Tanımadığınız birisinden çok büyük bir iyilik göreceksiniz. Parasal olarak çok iyi bir fırsat olabilir bu iyilik. Akrabalar içinde birisi sizin başarısız olduğunu düşünüyor ve yardım etmek istiyor. Fakat siz kendi yolunuzda zaten emin adımlarla ilerliyorsunuz. "R" harfli bir isim size bir kötülük yapacak. Dikkat edin. Kas spazmı olabilir.
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Çoğu insan için 3 boyutludur hayat! İleri-geri, sağ-sol, yukarı-aşağı... Asaf için böyle değildir... Boyutlar beşe , altıya yükselir... Tam merkezindedir o hayatının! Gelirler giderler, çıkarlar,inerler. O, onlarla gelir, onlarla gider... O, onlarla iner onlarla çıkar... Zaman farklı işler, Görünenler farklı görünür... Ve çoğu an da Asaf olmak Özdemir olmaktan zordur! Senin de zoru "çoğu zaman" değil, her zaman başarabilmen dileğiyle...
En başarılı Osmanlı Padişahı.Çağ değiştiren ve İstanbul'u feth eden lider.. Dürüst,namuslu,hoşgörülü ve saygılı birisin.Çok kültürlüsün;okumayı araştırmayı yeni şeyler öğrenmeyi seviyorsun.Hümanistsin,adalet ve eşitlikten yanasın.Gösterişten yana değilsin,sadesin çünkü kimsenin senin hakkında ne düşündüğü umrunda değil.İman dolusun,inançlısın..Önüne bir hedef koymuşsan eğer onu yapmak için karşına ne gelirse gelsin kim çıkarsa çıksın ezer geçersin,asla pes etmez,kafaya koyduğun bir şeyi mutlaka yaparsın,başarılısın.Sen nereden geldiğinin ne olduğunun farkında olduğun için asla insanları küçük görmezsin.Çevrende sevilen birisin,popüler ve sempatiksin.Ayrıca insanlar bir çok konuda sana danışırlar..
İçiniz dışınız bir. Hiç kimse görüş ve düşünceleriniz konusunda ikilemde kalmıyor. Zaten siz de ikilemde kalmayı, kimsenin işi ikircikli bırakmasını istemiyorsunuz. Dikkat etmeniz gerekenler: Ara sıra zayıf yönünüzü göstermenin bir zararı dokunmaz. Ara sıra çekilin bir kenara ve kendinize biraz soluk aldırın. Hem böylece başkaları siz olmadan da bir şeyler yapmaya çalışacaktır.
Belki farkında değilsiniz ama altıncı hisleriniz çok kuvvetli ve yaşamınızı kolaylaştırıyor. Neden her zaman doğru arkadaşlıklar kurduğunuzu ve hep en kazançlı işleri bulduğunuzu sanıyorsunuz? Bu, kesinlikle şans değil. Rüyalarınıza önem verin, çünkü beyniniz ipuçlarını rüya ile veriyor.
Ruhunuzu çok üstte tutan bir noktadasınız! Çok etkileyici! Olağanüstü EQ'nuz için tebrikler! Hayatınız olağanüstü bir denge içinde. Bu nedenle zor ya da hayal kırıklığı yaratan durumlar ortaya çıktığında bunlarla başa çıkma gücünüz her zaman var. Önemli şeyler üzerinde yoğunlaşmaya devam edin ve küçük ayrıntıların yolunuza çıkmasına izin vermeyin. Dünyanın en büyük şirketlerinde çalışanlar ve girişimciler için yapılan çalışmalar göstermiştir ki başarı için EQ, IQ ve teknik becerilere gore iki kat daha fazla belirleyici bir role sahiptir. Yine de unutmayın ki duygusal yetenekleriniz sert kayalarla korunuyor değildir. Kendinize karşı dürüst olmaya devam etmeli ve yoğun günlük aktivitelerinize zaman zaman ara verip hayatı sizin için nelerin önemli kıldığını hatırlamalısınız
Ulusalcılık, Türkiye'de 2000'li yıllarda ortaya çıkan, Atatürk'ün öngördüğü tam bağımsızlık, milli sanayinin inkişafı ve sanayide dışa bağımlılıktan kurtulma, akılcılık, laiklik gibi devletin temel kuruluş ilkelerinden kopulduğuna; milli çıkarların korunmadığına inanan, AB üyeliğine girebilmek için uluslarası platformdaki milli davalardan (kırmızı çizgiler) tavizler verildiğini, ülkenin içişlerine Osmanlı Devleti'nin yıkılışındaki gibi yabancı devletlerce karışılmasına müsade edildiğini savunan siyasi akım.[1][2][3] Ulusalcılar arasında, belirli bir siyasi partinin veya bir siyasi görüşün destekçilerinin ağırlıkta olmadığı (sol, sağ, muhafazakâr vb.) görülür
Demokrasiye önem veriyorsunuz, ekonomide devletçilik modelini destekliyorsunuz... İnsanlar arası ayrım yapacak olursanız; din, ırk veya renk sizin için önemli değil, önemli olan o insanın çalışkanlığı ve onurudur. Ayrıca, büyük bir komutansınız, savaş alanına çıktığınızda, sesiniz tüm alanda yankılandığında, herkes çakı gibi dimdik durur ve tek bir çıt dahi çıkmaz. Söylediğiniz şeyleri, verdiğiniz emirleri, ilahi emirler gibi dinler ve uygularlar; herkes size büyük bir saygı duyar.Bu yolda devam ederseniz, saygı duyulan birisi olarak anılırsınız.
Herşey Spor/Sanat a olan yatkınlığınızı değerlendirebilmeye kalmış durumda dostum daha ne bekliyorsun sen yeteneklerinle doğmuşsun tek yapman gereken sahneye adımını atmak veeee şhow başlasın demek aslında şimdiden arkadaşların senden imzalı bi foto almaları gerek gelecekte çok karizma eder :)))
Darbeli matkaplarla yakından ilgileniyorsunuz,anlaşılan. Unutmayın ki,sadece matkap sarsıntısından memleketin çivisi çıkabilir,değil mi ya?!Ayrıca,kullanan da beyin sarsıntısı geçirebilir, omurgasının şakülü kayabilir.Demedi demeyin,bizden duyduğunuzu söylemeyin.. Çiviler çiviler,adamı memlekete çiviler!Sonra birileri der ki:bak,bak baak!Memleketin çivisini çıkarmış da kendine çaktırmış..Ee,memleketin çivisi temiz tabii,tetanoz etmez adamı!Yahu,İSA mısınız,havari misiniz;Musa mısınız,İbrahim mi,Nuh mu,Muhammed mi?Çiviyi çıkaran kılıfını hazırlar mı yani!Bu kadar tatlıysa memleketin çivisi,işkencelerde kullansalar ya20'lik olanı!Madem çıkardık oni,bir işe yarasın bari!Çıkan çivi çıkmayan çiviyi sökermiş.Çivi çiviyi sökermiş.Çıkan çivinin yerine,kiwi dikmek iyiymiş, diken kar edermiş!Acaba,şu Hint Fakirleri'nin fazlalarından 70milyon falan getirsek de,çıkmamış vatan çiivilerinin üstüne yatırsak,hem memleketi bekleseler sevabına,hem de dua etseler bunu yapana. Hindistan'ın ve memleketin kalkınmasına yeni bir vizyon getirirdik ve ABD bizonunu acaip sevindirirdik.Zira,memlekette nalsız gezerken tabanlarına çivi batıyormuş Amerikan öküzünün,rahat eder de,otundan-samanından nasipleniriz işte,fena mı?İlginize teşekkür eder,sarsıntısız ve darbesiz günler dileriz.Dikkat,aman!Çıkık çiviler!Tabana dikkat,tabana!Taban tabana zıt da olsan,çiviler seni de illa ki duvara çiviler:Demedi deme,sevmedi deme!Sev dedi gözlerin,ya sev-ya Türk et dedi sözlerin!Düşün bir daha yiğidim,senin senden başka dostun yoksa meğer,en iyi dostun aynadaki suretindir diyorum,aynanın arkasında kıs kıs gülen kara sırdan sana hiç sözetmiyorum.Sudur memleketin gerçek aynası ve ancak suda yüzebilir,su içebilir insan.Aynayı yiyemez,görüntüyü içemez,içinde yüzemez ve sesine ses veremez..en güzel ayna dediğin senin,camdan yapılmıştır,bir damla suya hasret,bilesin..Nesin sen yiğidim ya da kimsin?Koy şunun adını,çıkardığın memleket çivisinin yerine,yiğitsen,koy parmağını..Yemedi mi,hımm..içemez de o vakit,s..az da üstelik...
Aklınıza bir şey koyduğunuzda sizi hiç bir güç durduramaz.İmkan sız diye bir şey sizin sözlüğünüzde yer almıyor, siz en olmayan bir durumu bile bir şekilde oldurursunuz. Geriye dönüp baktığınızda bir çok insanın cesaret dahi edemediği girişimlerde bulunduğunuz onlarca anınız vardır. Kısacası işin içinde heyecan yoksa siz de yoksunuz. İlklere, imkansızlara, uzaklara olan koşunuz hep heyecanı bulmak için. Öylesine bir özgüvenle donatılmışsınız ki bazen aşırıya kaçıp dünya sizin etrafınızda dönüyor gibi hissediyor sunuz, sizi heyecanladıran şeyler bazen etrafınızakileri sizin adınıza endişelendiriyor. Aslında bu sizin çok da umursadığınız bir durum değil, çünkü eğer diğerlerini dikkate alacak olursanız ve onların istediği gibi bir hayat sürecek olursanız, mutsuzluk sizin için kaçınılmaz olur ama yine de diğerleriyle sizin aranızda bir denge oluşturacak küçük çözümler bulmalısınız.