Deli Esen Rüzgar Dağıtır, Savurur, Sonunda Durularak, Tatlı Bir Ilıklıkla Ruhunuzu Okşayabilir. Rüzgarın Değişkenliğini Taşıyan Hava Burçluların Tavırları da Aynen Böyledir. Hava gruplarının etkisi yoğun olan kişilerde duygusallık ön planda değildir. Çabuk seven ve çabuk bıkan kişilerdir. Romantik bir ilişki yerine mantık ağırlıklı, entelektüel yaklaşımları olan bir ilişki oluşturmaya çabalarlar. Çeşitli düşünceler hakkında konuşup tartışmaktan çok hoşlanırlar. Yeni, etkileyici fikirlere her zaman açıktırlar. Tekdüzelik onlara göre değildir. Yoksa çabuk sıkılırlar. Hava grubundakiler, grup arkadaşlarıyla birlikte olmaktan zevk alırlar, ama duygularını anlatmak onlar için çok güçtür. Kendilerini sadece bir kişiye teslim etmekten hep endişe duyarlar. Karışık ilişkilerden hoşlanmaz, düşünsel uyumun yeterli olduğuna inanırlar. Bu grubun elemanları üzerinde duygusal baskı kurmak hiç uygun olmaz. Özgür, olmak, onların prensibidir. Onların ilgilerini, ilk günkü gibi ayakta tutmak da oldukça zordur. Özgür bırakmak uğruna onları arayıp sormadığınızda tepkiler verip, yalnız kaldığı için size kızabilir. Çok ilgi gösterdiğiniz, sürekli peşinden koştuğunuzda ise bu ilgiden bunalıp kaçabilirler.
Akıllısınız ama aklınızı daha çok gündelik ve bireysel problemlerinizi çözmek için kullanıyorsunuz. Yöntemleri değil, çözümleri, sonuçları önemsiyorsunuz. Kimseye bir zarar vermek istemiyorsunuz, ama arada bir kendinize tanıdığınız ayrıcalık nedeniyle birilerinin sizin kararlarınızdan zarar gördüğü olmuyor da değil. Böylesi durumlarda kendinizle şöyle bir hesaplaşıp bir dahaki sefere böyle davranmamaya karar veriyorsunuz. Ama bu pek de mümkün olmayabiliyor.
Bu grup içinde yer alanlar, duyan, hisseden, sürekli olarak araştıran, çevrelerindeki kişiler ile bağlantı ve uyum sağlamaya çalışan kişilerdir. Dış dünyadaki tüm değişikliklere karşı duyarlıdırlar. Ancak aşırı duyarlılıkları, çevrelerinde büyük uyum güçlüğüne düştüklerinde onların geriye doğru kaçmalarına ve içlerine kapanmalarına neden olur. Uyumlular, içinde bulundukları toplumun en ilgi çekici ve en renkli varlıklarıdır. Ancak dayanma ve uyum sağlama yeteneklerinin yetersiz kaldığı ortam ve koşullarda çözülürler. Sıkıntılarını içlerine atarlar. A kan grubunda diğer gruplardan daha az grip görüldüğü bilinmektedir. Aşk hayatında genellikle içine kapanmayı tercih ederler
Kaç yaşınızda olursanız olun, öyle bir kıvamdasınız ki size gıpta etmemek mümkün değil. Hayatı en ücra köşelerine kadar tanımaya ahd etmiş gibisiniz. Kendinize verdiğiniz sözlerle, başkaları için sarfettiğiniz vaadler tam olarak dengede bulunuyor. Ne kendinizi eziyor, ne başkalarının sırtında yükseliyorsunuz. Ayaklarınız sapasağlam yerde ama hayallerinizden de vazgeçmiş değilsiniz. Yerini arıyor, zamanını bekliyorsunuz. Yeterince isterseniz her şeyin istediğiniz gibi olacağını biliyorsunuz. Kendinizi seviyorsunuz. Hakkınız var... Siz buna değersiniz.
Brezilya Güney Amerika'da yer alan, kıtanın en büyük ve en kalabalık ülkesidir. Uzun bir Atlas Okyanusu kıyısı vardır. Komşuları, güneyden kuzeye: Uruguay, Arjantin, Paraguay, Bolivya, Peru, Kolombiya, Venezuella, Guyana, Surinam, Fransız Guyanası'dır. (Ekvator ve Şili hariç tüm Güney Amerika ülkeleriyle komşudur.)
Parlak ve dikkat çeken bir renktir. Neşeli, zeki ve pratik zekayı temsil eder. Sarıya benziyor olmana şaşırmamalı. Heyecanlı bir kişiliğe sahipsin. Dikkat çekmeyi, fark edilmeyi seviyor ve bunun için elinden geleni yapıyorsun. Espri yeteneğin ve pratik zekan bu konuda sana çok yardımcı oluyor. İçine dahil olduğun her ortamda dikkatleri üzerinde topluyorsun.
Biraz rahatına düşkünsün. Kendini olayların içine çok fazla sokmuyorsun. Her zaman küçük iyilikler yapmayı tercih ediyorsun. Bazen bîr arkadaşının problemini dinleyebiliyorsun. Haklısın, bu çoğu zaman yeterli olabilir. Ama kimi zaman insanlara karşı daha ilgili olup sorunların çözümü için çaba sarfetmen gerekebilir.
Azimli ve biraz da dalkavuk olmanız gerekiyor. Koçlar fark edilmeyi sever ve ona gösterdiğiniz ilgi ve sevginin tadını çıkarmak ister. Ben-merkez sayabileceğimiz bu kişi, her zaman kendinden bahseder. Kendi ayakları üstünde rahatça durabileceğinden, sizden de bunu bekler. İlgi odağı olmaktan delicesine hoşlanan Koçla birlikte mutlu bir hayat geçirebilmek için onu kalbinizin tam ortasına oturtmanız gerekir. Aşkının peşinden koşan ve belli belirsiz değişen dengelerin adamıdır. Kolay olursanız onu er geç kaybedeceksiniz demektir. Şoför koltuğuna onun geçmesine izin vermeli ancak bindiğiniz arabayı tamamiyle onun kontrolüne bırakmamalısınız. Her an kendinizi hatırlatmalı, varlığınızın gideceğiniz istikameti az da olsa değiştirmesini sağlamalısınız. Aksi taktirde onu kaybettiniz demektir. Ona belli ipuçları verip isteklerinizi kavramasını beklemenizse sizde hayalkırıklığı yaratacaktır. Kin gütmeyi beceremeyen, yaralarını kendi kendine tedavi etmekte başarılı olan Koç, dolaylı mesajları kesinlikle anlamaz. Ona direkt yaklaşın.
Hayat kendi seyrinde devam ediyor. Her şey yolunda. Siz de çok normal bir şeysiniz. Normal insanlardan birisiniz. İlişkilerinde gayet düzeyli, kibar, yardımsever, sevecen bir insan nasıl bir kimyasal madde olabilir ki? Yıllar böylece geçer, kimse kendi kendine itiraf edemez ama bir patlama anında en yakınınızdaki insandan, eşinizden, çocuğunuzdan, ebeveyninizden şu lafı duyarsınız: “Ömrümü çürüttün ömrümü!” Haklıdır. “Ben öyle değilim, çok iyiyim, şöyle ettim, böyle ettim” diye ağlamayın şimdi. Her türlü kötülükten uzak olduğumuzu düşündüğümüz anda bile “öteki”nin hayatını zehirleriz. Azar azar, yavaş yavaş, öksürte tıksırta, keyif vere vere... Latin atasözü: Homo homini lupus Türkçe meali: İnsan insanın kurdudur by Bahtiyar Koçin
Sürprizlerle dolu bir kişiliksiniz. Ne zaman ne yapacağınız hiç belli olmadığı için insanlar tepkilerinizle ilgili bir hazırlık yapacak fırsatı bulamıyor. Bir gün çok sinirlendiğiniz bir olay ertesi gün hiç umrunuzda olmayabiliyor. Ya da normalde hoşunuza bile gidecek bir söz aniden sinirlerinizi bozabiliyor. Hal böyle olunca çevrenizdekiler her daim ruh halinizi kontrol etmek durumunda kalıyor, ağızlarını açmadan evvel. Onlarınki de zor iş...