın yedinci ve son günüdür. Eski medeniyetlerde yılın ilk günü olarak kabul edilmiştir. Örneğin, birçok Avrupa dilinde bu gün Güneş Günü anlamında sözcükler (af:Sondag, als:Sonntag, ang:Sunnandæg, da:Søndag, de:Sonntag, cy:Dydd Sul, is:Sunnudagur, kw:Dy' Sul, la:Dies solis, lb:Sonndeg) kullanılır. Anadolu'da Girey ya da Gira kullanıldığı da görülmektedir. Eski Türkçe'de bu günün adı Yetinç/Yedinci dir. Pazar günü birçok ülkede tatil günüdür. Uluslararası normlara uygun olması için Türkiye'de de Pazar günü tatil günü olarak kabul edilmiştir.