Sizin ruhunuzda sanatçılık var. Bir manzara seyretmektense bazen size gerçeküstü bir manzara resmine bakmak daha fazla keyif verir çünkü sanat çoğu zaman gerçekten daha kusursuzdur. Genellikle hayalinizde bir karakter yaratırsınız ve önce ona aşık olursunuz sonra da gerçek hayattan biriyle karşılaştığınızda hayalinizdekine ne kadar benzeyip benzemediğine bakarasınız. Bu yüzden çoğu kez olduğundan başka gözüken kişiler size çekici gelir çünkü bu türdeki kişiler sizin hayalinizdeki kişiyi azçok algılarlar ve kendilerini ona benzer bir karakter olarak gösterirler. "Tanıdığımı sanmıştım" lafı sizin genelde ilişkilerinizin bitiminde kullandığınız bir sözdür. Sizin gibi sanatçı ruhlu ve sevmeye açık birinin kalbini kazanmak her ne kadar kolay olsa da bunu sürekli kılabilecek kişi hayalinizdeki mükkemel sevgiliyi unutturup size gerçekliğin güzelliğini gösterebilecek kişidir. Bu kişiyi tanıdığınızda onu hatalarıyla sevmeyi öğreneceksiniz.
Girdiğin ortamda herkese kendini fark ettirirsin.Çevrendeki İnsanlar Dediklerini Yargılayamazlar. senin yanında kendi fikirlerini tavsiye olarak söyleyebilirler.İnsanlar size çok saygılıdırlar. yaptığınız işlerin namı herkesler tarafından bilinir. her türlü zorluga gögüs gerecek kadar cesur.durum ne olursa olsun kimseden aman dilemeyecek kadar gururlu.insanlara çevrenizdeki her şey üzerinde yetki sahibi oldğunuzu gösterecek kadar da kibirlisiniz. Adaletiniz,havanız,forsunuz,kudretiniz ve sevdanız dillere destan olur. Sizin gibi aslanlar varoldukça çakallar ovaya inemez. Hakkınızda yaşarken destanlar yazılır,öldükten sonra ağıtlar yakılır.
Kuruluş Tarihleri 1996 öncesine kadar uzanmaktadır. İlk albümlerini 1994 yılında çıkardılar. Ama o zamanlar grupta Koray, Burak ve Serkan yoktu, Kargo içlerinde şimdiki Selim’in de bulunduğu solisti bayan olan 5 kişilik bir gruptu. 1996 yılında Selim hariç grubun diğer üyelerinin ayrılmasıyla beraber gruba Serkan, Koray, Burak ve MŞŞ de ekleniyor ve Kargo’nun asıl tarihi işte o zaman başlıyor! MŞŞ’yle beraber Yarına Ne Kaldı, Sevmek Zor, Yalnızlık Mevsimi, Sen Bir Meleksin ve son olarak Efes Dark için bir albüm yayınlayan Kargo 2000 yılında dağılıyor ve MŞŞ’de bu sıralarda gruptan ayrılıyor. 4 yıllık aradan sonra ilk albümlerini Ateş ve Su’yu 2004 yılında yayınlamıştır. Son olarak 2005 yılında cover albüm olan Yıldızların Altında’yı yayınlamıştır. Kargo Türk rock müzik tarihinin öncü gruplarından sayılabilir.Önceleri üstlerine yerleşmiş bir boyband imajları olsada artık bu imajdan sıyrılıp oturmuş bir grup olarak yollarına devam ediyorlar ve uzun yıllar bu piyasa da ayakta kalmayı birbirlerine olan saygılarına bağladıklarını söylüyorlar…
Sen Richie'sin....Grubun en neşeli,en karizmatik,en yakışıklısı....Tam 10 enstrüman çalabiliyorsun.Gayet yeteneklisin...Sen gitar çalmak ve blues içn doğmuşsun...Sesin de hiç fena değil hani :)Ah birde Tommy Lee'nin eskilerinden hoşlanmasan :P Şu sıralar yaşantına biraz dikkat etsen iyi olur :P
Bildiğiniz tüm yolları denemişsiniz ve yine başarısız olmuşsunuz. Artık biraz kendinizi nadasa bırakma zamanı gelmiş. Biraz dinlenin göreceksiniz o zaman herşey çok daha iyi olacak. Aklınız her zaman yeni fikirler ile dolu. Ama artık bu sizi yormaya başladı. Çevrenizdekilerle bir kişi hariç bir güven sorunu yaşıyorsunuz. Takım oyununa katılmanızın vakti geldi. İnsanlara biraz müsadece etmelisiniz. O ördüğünüz özel duvarı yıkmasanızda insanlara içeri girmeleri konusunda biraz yardımcı olmalısınız. Yoksa yanlız kalabilirsiniz. Büyük bir harcama yapacaksınız. Dikkat edin.
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Dünyanın en büyük lideri,Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu.. Sen de ATATÜRK gibi özel yaşamında sadelikten yanasın.Karizmatik,bilgili,zeki ve cesursun.İşlerinde sabırlı planlarında kararlısın.Özgürlüğüne düşkünsün birilerinin sana emir vermesi,yönetmesi hiç hoşuna gitmiyor.Model alınacak bir kişiliğe sahipsin ve harika olduğun için seni çekemeyenler çok ama seni bilenler,anlamak isteyenler ve gerçekten anlayanlar çok seviyor hatta onlar için vazgeçilmezsin.Çok iyimser,hoşgörülü ve merhametlisin fakat düşmanlarına karşı acımasızsın.Sen bilimi,aydınlığı ve gelişmeyi temel alıyorsun.İdeolojik görüşün Cumhuriyet rejimi;soyal,demokratik ve laik devlet anlayışını benimsiyorsun.Seni tebrik ediyor ve bu yolda ilerlemeni diliyorum..
20. yüzyılın kuramsal fizikçisi olarak nitelenen Albert Einstein, Görecelik kuramını geliştirmiş, kuantum mekaniği, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar sağlamıştır. Kuramsal fiziğine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklamadan dolayı 1921 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.
Muhtemel bir 80'ler ortası insanısın ve yine gençliğin salvar model pantolonlarin giyildigi, beyaz spor ayakabilarin dillerinin disari cikartildigi, kazaklarin pantolan icine sokuldugu, saclarin arkalarinin koyun gibi uzatildigi donemin adamısın. Belki de Black Sabbat ve diğer 80'lerin muhteşem metal gruplarından etkilenip deri pantolonlarla dolaşmışsındır. 70'lerin sonundan 80'lerin başına kadar hüküm süren bir Hippi olma ihtimalin bile var.
Siz tam bir modern dünya insanısınız teknolojinin ve yeniliklerin kalbi olan New York sizin şehriniz .Daha önce gitmediyseniz bile New York’a gittiğinizde hiç yabancılık çekmeyeceğinize emin olabilirsiniz. New York da diğer şehirler gibi duyguları olan bir şehir ama diğerleri kadar detaycı değil. New York sizin nereden geldiğinizi umursamaz, sizin dilinizi, geçmişinizi sorgulamaz, eğer o an oradaysanız onun için önemli olan budur. Ne kadar süredir orada olduğunuz önemli değildir. Siz de aynı New York gibi geçmişi kurcalamaktan hoşlanmazsınız, mevcut neyse sizin için önemli olan odur.Eminiz ki sizin de New York gibi her kesimden arkadaşınız vardır. Bir ortama girdiğinizde uyum sağlamakta zorlanmazsınız. Tüm bu veriler ışığında kısaca siz “New York”sunuz diyebiliriz.
Kanüni Sultan Süleyman 26 yasinda padisah oldu. Çok ciddi ve vakurdu.Yapacagi isler hakkinda hiç acele etmez, gayet genis düsünür ve verdigi emirden geri dönmezdi. Is basina getirecegi adamlarin kabiliyet derecelerine göre vazife verirdi. Kanüni'nin yüzü yuvarlak, gözleri elâ, kaslari arasi biraz açik, dogan burunlu, uzun boylu ve seyrek sakalli idi. Azim ve irade sahibiydi. Devri Türk hakimiyetinin kemale ulastigi bir devir olmustur.Kendisine Kanüni denmesi, yeni kanunlar icad etmesinden degil, mevcut kanunlari yazdirtip çok siki bir sekilde tatbik etmesinden dolayidir.Avrupâ tarihçilerinin Muhtesem Süleyman dedikleri büyük hükümdar, büyük dedesi Fatih gibi sayisiz seferlere bizzat kendisi istirak etmistir.46 sene padisahlik yapti.71 yaşında vefat etti.
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…
Salıncakta sallandıracaksınız,değil mi?Lolipop da alırsınız siz bize,e öyle ya,yala yala sallan,sallan sallan yala!100 tanesi sallandırılırsa,69.999. 900kişinin hakkı kalır ki,bu da anayasanın eşitlik ve adalet ilkesine aykırı dır.Onların ne günahı var?Hem,çoğunluğun istediği olmaz mı?Çoğunluk hakları üstün değil midir?Onların sallandırılmaya hakkı yok mu,n'etekim?!Cık cık cıkk,olmadı,size yakışmadı ki bu!Baştan alalım mı,bir daha?Memle ket,salıncak cenneti olsa..çoluk-çocuk hepsini sallandırsaaakk..dii miii?!Kızma ama birader,kendi kuyunu kazma ama birader!Keskin sirke,kendi küpüne zarar eder..Amaaa,bedava sirke baldan tatlıdır daa,ne alakaa?!
Aslında göründüğünüz gibi değilsiniz gerektiğinde SOĞUKKANLILIĞINIZI KORUSANIZDA İÇTEN İÇE duygularınızı yaşayan ve bunu pek sık belli edemeyenlerdensiniz!!!! Çok iyi empati kurabilir ve duyarlısınızdır!!!!!Ancak biraz daha duygularınızı dışarı vurmalı ve pollyanna cılığı oynamamalısınız!!!!
Doğruya doğru, siz de hayli neşeli birisiniz. Sıkıntıya fazla gelemeyen, eğlenmeyi seven… Haliyle monoton bir yaşamı olan, hele kendini hiçe sayan biriyle yaşayamazsınız. Size hayattan her an zevk almayı bilen, olumlu, güler yüzlü bir eş lazım. Bununla birlikte sevgi dolu ve sıcakkanlı da olsun. Böyle birinin arada bir tembellik, yeri geldiğinde bencillik yapmasına göz yumabilirsiniz. Keyfi tembelliğe çevirme oranı arttığında hafiften bir ayar yaparsınız, olur biter... Size ve eşinize bol keyifli bir evlilik hayatı dileriz...
Sizin beklediginiz yakinlarinizda aradiginiz hayatinizin aski aslinda sizden cok ama cok uzaklarda.Sadece birgun kavusmayi ve sizin onu bulmanizi bekliyor.Umudunuzu sakin kaybetmeyin sonucunda hayatta kazanabileceginiz ve beraber yasayabileceginiz mutluluklar otesinde bir ask var.Bizce buna deger.Sizde bunun degerini bilin ve arayisinizdan ugraslarinizdan vazgecmeyin...