7 Ocak 1946'da kurulan ve dört yıl sonra yapılan seçimlerde (14 Mayıs 1950'de) 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren, Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa serbest seçimle iktidarı kazanan partidir. Sırasıyla 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanmış ve on yıl boyunca (1950-1960) iktidar olmuştur. Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile iktidardan düşürülmüş ve 29 Eylül 1960'ta kapatılmıştır. Demokrat Partinin kısa adı "DP"dir. Demokrat sözcüğüne ayak uyduramayan halk arasında Demirkırat olarak tanınmıştır.
Çin, Moğolistan, Rusya, Ukrayna, İran, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Irak, Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Pakistan, Tacikistan, Afganistan, Türkmenistan, Moldova ve Kuveyt'in büyük bir bölümünü ele geçirmiştir.National Geographic'in araştırmasına göre; Cengiz Han Dünya'da en fazla ırkı devam eden kişidir. (16 milyon kişi)
Dizide Sidney'den Los Angeles'a seyahatleri sırasında geçirdikleri bir uçak kazası ile bir adada mahsur kalan insanların öyküsü anlatılmaktadır.Her bölümde, karakterlerden birinin geçmişine gidilerek aslında grubun adadaki deneyimlerini anlatan ana senaryo beslenmektedir. Bu adada mahsur kalan 48 kişi arasında değişik karakterler mevcuttur; bir cerrah, bir iletişim subayı, bir rock yıldızı, bir kanun kaçağı, bir inşaat işçisi, bir dolandırıcı, bir milyoner ve daha birçok enteresan özelliğe sahip insan... Bu insanlar, daha adadaki ilk günlerinde adanın mistik güçlere sahip olduğunu farkederler. Uçak kazasında hayatta kalmayı başarmışlardır, ancak asıl hayatta kalma savaşı şimdi başlamaktadır. Adadakiler, hayatta kalmak için birlik olmanın gerekliliğini henüz çözemeden, bazı kişiler arasında kavgalar çıkmaya başlar ama sonradan başlarına gelen trajik olaylar, onları birlik olmaya iter. Çok geçmeden, adada yalnız olmadıklarını anlarlar. Adaya 16 yıl önce gelmiş birilerinin bıraktığı imdat çağrısını duyarlar. Bütün bu trajik olaylara bir de yeraltına açılan gizemli bir kapı da eklenince, adadakiler için hayat iyice zorlaşır.
Siz umudunuzu yasamak istediginiz aski nefes alip verdiginiz sehirde aramakla zaman kaybediyorsunuz.Cunku hayatinizin aski sizinle ayni havayi solumuyor ayni sehirde sizinle yasamiyor.Siz artik kendinizi onu bulmak icin sartlandirin.Yoksa bosa zamaninizi harciyacaksiniz boyle.Uzaklarda aradiginiz ask bulmaya ve olesiye yasamaya calisin...
Bildiğiniz tüm yolları denemişsiniz ve yine başarısız olmuşsunuz. Artık biraz kendinizi nadasa bırakma zamanı gelmiş. Biraz dinlenin göreceksiniz o zaman herşey çok daha iyi olacak. Aklınız her zaman yeni fikirler ile dolu. Ama artık bu sizi yormaya başladı. Çevrenizdekilerle bir kişi hariç bir güven sorunu yaşıyorsunuz. Takım oyununa katılmanızın vakti geldi. İnsanlara biraz müsadece etmelisiniz. O ördüğünüz özel duvarı yıkmasanızda insanlara içeri girmeleri konusunda biraz yardımcı olmalısınız. Yoksa yanlız kalabilirsiniz. Büyük bir harcama yapacaksınız. Dikkat edin.
1967 de kurulan Karadeniz ekibi suana kadar toplam 6 SuperLig kupasini muzesine getirdi.Taraftarlarini uzun senelerdir sevindiremeyen karadeniz kaplani hersene yeni umutlarla ligde mucadelesini surdurmeye devam ediyor...Basarinin en yakin zamanda onlarin yaninda olmasi dilegi ile...
Peter'ın anne ve babası o henüz bir bebekken geçirdikleri uçak kazası sonucu hayatlarını kaybetmişlerdi. Ailesinin ölümünden sonra Peter'ı amcası Ben ve yengesi May kendi himayelerine alarak, onu kendi öz çocukları gibi severek yetiştirdiler. Peter oldukça zekiydi ve özellikle kimyaya özel bir yeteneği vardı. Fakat 15 yaşında bir lise öğrencisiyken sosyal hayatı pek de parlak sayılmazdı. Okulda sürekli 'inek' muamelesi görür, özellikle okul takımının yıldızı Flash Thompson ve arkadaşları tarafından her gün itilip kakılır, onunla dalga geçilirdi... Taki o genleriyle oynanmış örümcek tarafından sokuluncaya dek.
İçiniz dışınız bir. Hiç kimse görüş ve düşünceleriniz konusunda ikilemde kalmıyor. Zaten siz de ikilemde kalmayı, kimsenin işi ikircikli bırakmasını istemiyorsunuz. Dikkat etmeniz gerekenler: Ara sıra zayıf yönünüzü göstermenin bir zararı dokunmaz. Ara sıra çekilin bir kenara ve kendinize biraz soluk aldırın. Hem böylece başkaları siz olmadan da bir şeyler yapmaya çalışacaktır.
Teshis: Siz ortama nese katan votka gibisiniz. Eglenmeyi seviyor, hayatta yasadiginiz her seyden keyif almaya bakiyorsunuz. Nesenizle girdiginiz ortamlarda da en dikkat cekici insanlardan biri siz oluyorsunuz. Sorunlarini cok kafaya takmiyor, keyfinizi kacirmamaya calisiyorsunuz. Eglence soz konusu oldugunda gozunuz hic bir sey gormuyor ancak bu durum kimi zaman sorunlara karsi duyarsiz kalmaniza da neden oluyor. Bu konuda biraz daha dikkatli olmalisiniz. Neseniz daim olsun!
Gene ender insanlardansın...:D valla ne diyebilirimki sana...görünen köy kılavuz istemez demişler...ama madem bu kadar harikasın senin için birşeyler söylemeli...ve söylüyorum...yolunda devam et...herkesin sevgilisisin ya ortamda hep aranılan kişisin...ve you are perfectttttttt:D:D:D
Siz bireyselliğe saygı duyarsınız. Siz kendi yolunuzda yürümeye ve kendi düşüncelerinizi özür dilemeden açıkça konuşmaya inanırsınız. Eğer birisi çizgisini aşarsa sessiz kalmazsınız. Koşulsuz sevgi arıyorsunuz ve insanların herhangi bir kısıtlama, utanç ya da korku olmadan kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam yaratmayı ümit ediyorsunuz. Kendinize yakın bulduğunuz insanlar ile içten ve samimi ortamlarda bulunmayı seviyorsunuz. En büyük her zaman en iyi olmayabilir sizin için. Küçük şehirler, küçük firmalar ve küçük arkadaş grupları sizin için daha caziptir, sizin kendinizi değerli hissetmenizi sağlarlar. Aksi takdirde aşırı endişeler, geniş çevre, pek çok arkadaş ve hatta karmaşık duygular gerçekleri görme yeteneğinizi yok edebilir. Siz başkaları için neyin çalışmadığını görebilirsiniz. Sonrada hazır olsun veya olmasınlar olduğu gibi gerçeği söylersiniz. Bu açık sözlülük kendisine güveni olmayan insanlar için ürkütücü olabilir ve sizden uzaklaşmalarına yol açabilir. Diğerleri ise sizi güvenilir ve koruyucu olarak görür. İş yapmaya yoğunlaşmış kişiliğiniz sizin duygusal yanınızı saklar. Bu sizin koruma mekanizmanızdır. Biraz daha açılmalısınız. Zayıflıklarınızı göstermekten çekinmeyin. Tıpkı bir mıknatıs gibi hak ettiğiniz sevgiyi ve saygıyı kendinize çekmeye başlayacaksınız. Çünkü insanlar böylece sizi tanıyabilir ve gerçekten hak ettiğiniz değeri ancak o zaman verebilir. Eğer kırmızıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, dünyada pozitif bir değişim yapmaya öyle yoğunlaşmış durumdasınız ki ilişkilerinizi ikinci plana atıyorsunuz. Eğer portakal rengini kırmızıdan daha çok seviyorsanız, herkesin iyiliği için olayları tamir eden ya da arabuluculuk yapan birisiniz demektir