Dişi sinek görse asılma eylemi gösteren arkadaşlara biz ÇAPKINLAR diyoruz.İlğinçtir ama çoğunun sabit bir kız arkadaşı yoktur.Günü gününe yaşarlar.Bazıları yakışıklıdr.Ağızları iyi laf yapar.Şaçları hep diktir.Sabah kalkınmış güzelce ineğe yoksa buzağı, keçi , koyun gibi hayvanlara saçları yalatılmış dişler fırçalanmış ve okula gelinmiştir.Bakımlıdırlar , kendilerine göre karizmaları mevcuttur.
Lionel Andrés Messi, (d. 24 Haziran 1987 Rosario, Arjantin) La Liga takımı Barcelona ve Arjantin Milli Futbol Takımı’nda forma giyen futbolcudur. 1,69 m boyunda 67 kg ağırlığındaki futbolcu oyun stili,sol ayağı ve özellikleri ile Maradona’ya benzetilmektedir. Maradona da kendisi için, ”veliahtı" olduğunu belirtmiştir.
Zamanın en kıyıcı, sert ve kimilerine göre acımasız kabadayısıdır. Ancak tövbekar olmuştur. Yaşamının büyük bir kısmı hapishanelerde geçmiştir. Malını mülkünü akrabalarına, fakir fukaraya dağıtmış, futbola olan yatkınlığı ve sevgisi nedeniyle halı saha işine girmiştir. Hala dürüst, sözü kanun gibi kabul edilen, çevresinde, mahallesinde sayılan ve sevilen bir kişidir. Seki kabadayı arkadaşlarıyla zaman zaman halı sahada futbol oynamakta, eski günleri yad etmektedir.
Daha çok sırlarla dolu kendi halinde yasayan sevgisini de üzüntüsünü de kendi halinde yasayan, cevredeki etkenlere ve cevresinde gelişen olaylara sessiz kalan insanlardır!!!Daha cok yasadığı büyük olaylardan sonra kendi kabuğuna çekilmiş insanlardır...Karamsar olanlar olduğu gibi mutlu olup iyimser ama bunu sadece kendi yasayan insanlarda bu kategoridendir....Çok fazla paylaşmadıkları için bir yönden de bencil kişilerdir tabii bir kısmı....Daha çok sevdikleriyle konuşmalı bir şeyler paylaşıp sevgisini de üzüntüsünüde beraber yasayarak sevgilerini güçlendirmeli, hüzünlerini de hafifletmelidirler!!!Heyecanlı olmayı da unutmamalıdırlar!!!!
Çok sıcak ve sempatiksİn; herkesle ilgilisin. İnsanların problemlerini dinliyor, çözümler bulmaya çalışıyorsun. Eğer birinin yardımına ihtiyacı olduğunu düşünürsen, en kötü günün de olsa sahnede sadece sen oluyor ve elinden gelenin en iyisini yapmaktan hiç çekinmiyorsun. Ama dünyayı kurtaramayacağını da unutmamalısın.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Pratik ve insanlara değer veren bir yapınız var. Başkalarına yaşamlarında daha anlamlı ve değerli aşamalar kat etmeleri için yardımcı olursunuz. Hiç kimse sizi kandıramaz. Siz dinamik birisiniz ve herkesin ne yaptığını yada amaçladığını çok iyi bilirsiniz. Neyin önemli olduğunu bilmenizi sağlayan özel bir yeteneğiniz vardır. Bir öğretmen ya da ebeveyn gibi insanların yaşamlarını daha iyi nasıl yapabileceklerini düşünürsünüz. Siz en çok elinizdeki kaynakların nasıl kullanılacağını idare ettiğinizde başarılı olursunuz. Başlangıçta çok eğitmek amacı ile başlamanıza rağmen daha sonra aşırı otoriter olabilirsiniz. Hatta aşırıya kaçıp patronluk taslayabilirsiniz.. Ne yazık ki orta dereceniz yok, ya eğiticisiniz ya da otoritersiniz. Bu durum çevrenizdeki insanların kafasını karıştırabilir. İnsanlar patronluk tasladığınızda bile insanların iyiliğini düşündüğünüzü her zaman fark edemeyebilirler. Üzgün olduğunuzda, baskı altında kaldığınızda ya da sarhoş olduğunuzda kırmızı rengini simgeleyen tarafınızı ortaya çıkarırsınız. Yeşilin sakinleştiren etkisi olmadan aşırı davranışlarınız ile dostlarınızı oldukça şaşırtabilirsiniz. Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız bu karakter daha bile çarpıcıdır. Eğer çevrenizdekiler bu süreçlerden birinde size farklı davranmaya kalkarsa bunun nedeni muhtemelen sizi tanıyamadıkları içindir. Eğer kırmızıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, başkalarından önce bir hedefin başarılması için nelerin yapılması gerektiğine önem verirsiniz. Bu yapınız sizin kendinize güvenmenizi ve direk olmanızı sağlar Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız, destekleyici yanınız ön plana çıkar ve öncelikle enerjinizi başkalarının ihtiyaçlarına yönlendirirsiniz.