Su, Bir Çağlayana Eşlik Ediyorsa Enerjisi Çok Yüksektir. Bir Göle Dönüştüğünde Duruluğu ve Sakinliği ile Dinlendirebilir. Yağmurla Koşuşturuyorsa Güneşle Anlaşarak, İnanılmaz Bir Gökkuşağına Dönüşebilir. Su Burçlular De Suyun Bu Coşkusuna ve Değişikenliğine Sahiptirler. Su grubu burçlarda doğanların en önemli özellikleri, olaylara yaklaşımlarının son derece duygusal olmasıdır. Duyguların, onlara hayatı dolu dolu yaşamak için verilmiş nimetler olduğunu düşünürler. Çoğu zaman üzüleceklerini bilseler bile aşk ve sevgi için, bir ilişkiye dalmayı göze alabilen, gözü pek tiplerdir. Ama iş yaşamında bunu yapmazlar. Çok hassas ve yoğun duygular taşırlar. Bu nedenle çabuk kırılabilen ve yapılan hiçbir şeyi kolayca unutmayan Su grubu insanı, biraz da kincidir. Şüphesiz, bu denli duyguları zengin insanların hayal güçleri de oldukça geniş, sezgileri çok güçlü olur. Yaratıcılık potansiyellerinden ötürü sanat dallarında çalışmayı tercih edebilirler. Sanatçıların ve yaratıcılıkları güçlü kişilerin doğum haritaları incelendiğinde, mutlaka Su grubundan bir burçtan olduğu, değilse bile Su burçlarından güçlü etkileşim aldığını görebilirsiniz.
Reis lakaplı, babasından şiddet gören ve bunu da dışarıya yansıtan öğrenci… Lider özelliklerine sahip, hayatında bulamadığı adaleti kendi bildiğince sağlamaya çalışan, cesur, yenilgiden korkmayan, korumacı, arkadaşları için kendini tehlikeye atmaktan çekinmeyen, onları koruyup kollayan bir öğrenci…
Siyah ve kestane saçlılar hem yapı hem de yaradılış bakımından sarışınlardan çok farklıdırlar. Evlerini çok severler. Alıştıkları hayattan ayrılmak onlara ölüm gelir ve galiba biraz da tembeldirler. Sarışınlardan daha az sabırlı, daha tedbirli, daha düşünceli, daha ağır ve titiz olurlar. Enerjilerini özenle kullanmasını bilirler. Sac rengi koyu olan bir insan titiz ve dikkatli olduğu için ayrıntılı işlerde çok başarılı olur. Sanat kabiliyeti ve sanat sevgisi kuvvetlidir. Sadık, doğru ve çok zaman dindardır. Sarışınlardan daha anlayışlı daha müsamahakardır.
YAY (23 Kasım-22 Aralık) Ah sen var ya sen... Düzenbazlar düzenbazı, dedikoducu ve bir o kadar geyik insan. Senin adam olman için kafana taş düşmesi veya birinin başına balyozla vurması falan mı lazım? Nedir bu gevezelik. Bu konuşur, konuşur, çenesi de yorulmaz. Beleşe bayılır. Ben yaptım, ben ettim havaları yok mudur bunun, insanın gırtlağına yapışıp boğası gelir. Heyecan manyağıdır bu. Bağımsızlığına en düşkün burçtur. Duruma, ortama göre anında değişirler. Nabza göre şerbet verirler. Buna gazı verdin mi bir daha tutamazsın. Bir şeyi abartmağa bayılır. En ufacık , en basit olayı bile süsleyip öyle anlatırlar size. Dikkat yoksunudur bu yaylar. Allah bunların sevgililerine de sabır versin. Bir insan ancak bu kadar kaprisli olur dedirtir insana. Bardağın hep dolu tarafını görecek kadar, hayattaki olumsuzluklara gözlerini kapatırlar. Sıkılınca kaçarlar. Eğer sonunda bir çıkarları yoksa, mücadele etmeyi pek sevmezler. Bunların burcunun adı yay değil çakal olmalıymış aslında. Bunlar için hayatta kendilerinden daha önemli hiçbir şey yoktur. Biten ilişkilerinin ardından konuşur, kızdığı arkadaşlarının arkasından atar tutarlar. Bu yüzden pek güven vermezler insana. Daha nasıl güven versin ki, sırf heyecan için yaşayan, dedikoducu tip demedik mi? Bir şey biliyoruz da söylüyoruz herhalde.
Siz umudunuzu yasamak istediginiz aski nefes alip verdiginiz sehirde aramakla zaman kaybediyorsunuz.Cunku hayatinizin aski sizinle ayni havayi solumuyor ayni sehirde sizinle yasamiyor.Siz artik kendinizi onu bulmak icin sartlandirin.Yoksa bosa zamaninizi harciyacaksiniz boyle.Uzaklarda aradiginiz ask bulmaya ve olesiye yasamaya calisin...
Deyim yerindeyse tam bir fırlamadılar.Öğretmenlere yapmadıkları kalmaz.Sınıfın altını üstüne getirirler.Hemen kendine benzer birkaç arkadaş bulup bu eylemlerini okulun geneline yayarlar.Velileri okul yolunu aşındırsa bile bu arkadaşlar için tek çare müdür odasıdır.Sopayı yiyince rahatlayan arkadaşlarımız için psikolojik danışmanlar bile yetersiz kalır.Aralarından okul 1.si çıkanlar bile vardır.Şımarık olmaları kendilerini durduramaz olmalarından kaynaklanıyor olabilir.
Gerçekçi bakış açınız kendiniz ve çevrenizdekiler için güvenli ve rahat bir ortam yaratıyor. Karşınızdakini dinliyor ve ne söylemek istediğini anlıyorsunuz. İnsanların sözlerini olduğu gibi kabul etmek yerine sorular sorarak gerçekten neye ihtiyaçları olduğunu bulmaya çalışıyor ve bu arada onların kendilerini daha iyi tanımalarına yardımcı oluyorsunuz. İnsanlara bakmak ve yardım etmek sizin doğal bir yeteneğiniz. Fakat aşırıya kaçtığınız zamanlarda ne yazık ki kimseye yardımcı olmuyorsunuz. Bazen başkalarının kendi ihtiyaçlarını keşfetme yetisine saygı göstermeniz gerekir. Sürekli insanları kurtardığınız ve yardım ettiğiniz zaman onların kendi problemleri ve sorumlulukları ile yüzleşmelerine engel olursunuz. Dolayısıyla geri adım atın ve insanların sizin desteğiniz olmadan kendi ayakları üzerinde durmalarına izin verin. Eğer başarısız olurlarsa bunu normal olduğunu hatırlayın çünkü ancak o zaman kendileri için neyin doğru olduğunu aramaya ihtiyaç duyabilir ve kendi çözümlerini bulabilirler. Yaşamda sürekli başkalarının bakış açılarını anlamaya çalıştığınız için kendinizi ihmal ediyor olmanız yüksek bir ihtimaldir. Çevrenizdeki insanları unutmaya ve kendi ihtiyaçlarınıza konsantre olmaya çalışın. Bu şekilde başkalarının da size yardımcı olması için imkan yaratmış ve kendi mutluluğunuzu ikinci plana atmamış olursunuz. Eğer sarıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizden ziyade kişisel gelişiminize ve kariyerinize daha gerçekçi yaklaşıyorsunuz demektir. Eğer yeşili sarıdan daha çok seviyorsanız, ilişkilerinize daha gerçekçi yaklaşıyorsunuz ve hedeflerinize daha az yoğunlaşıyorsunuz demektir.
Elinizi attiginiz her sey ters gidiyor. Bu da sizi gerginlestiriyor. Yasadiginiz ask hizini yitirmis ve monotonlasmis durumda. Yasadiginiz olaylar bunda oldukça etkili. Üreticiliginiz durmus ve iliskiniz üzerinde baski yapiyor. Bununla beraberinde gelen maddi sikintilar yasaminiza negatif boyutlar yüklemis durumda. Tüm bunlara ragmen kisa bir süre sonra bunlari asacak ve eski mutlulugunuza döneceksiniz.
Sakin uzulmeyin size aslinda en hos yer uygunmus.Her zaman opulmesi gereken yer adres istemez.Onemli olan dogru adrese giden yolda ise baslamaktir.Mutlu etmenin stratejik konumu diye birsey yoktur.Siz icinizden gelen o masum ve sicak opucugu sakin karsinizdakinden esirgemeyin.Kim bilir belki hosnut kalacaktir...