Hesapli,idareli,iktisatli,tutumlu bir arkadassiniz.Yada kivirmadan soyleyelim.Resmen Paragoz bir arkadassiniz. Dis gorunuse cok onem veriyorsunuz.Arkadaslarinizi buna gore seciyorsunuz.Hesap odenirken masada bulunmuyorsunuz.Kendi dogumgununuzu dunya aleme duyuruyor,baskalarinin dogumgununu ise nedense unutuyorsunuz.Uzuyorsunuz.Yoruyorsunuz.Hic utanmiyorsunuz!
Sizin temel düşünceleriniz genelde işleri nasıl sonuçlandıracağınızı planlamak üzerine yoğunlaşmış. Sistematik bir yaklaşım geliştirerek işleri, ilişkilerinizi ve hatta yaşamı anlamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi çevrenizde ki kaynakları arttıran bir insan olarak görüyorsunuz. Çevrenizdeki yetenekleri ve kaynakları araştırıyor, deneme yanılma yolu ile dünyanızı tanımaya çalışıyorsunuz. Keşifleriniz ile yetenekli insanları ve kaynakları doğru yerde kullanma gücünü kazanıyorsunuz. Eğlenmek sizin için bir olaydaki bütün gerçekleri araştırmak ve tüm parçaların doğru yerine oturmasını sağlamak demektir. Siz bir işte ya da ilişkideki başarılı kısımları büyük bir dikkat ve zevkle incelersiniz. Her başarılı bölüm sizin için tekrar değerlendirebileceğiniz ya da başka bir alanda yeniden kullanabileceğiniz değerli bir parçadır. Birçok kişinin şaşkın ve hayranlık dolu bakışları altında siz var olan kaynaklardan yeni ve orijinal kavramlar, fikirler, olgular yaratırsınız. Teknik yaklaşımınız, rahatlıkla eksik yapılan işleri hemen görmenizi sağlar. Bu başkalarında kendilerini savunma ihtiyacı doğurabilir ve sizi aşırı ciddi olmakla suçlayabilirler. Genelde bir hata yapıldığında siz bunu fark eden ilk kişi olduğunuz için insanlar sizden çekinmeye başlayabilir. Fazla hareketin olmadığı bir ortamda özellikle dikkatli olun. Yeniliklerin olmadığı bir ortamda kendinizi değişmez bir döngü içinde hissedebilir ve mutsuzluk yaşayabilirsiniz. Başkaları sizi negatif, mızmız yada sorun arayan birisi olarak görebilir. Gerçekte siz aslında sadece kayıpsınız ve ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz. Eğer sarıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, kişisel gelişiminiz başkaları ile olan ilişkilerinizden daha önemli demektir. Eğer portakal rengini sarıdan daha çok seviyorsanız, başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan daha önce düşünüyorsunuz demektir.
Siz umudunuzu yasamak istediginiz aski nefes alip verdiginiz sehirde aramakla zaman kaybediyorsunuz.Cunku hayatinizin aski sizinle ayni havayi solumuyor ayni sehirde sizinle yasamiyor.Siz artik kendinizi onu bulmak icin sartlandirin.Yoksa bosa zamaninizi harciyacaksiniz boyle.Uzaklarda aradiginiz ask bulmaya ve olesiye yasamaya calisin...
Sen aşkı, insan ruhunu canlandıran duygular sıralamasında en üst sıraya koyuyorsun. Aşık olduğunda ışık, heyecan ve canlılık saçıyorsun! Ancak "o"ndan kesinlikle beklediğin bi' şey var: Bütün dikkatini sana vermeli ve sana son derece hayran olmalı! Aşırı kalp çarpıntılarının yerine biraz gülümsemeyi koymayı denemey ne dersin ? Ayran budalası gibi her daim peşinde olamaz ya :)
Ne kendinizi tam olarak dış dünyadan soyutlamışsınız, ne de merkezde olmayı seviyorsunuz. Sizin için "dengeyi tam oturtmuş" diyebiliriz. İnsanların sizinle ilgilenmesinden hoşnutsunuz. Ama biliyorsunuz ki sürekli merkezde olmak da tehlikeli... Bunun için zaman zaman geri planda kalmayı başarabiliyorsunuz.
Sizsiz parti olamıyor,zira nerede parti orada siz...Hiçbir yerde parti yoksa, hep birlikte size geliyoruz... Nasılsa siz bir şeyler düşünürsünüz... Enerjiniz de yerinde... Masaların üstüne çıkıp dans eden siz... Partideki en güzel kızlarla / oğlanlarla dans eden siz... Herkesi kahkahaya doyuran hikâyeler de cabası... Tam bir parti insanısınız. Başkalarının ne yaptığına aldırmıyor, kendi eğlenme potansiyelinize konsantre oluyorsunuz. Bu konsantrasyonun meyvelerini de bütün parti ahalisi topluyor. Her partiye sizden bir tane lazım, bize de bekleriz...
Siz efendi olmayı hiç istemiyorsunuz ama bu muameleyi görüyorsunuz. Çünkü insanlarda ilk uyandırdığınız izlenim saygınlık. Sükunetiniz, ölçülülüğünüz, hoşgörünüz ve gelişmiş mizah duygunuz herkeste hayranlık uyandırıyor. Bir de insanlarla aranıza koyduğunuz o belli belirsiz mesafe var tabii.
O kadar sanslisin ki bir sisenin icine koydugun imdat notu tam da en sevdigin sanatci tarafindan bulunacak! Sonra gelip kendi yatiyla o lanetli adadan elleriyle kurtaracak seni! Hani adanin diger ucunda kesfe cikmistin ya; o sirada sanatcinin yatini tanidin Ziplamaya ve bagirmaya basladin. O da hemen gelip seni kurtardi. Sansli sey seni!
Murad Hüdâvendigâr'in oglu, 4. Osmanli padisahi. Tahta çikar çikmaz Sirbistan bölgesindeki huzursuzluklari, ardindan halka zulüm yapan ve Osmanlilara bas kaldiran Anadolu Beylikleri'nin çikardigi ayaklanmalari bastirdi. Izmir haricinde bütün Bati Anadolu'yu Osmanli idaresine katti. Yildirim Beyazid, bir kaç kere Itsanbul'u da kusatmis, bu maksatla Anadolu (Güzelce) Hisari'ni yaptirmistir. Fakat her defasinda kusatmayi yarim birakmak zorunda kalmistir. 1396 Nigbolu zaferi tek basina Osmanli'nin, Avrupa devletlerine karsi kazanilan en önemli savaslardan birisidir. Bu zafer Bati dünyasinin yani sira doguda da Osmanli Türk devletinin taninmasina sebep olmustur.Öte yandan Yildirim'in güneyde Firat boylarina kadar genislettigi fetih hareketi, Bizans'in Istanbul Bogazi ve izmit Körfeszi'ni vurmasi üzerine yarim kaldi ve Yildirim Beyazid Istanbul'a dönerek tekrar kusatti. Ancak bu sefer de doguda Timur tehlikesi basgösterdi. Yildirim'dan öç almak isteyen Beylikler, Timur'a destek verdiler. Nihayet Ankara Çubuk ovasi çetin bir muharebeye sahne oldu. Esir düsen Yildirim, 7 ay sonra bu esarete dayanamayarak 1403'de vefat etti.
Demokrasiye önem veriyorsunuz, ekonomide devletçilik modelini destekliyorsunuz... İnsanlar arası ayrım yapacak olursanız; din, ırk veya renk sizin için önemli değil, önemli olan o insanın çalışkanlığı ve onurudur. Ayrıca, büyük bir komutansınız, savaş alanına çıktığınızda, sesiniz tüm alanda yankılandığında, herkes çakı gibi dimdik durur ve tek bir çıt dahi çıkmaz. Söylediğiniz şeyleri, verdiğiniz emirleri, ilahi emirler gibi dinler ve uygularlar; herkes size büyük bir saygı duyar.Bu yolda devam ederseniz, saygı duyulan birisi olarak anılırsınız.
Beyaz Show'da Tarkan'ı Görmek İstiyor. Tanıtımı; arkan 17 Ekim 1972 yılında Almanya'nın Frankfurt yakınlarındaki Alzey kasabasında doğdu ve 13 yaşında babası Ali Tevetoğlu'nun aldığı kararla Karamürsel'de Klasik Türk Müziği eğitimi almaya başladı. Önce liseyi Karamürsel Lisesi'nde bitirdikten sonra Karamürsel Musiki Cemiyeti ardından da Üsküdar Musiki Cemiyeti'nde genç yaşta müziğin temellerini özümsemiş oldu.
Dizide Sidney'den Los Angeles'a seyahatleri sırasında geçirdikleri bir uçak kazası ile bir adada mahsur kalan insanların öyküsü anlatılmaktadır.Her bölümde, karakterlerden birinin geçmişine gidilerek aslında grubun adadaki deneyimlerini anlatan ana senaryo beslenmektedir. Bu adada mahsur kalan 48 kişi arasında değişik karakterler mevcuttur; bir cerrah, bir iletişim subayı, bir rock yıldızı, bir kanun kaçağı, bir inşaat işçisi, bir dolandırıcı, bir milyoner ve daha birçok enteresan özelliğe sahip insan... Bu insanlar, daha adadaki ilk günlerinde adanın mistik güçlere sahip olduğunu farkederler. Uçak kazasında hayatta kalmayı başarmışlardır, ancak asıl hayatta kalma savaşı şimdi başlamaktadır. Adadakiler, hayatta kalmak için birlik olmanın gerekliliğini henüz çözemeden, bazı kişiler arasında kavgalar çıkmaya başlar ama sonradan başlarına gelen trajik olaylar, onları birlik olmaya iter. Çok geçmeden, adada yalnız olmadıklarını anlarlar. Adaya 16 yıl önce gelmiş birilerinin bıraktığı imdat çağrısını duyarlar. Bütün bu trajik olaylara bir de yeraltına açılan gizemli bir kapı da eklenince, adadakiler için hayat iyice zorlaşır.
Onu seviyorsunuz, sevginizi de gösteriyorsunuz. Onu sevdiğiniz zaten inkar edilemez. Fakat aşkınızdan bulutların üzerinde uçmuyor, dünyayı toz pembe görmüyorsunuz. İlle de bulut üzerinde uçun demiyoruz zaten, fakat birazcık daha fazla sevgi göstermenizin de yararlı olacağı kanısındayız. Ortalama bir puan
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.