Siz kendiniz gibi akıllı, mantıklı, zevkli, eğlenceli, kısacası renkli birini arıyorsunuz. Dış görünüş olarak çok güzel veya yakışıklı olmasına gerek yok, eli ayağı düzgün tatlı bişey olsun yeter diyorsunuz.Konuşmayı gezmeyi eğlenceyi seviyorsunuz ve karşınızdakinden de bunu bekliyorsunuz. Sizi etkilemek isteyen kişinin, espirili, tatlı, cana yakın, hayattan zevk almayı bilen birisi olması yeterli ;)
Dediğim dedik birisin,çoğunlukla düşüncelerini başkalarının da benimsemesini istiyorsun ve bunu yaparken de kaba ve kırıcı olmaktan çekinmiyorsun.Ağır,oturaklı,fazla konuşmayan,yeri geldiğinde susmayan,ciddi kişiliğinle tanınan birisin.Kendinden olmayan insanlarla yaşamayı sevmiyorsun,kibirlisin ve kendini diğer insanlardan üstün görüyorsun.Kız erkek ilişkilerine gelince;çok kıskanç ve sertsin,kesinlikle romantizm sana göre değil değil ayrıca ilşikide senin sözün geçerli,sen maçosun.Muhtemelen kundura ayakkabı,kumaş pantolon,gömlek giyiyor,tesbih sallıyor ve yere tükürüyorsun:D..Olaylar karşısında düşüncelerin çok net,tereddüt etmiyorsun,uzlaşmacı değilsin.Kavga,çatışma,gerilim gibi kavramlar tam sana göre..İdeolojik görüşün Totaliter rejim(faşizm);halkın egemenliğinin ortadan kalktığı ve baskıcı bir toplum yapısnı benimsiyorsun,bütün insanların aynı tip olmasını istiyorsun.
İçiniz dışınız bir. Hiç kimse görüş ve düşünceleriniz konusunda ikilemde kalmıyor. Zaten siz de ikilemde kalmayı, kimsenin işi ikircikli bırakmasını istemiyorsunuz. Dikkat etmeniz gerekenler: Ara sıra zayıf yönünüzü göstermenin bir zararı dokunmaz. Ara sıra çekilin bir kenara ve kendinize biraz soluk aldırın. Hem böylece başkaları siz olmadan da bir şeyler yapmaya çalışacaktır.
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Evlilik kurumunu sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu nedenle evlenip evlenmeyeceğinizden emin değilsiniz. Bir yanınız bu kuruma kötü gözle bakmamaktan yana. Öte yandan hayat yolu çetrefilli... Yalnız yürümek kolay değil. Paylaşmadıkça da zevki yok. Size evlilik üzerine kafa yormuş biri gerekiyor. Olabilecek her türlü aksiliği öngörsün. Birikimiyle entelektüel beklentilerinize cevap versin. Onunla her türlü konuda konuşup fikir alışverişinde bulunabilin. Bilgi ve görgüsü ile çevresindeki herkesin saygısını kazansın. Ayrıca en iyi dostunuz olsun... Mutluluklar dileriz…
Kadin olsun, erkek olsun, bu insanlar nerede bir haksizlik oldugunu hissetseler orada savasa girisirler. Fikirlerini yüksek sesle söylemekten de hiç çekinmezler. Sonradan pisman olabilir ama öfke aninda gözü hiçbir seyi görmez. Üstündeki masumiyet saldirganligini yumusatir. Koç'ta seytanca fesatligin zerresi bile yoktur ve yasami boyunca da böyle kalir. Sonsuza kadar sevdigi insanlara bütün kalbiyle inanir. Her zaman düser ve kalkip ayni seyi tekrar dener. Kafasinda toplanan kuskular, biri çikip da kendisine iyi davraninca hemen yok olur.Tipki bir bebek gibi çabuk kırılır ve çaresizdir.Hemen hemen her zaman büyük bir telas içindedirler. Kemik yapilari iyi ve güçlüdür. Duruslari üstün egolarini ve kendilerine duyduklari güveni yansitir.Ancak, bazilari dengesizdir ve çocukça bir sorumsuzluk içindedir. Ince hesaplar yapamamasi nedeniyle, ustalikli stratejik hileler yapmak bu insanlar için imkansizdir. Koç'larin çogu kendilerinden çok baskalari için servet yapar. Herkes kadar o da paradan hoslanir, ancak övgü ve ünden biraz daha fazla haz alir.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Belki farkında değilsiniz ama altıncı hisleriniz çok kuvvetli ve yaşamınızı kolaylaştırıyor. Neden her zaman doğru arkadaşlıklar kurduğunuzu ve hep en kazançlı işleri bulduğunuzu sanıyorsunuz? Bu, kesinlikle şans değil. Rüyalarınıza önem verin, çünkü beyniniz ipuçlarını rüya ile veriyor.
Bu üc ülkeden birinin vatandasıydın,ruhun hangisini seciyorsa dogru olan o secenek olacaktır,tropik bir ada hayallerini süslüyor,bembeyaz kumlar, turkuaz rengi deniz ve palmiye agacları senin önceki yasam alanını süsleyen güzelliklerdi..su an evinden oldukca uzaktasın ama birgun mutlaka bir zamanlar dogdugun yerleri zıyaret edecek ve huzur bulacaksın
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.