Sürekli gergin bir tavır içinde olup küçücük bir olayı büyütebilen sürekli baskın karakteri oynayan ve bu yüzden de hayattan zevk alamayan cabuk yorulup cabuk yaslananlardansınız!!!!Kendinizi ifade edemediğiniz kişilere karşı duyduğunuz öfkeleri de çoğu zaman başkalarına aktaransınız!!!Acilen doğru iletişim yollarını bulmaya ve rahat bir kafaya sahip olmaya ihtiyacınız var... bu durumlarda her olayı akısına bırakın !!!!!
Terazi’ler dengeye önem verirler. Bir konu hakkında olayları ölçmeden, tartmadan, denge kurmadan karar vermezler. İlişkilerinde de dengeye önem verdiklerinden güçlü adalet duygularına sahiptirler. Haksızlığa tahammül edemezler ve herkese adil davranırlar. Kolay sinirlenmezler, genelde naziktirler fakat ısrar ve zorlanmaktan hoşlanmazlar. Bu gibi durumlarla karşılaştıklarında sabır ve nezaketlerini yitirebilirler. İyi bir konuşmacıdırlar, sakin ve yumuşak sözlerle dinleyenleri etkileyebilirler. Aşırı meraklı olduklarından başkalarının hayatlarına girmekten çekinmezler. Hayatlarındaki her şeyin güzel olmasını isterler ve arkadaşlarının sahip olduğu güzel şeyleri kıskanıp onlara ulaşmak için türlü yollara başvurabilirler. Yalnız kalmaktan hoşlanmazlar, dostluğa önem verirler. Onlar için denge ve uyum arkadaş seçiminde de önemlidir. Son derece bonkördürler, arkadaşları için paralarını gözlerini kırpmadan harcayabilirler. Yeni şeyler öğrenmekten hoşlandıkları için çabuk öğrenirler ve bu sayede de işlerinde başarılı olurlar. Terazi’ler; cazibeli ve estetiklerdir. Girdikleri ortamlarda hemen fark edilirler. Çekici ve büyüleyicidirler. Kendileri has tarzları vardır. Bu yüzden modayı takip etmek yerine kendilerine yakışanı tercih ederler. Terazi’lerin fiziksel yapıları çok güçlü olmasına karşın, güçlü değillerdir ve hastalıklara karşı dirençsizdirler.
Özgürlük anıtını yada times meydanını gördügünde içinde mutlulukla karısık tuhaf bir duygu hissediyormusun? new yorka bakarken iste yasamak istedigim sehir diyormusun? hiphop r&b favori muziginmi? los angeles,chicago,miami hayallerini süsleyen tatil mekanlarımı? o halde sen yolunu kaybetmis bir amerikalısın,hollywood filmlerini neden bu kadar seviyorsun hic düsündünmü...
Siz efendi olmayı hiç istemiyorsunuz ama bu muameleyi görüyorsunuz. Çünkü insanlarda ilk uyandırdığınız izlenim saygınlık. Sükunetiniz, ölçülülüğünüz, hoşgörünüz ve gelişmiş mizah duygunuz herkeste hayranlık uyandırıyor. Bir de insanlarla aranıza koyduğunuz o belli belirsiz mesafe var tabii.
Sizin hikâyeniz, aşkın insana özgü diğer bütün duygulardan daha güçlü bir duygu olduğuna bir örnek. Aşk, insanı zorluklara ve engellere karşı dirençli kılabilir. Tıpkı Romeo ve Juliet'in hikâyesinde olduğu gibi. Romeo ve Juliet, birbirine düşman iki ailenin çocuklarıdır. Aşklarını onaylamayan tüm kurallara karşı çıkarlar. Bu arada kendi sonlarını hazırladıklarından habersizdirler. Kader, onları nefretin kurbanı olarak seçer ve ölümleri iki aile arasındaki düşmanlığın sona ermesinin bedeli olur. Bu hikâye aşıklara engel olmaya kalkanların, eninde sonunda pişman olacaklarını anlatır.
Siz sadece arkadasinizi sevip saymiyorsunuz onu gercekten onemseyip kendi parcanizmis gibi kabulleniyorsunuz.Bu da sizin degerinizi ve sevginizi her zaman onemli kiliyor.Sizin kendinizi bir baskasina kabullendirmeye yada anlattirmaya ihtiyaciniz yok icinizle disiniz bir sizi bilen biliyor.Bulunmasi zor olan arkadaslardansiniz...
O planlı ve başarılı bir insandır.Ailesine özellikle de abisine çok düşkündür.Dediği dediktir.Lafı ağzından çıktıktan sonra ne kadar ısrar ederseniz edin kendi bildiğinden şaşmaz.Grupta kendisi için fazla faydam yok dese de gruba çok şey katan ve grupta önemli bir yere sahip değerli bir elemandır.Ayrıca doğaçlama konusunda üstüne yoktur...
Sarışınlar ekseriyetle kuvvetli, orijinal fikirli, her vaziyete uyar, hevesli, yaratıcı ve çeşit kabiliyetli kimselerdir. Değişikliğe bayılırlar. İyi bir şey. Ama sarışınların çoğu da lüzumundan fazla kıymet bilmezlerdir. Herhangi bir şeyin başında bitirinceye kadar durmak kabiliyetleri azdır. Canları sıkıldı mı - ki çok çabuk sıkılır- ellerindeki işi bırakıp bir yeni işe başlamayı tercih ederler. Bir kere harekete geçtiler mi yeri göğü birbirine katarlar. Kendilerini ve enerjilerini idare etmek kabiliyetinden mahrum oldukları için enerjilerini lüzumundan fazla sarf eder ve hemen yorulurlar. Sabırlı olmazlar, çabuk ve hevesle çalışırlar. Huzursuz tabiatları daima yeni heyecanların peşinde koştuğu için hercai ve belki de sadakatsiz olurlar. Sarışınlar etraflarına hakim olmayı ve söz geçirmeyi severler. İşlerinde ve özel hayatlarında liderlik etmek sevdasındadırlar. Bu hususta sarışın kadınlar daima sarışın erkeklerden baskın çıkar. Sarışın bir erkekle evli olan sarışın bir kadın kocasını ve evini istediği gibi idare etmesini bilir. Ama ev işlerinden çabuk yorulur ve bıkar. Onun için sık sık alışverişe, sinemaya, terziye veya dişçiye gider. Sarışınların bir de kuvvetli karakterde olanları vardır. Böyle sarışınlar cesur ve sabırlıdırlar. Kavgacı olmamakla beraber, karşılarındakini yatıştırmayı da bilmezler. Hisleri daima kontrol altındadır. Başkalarının işlerini merak etmez. Kendini alakadar etmeyen işlere burnunu sokmadığı gibi, başkalarının kendi işlerine karışmasından da nefret eder.
Hiç bir pisliğe bulaşmadan düzgün bir şekilde yaşadın.Hırs yoktu fazla içinde ama yinede başardın evlendin. 2 çocuğun sıradan pembe panjurlu bir evin var. Ama 20 yıl sonra sen, bugün öğretmen derste yokken arkadaşlarına kağıt atmadığın , sınavda kopya çekme heyecanını yaşayamadığın için pişman olacaksın.
Sakin uzulmeyin size aslinda en hos yer uygunmus.Her zaman opulmesi gereken yer adres istemez.Onemli olan dogru adrese giden yolda ise baslamaktir.Mutlu etmenin stratejik konumu diye birsey yoktur.Siz icinizden gelen o masum ve sicak opucugu sakin karsinizdakinden esirgemeyin.Kim bilir belki hosnut kalacaktir...
Güzellikten daha çekici ne var şu dünyada? İktidar mı? Güç mü? Para mı? Hiç biri, insanın içini eriten güzelliğin cazibesiyle yarışamaz. Güzellik, en pahalı mücevherlerden daha hızlı, daha doğrudan, daha sıkı bağlar insanı kendine. Büyüler, kendisinin dışındaki her şeyi görünmez kılar. Siz işte böyle bir etki bırakıyorsunuz insanlarda. Yalnızca dış güzelliğiniz değil, içinizin güzelliğiyle de tamamlıyorsunuz manzarayı. Pek çok insan sizinle olmaya doyamıyor.
Aslında Genç Fenerbahçeliler’in mazisi yıllar öncesine dayanmaktadır. 80’li yılların başından itibaren günümüze kadar devam etmektedir. 2001-02 sezonu itibariyle Genç Fenerbahçeliler adı altında dernekleşen grubumuzun amacı Fenerbahçe’ye her branşta kayıtsız ve şartsız olarak destek vermektir. Niçin Kuruldu ? 90’lı yılların sonuna doğru kamuoyunda "Tribün Terörü" adı altında oluşturulan gündem süreci içerisinde yazılı ve görsel basında tribünlere yönelik yapılan acımasız eleştiriler özellikle Fenerbahçe tribünlerini aşırı derecede rahatsız etmiştir. Toplumda maçlara giden insanlara holigan sıfatı yakıştırılmaya başlanmıştı. Bizlerde bu imajı yıkmak için “Genç Fenerbahçeliler” adı altında bir dernek kurmaya karar verdik. Kimler Kurdu ? Grup tribünlerimize geçmişten bugüne kadar emek veren insanların önderliğinde, Üniversite ve Liselerde okuyan gençlerinde katılımıyla kurulmuştur. Her geçen gün gittikçe artan üye sayısı ile birlikte Genç Fenerbahçeliler sadece Türkiye’de değil Avrupa ve Dünya’nın bir çok ülkesinde faaliyet göstermeye başlamıştır.