Size çok çalışan bir tip diyemeyiz fakat okadar tembelde değilsiniz arası bişey sınava bir ay öncesinden değilde 4-5 gün önceden çalışmaya başlıyorsunuz arada sırada ödevleriniz aksıyor olabilir ve notlarınız 85-90 falan oluyor veya bazen daha fazla derslere katılımınızda normal sayılır kısacası siz normal bir tip siniz
Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)
"Bu testi niye çözdüm ki, çok aptalca" dediğinizi duyar gibiyiz. Sizin için evet, gereksiz bir testti... Kendinizi sınamak istediniz, ama sonuç ortada. Sizde bıraktığı bir eşyası var mı, hatırlamıyorsunuz bile. Hayatınızdan memnunsunuz. Zaten ayrılan sizdiniz ya da bunu siz de istiyordunuz. Bu neyi değiştirir ki! Geçmiş geçmişte kaldı.
En uyumlu B Kan grubu B gruplarının farklı kişiliklerle daha kolay ilişkiye girebilmelerinin nedeni, genetik doğaları gereği daha uyumlu olmalarındandır. Çünkü kendilerini rekabet ve savaşlara karşı daha az eğilimli hissederler. Onlar diğerlerinin bakış açısından da bakabilirler. Empati yetenekleri vardır.
Güya sinsi sinsi bakınan, sinsi sinsi yürüyen, sinsi sinsi planlar kurup o sevimsiz sarı kuşu mideye indirmeye çalışan gayet salak ama müthiş sevimli siyah beyaz kedicik. Kırmızı burnunu ısırasım gelir sık sık. Bir de 'öksürük tıksırıp hapşuruk höksürük hıksırık' şeklinde uydurma bi öksürmesi vardır ki, hastasıyım...
Romantik ve tatlı birisin. Zaman zaman kırılgan görünebiliyorsun. Ama belki de sen aşık olmayı seviyorsun! Aşkı, elle tutulabilecek bi' hayal olarak görüyorsun. "O"nun bi' şair-prens/prenses olmasını hayal ediyorsun... Peki ya "son derece normal" bi' çocuk seni beğeniyorsa n'olcak ? Önündeki aşkı tepecek misin ?
Siz aski uyumu ve herseyi ile mukemmel yasayip paylasan nadir insanlardansiniz.Bu uyumunuz sizi bir omur mutlu ve mesut etmek icin yeter de artar bile.Hem siz onu hemde o sizi cok iyi anliyor.Ve aranizda neredeyse sorun olmuyor hicbir konuda.Bunun degerini bilin.Ve bu uyuma sakin golge dusurmeyin...Mutluluklar...
Lionel Andrés Messi, (d. 24 Haziran 1987 Rosario, Arjantin) La Liga takımı Barcelona ve Arjantin Milli Futbol Takımı’nda forma giyen futbolcudur. 1,69 m boyunda 67 kg ağırlığındaki futbolcu oyun stili,sol ayağı ve özellikleri ile Maradona’ya benzetilmektedir. Maradona da kendisi için, ”veliahtı" olduğunu belirtmiştir.
İster bir blues parçasında duyduğunuz Strat'ın buğulu tonu olsun, ister rock müziğin enerjik distortion tonları, bu enstrumanı duymayı seviyorsunuz. Sevdiğiniz parçalara ellerinizin arasında bir elektro gitar varmış gibi davranarak eşlik etmeye bayılıyorsunuz. Eğer artık çalıyormuş gibi yapmak yerine, gerçekten çalma zamanının geldiğini düşünüyorsanız: www.gaeabaykus.com
Dişi sinek görse asılma eylemi gösteren arkadaşlara biz ÇAPKINLAR diyoruz.İlğinçtir ama çoğunun sabit bir kız arkadaşı yoktur.Günü gününe yaşarlar.Bazıları yakışıklıdr.Ağızları iyi laf yapar.Şaçları hep diktir.Sabah kalkınmış güzelce ineğe yoksa buzağı, keçi , koyun gibi hayvanlara saçları yalatılmış dişler fırçalanmış ve okula gelinmiştir.Bakımlıdırlar , kendilerine göre karizmaları mevcuttur.
Ah o partiler ne kadar yorucu sizin için?.. Zannediyorsunuz ki en iyi parti çevreye en az rahatsızlık verendir. Oysa insanlar partilere dağıtmak ve dağılmak için giderler. O yüzden her şeyi kontrol altına almaya çabalamak anlamsız. Gereksiz şımarıklıklar, anlamsız gürültüler partilerin olmazsa olmazları... Partilerin doğal koşullarıyla mücadele etmeyin. Bir huyunuz daha var vazgeçme niz gereken.Partilerde çöpçatanlık yapmayın... “Gecenin çöpçatanı ben olacağım” derken kendi kısmetinizi kapatıyor olabilirsiniz... Söylemedi demeyin... Herkesi kendi haline bırakın... Göreceksiniz siz de partilerde sahiden eğlenmeye başlayacaksınız.
Hayatınızdaki herhangi birşeyin değişeceğini düşünmek dahi istemi yorsunuz. Herhangi bir konuda karar vermek zorunda kaldığınızda mutlaka aklına güvendiğiniz birine danışıyorsunuz ve onun aldığı kararları uyguluyorsunuz. Peki hiç hayatınızdan sıkıldığınız ve “keşke” dediğiniz olmuyor mu? Asıl korktuğunuz başaramamak mı, yoksa başkalarının ne düşündüğü mü sizi endişelendiriyor. İçinizdeki sese biraz kulak verin, yapabilecekleriniz için kendinizi frenlemeyin. “Güven herşeyden önce gelir” kavramından biraz uzaklaşın. Unutmayın eğer hiç risk almazsanız, aldığınız risk ömür boyu sıkıcı ve standart bir hayatın size beklediğidir.