Sen Leon'sun. Leon bir polistir. Ve başkanın kaçırılan kızını bulmak için şehrin başkanı tarafından zombi şehrine gönderilir işte bütün macera burada başlar. Yola çıktıklarında Leon arkadaşları tarafından yarıyolda bırakılır ama bu arkadaşların sonu iyi olmaz ve arabalarıyla birlikte derin bir çukura düşüp ölürler Leon ise tek başına başkanın kızı Ashley'i arama macerasına koyulur. Sonuç olarak Leon kızı kurtarır. Dönüş yolunda Ashley boş zamanında ne yapıyorsun der Leon'da mesleği gereği bunun olamayacağını söyler ve kısacası kızın çıkma teklifini reddeder. Ne kabalık ama :D:D
Hayatında sürekli inişler çıkışlar olacak.Niye hep ben diyeceksin ama bu sürekli kötü şeyler yaşayacaksın anlamına gelmiyor.Sende bunun farkına varıp hep umutla güzel günler bekleyeceksin eğer çok sabırlı davranırsan her konuda mutluluk seni bekliyor ama çok karmaşık bir hayatın olduğu için sen bu mutluluğun tadını tam olarak alamayabilirsin...
“Ben diktatör olsaydım sen bana bunu soramazdın. Bir takım inkılap zaruretiyle bir takım yenilikleri kabul ettirmeye çalışan adam diktatör değildir! Diktatör, hoşgörüsü olmayan adamdır. Karşısında her fikir söylenemeyen adamdır. Diktatör, kendi düşüncelerine aykırı fikir söyleyenlere kin güden adamdır. Bunun haricinde diktatörlük, tehlike, inkılap, fevkalade zamanlarda lâzım bir demokrasi müessesesidir. Demokrasi tarihinde böyle muvakkat böyle muvakkat diktatörlüklere rastlanır. Benim, on beş senedir, bazı fikirleri bu memleket hayrına kabul ettirmek için sarf ettiğim gayretlerde hiç bir şahsi endişe yoktur. Benim, belki demokrasinin anladığı manada diktatörlüğe benzer hareketlerim görülmüştür. Fakat, Tiran asla olmadım.” Yani ulu önder Atatürkü diktatör olarak düşünenler olabilir fakat o milletinin iyiliğinden başka birşey düşünmeyen bir insandı.Bir diktatör değildi. Sonuç=Sen bir diktatör değilsin ama bir nebze de olsa Atatürk gibi düşündüğün için büyük gurur duyabilirsin.