Akıllısınız ama aklınızı daha çok gündelik ve bireysel problemlerinizi çözmek için kullanıyorsunuz. Yöntemleri değil, çözümleri, sonuçları önemsiyorsunuz. Kimseye bir zarar vermek istemiyorsunuz, ama arada bir kendinize tanıdığınız ayrıcalık nedeniyle birilerinin sizin kararlarınızdan zarar gördüğü olmuyor da değil. Böylesi durumlarda kendinizle şöyle bir hesaplaşıp bir dahaki sefere böyle davranmamaya karar veriyorsunuz. Ama bu pek de mümkün olmayabiliyor.
Biraz rahatına düşkünsün. Kendini olayların içine çok fazla sokmuyorsun. Her zaman küçük iyilikler yapmayı tercih ediyorsun. Bazen bîr arkadaşının problemini dinleyebiliyorsun. Haklısın, bu çoğu zaman yeterli olabilir. Ama kimi zaman insanlara karşı daha ilgili olup sorunların çözümü için çaba sarfetmen gerekebilir.
Savaş Tanrısı. Zeus ile Hera'nın oğlu. Homeros'a göre, son derece katı yürekli, kinci bir Tanrıdır. Arkadaşları olan Deimos 'korku', Enyo 'Felaket'; Phobos 'Dehşet'; Eris 'Kavga' ve ölüm Tanrıları Kerler ile Ares'in yanından hiç ayrılmazdı. Yunanlılar Ares'i pek sevmezlerdi ve bu nedenle onun tapınağına rastlamak imkansızdır. Romalılara göre ise Mars üstün, soylu bir görünüşü olan hiç yenilmeyen bir Tanrıydı. Kuşlardan akbaba, hayvanlardan köpek Ares'e aitti.
Amon Ra, mitolojide Güneş Tanrısı’dır. Genellikle başında bir disk bulunan şahin kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır. Güneşin ve gizemli ışıkların sembolüdür. Güneş Ra'nın tüm vücudunu ya da gözünü temsil eder. Güneş tutulmaları meydana getiren ve yöneten tanrıdır. Amon Ra gizemli bir evrene açılan kapı olarak görülmüştür. Bu nedenle her gece Duat (öbür dünya)'a geçmek için; bir saltanat kayığı ile yolculuğa çıktığına ve her sabah ateşlerin içinden yeniden doğduğuna inanılmıştır.