Hiç bir pisliğe bulaşmadan düzgün bir şekilde yaşadın.Hırs yoktu fazla içinde ama yinede başardın evlendin. 2 çocuğun sıradan pembe panjurlu bir evin var. Ama 20 yıl sonra sen, bugün öğretmen derste yokken arkadaşlarına kağıt atmadığın , sınavda kopya çekme heyecanını yaşayamadığın için pişman olacaksın.
Evet sen gerçekten bilgilisin ama bence bunu herkesin içinde heryerde belli etmemelisin dışardan seni tanımayanlar ukala olduğunu düşünecektir...azcık ince düşün öle karar ver...yeri geldiğinde söyle yeri geldiğinde söyleme ki insanlara batma...öğren artık...herşeyi bilmek zorunda değilsin hadi bildin bari ispatlamaya çalışma...:D:D işin zor valla...çok şey bilmek kötü...sazan olursun evladım bu devirde:D
Dediğim dedik birisin,çoğunlukla düşüncelerini başkalarının da benimsemesini istiyorsun ve bunu yaparken de kaba ve kırıcı olmaktan çekinmiyorsun.Ağır,oturaklı,fazla konuşmayan,yeri geldiğinde susmayan,ciddi kişiliğinle tanınan birisin.Kendinden olmayan insanlarla yaşamayı sevmiyorsun,kibirlisin ve kendini diğer insanlardan üstün görüyorsun.Kız erkek ilişkilerine gelince;çok kıskanç ve sertsin,kesinlikle romantizm sana göre değil değil ayrıca ilşikide senin sözün geçerli,sen maçosun.Muhtemelen kundura ayakkabı,kumaş pantolon,gömlek giyiyor,tesbih sallıyor ve yere tükürüyorsun:D..Olaylar karşısında düşüncelerin çok net,tereddüt etmiyorsun,uzlaşmacı değilsin.Kavga,çatışma,gerilim gibi kavramlar tam sana göre..İdeolojik görüşün Totaliter rejim(faşizm);halkın egemenliğinin ortadan kalktığı ve baskıcı bir toplum yapısnı benimsiyorsun,bütün insanların aynı tip olmasını istiyorsun.
Bu arkadaşları görseniz de tanıyamazsınız. İlk 3 sene hiç okula gelmediklerinden 4. sene geldiklerinde grubunuzdaki yabancı kişi aslında o okula beraber girdiğiniz kişidir, sakın korkmayın. Genellikle okula gelmeselerde evde yurtta iyi- kötü ders çalıştıklarından sınıfta pek kalmazlar hatta bazıları iyi not alıp okula gelenleri depresyona bile sokabilir.Yanlız öğrendikleri sadece öğrenci notu bilgisi olduğundan bir çok şeyi yanlış öğrenip ilerki zamanlarda komik duruma düşebilir ve sizi eğlendirirler. Okula gelmedikleri zamanda bol bol kahvehaneye takıldıklarından bunlardan birçok kağıt ve okey oyunu öğrenmek mümkündür.
Çevrenizdeki herkesin bir anda ilgi odağı olabiliyorsunuz. Bütün gözler mutlaka sizin üzerinizde olmalı. Sazı elinizden bırakmıyor sunuz. Bir anda bütün bir topluluğa neşenizi saçabiliyor ve onları eğlendirebiliyorsunuz. Yalnız bu kadar sahne ışığı fazla... Ara sıra başkalarına da söz hakkı tanımalısınız.
Hangi ortamda olursanız olun siz kendi kendinize bir melankoli yaratmayı başarıyorsunuz. Siz bu buğulu dünyadan adeta keyif alıyorsunuz ama bunu gerçekten bilinçli yapıyorsunuz. Aslında insanlar tarafından aranılan, bir çok ortamda bulunması istenilen birisiniz, çünkü bir çok insan sizin içinizdeki ‘iyi’ ve ‘temiz’ kişiliği görüp sizinle olmaktan dolayı kendilerini huzurlu hissediyor ama siz yine de bir şekilde sosyal ortamlara girerken kendinize dünyayı dar edecek kadar sıkıntı yaşatıyorsunuz. Yakın arkadaş çevrenizle ne kadar rahatsanız yeni kişilerle bir o kadar huzursuzsunuz. Bu tür kalabalık ortamlarda içinizden bir ses “kaç git uzaklaş burdan evinde yalnız ve huzurlu otur, burada ne işin var” diyor. Ama siz bu iç sese kulak vermeyin.
Siz ruh ikiziniz ile zaten tanışmışsınız.Bu kişi ister hayatınızda çok önemli bir role sahip olsun, ister sadece tanışmakla kaldığınız herhangi biri olsun, onu ilk gördüğünüz zaman hissettiğiniz o garip duyguyu anımsamanız gerekir. Belki sizin için basit bir tanışma olarak kalmış olabilir ama emin olun çok geçmeden o kişinin sizin ruh ikiziniz olduğunu farkedeceksiniz. Bir şekilde; ya tesadüfen yine bir araya geldiğiniz bir ortamda; aynı anda aynı cümleye başlamak gibi, aynı anda aynı yiyeceğe uzanmak gibi ufak ama garip tesadüfler yaşayarak kafanızda bir kıvılcım çakacak bu tür ufak ve garip tesadüfler sizi bir şekilde birbirinize yakınlaştıracak. Kısacası zaten halihazırda tanışmış olduğunuz ruh ikizinizin kim olduğunu zamanla anlayacaksınız.
Öss adeta sizin hayatınızın bir parçası olmuş, siz araştırma yapmayı,kitap okumayı çok seven birisiniz, sizin için öss yi kazanmak zaten garanti olan bişey,siz hangi üniversiede okuyucağınızı(boğaziçi,odtü,cerrahpaşa) düşünüyosunuz.belkide şirin uslu bi öğrenci olursan dereceye bile girersin ;)
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…
Siz partileri bir tür gözlem yeri olarak kullanıyorsunuz. Kenarda durup etraftakilere anlamlı ifadelerle bakan tipler vardır ya... Durduğunuz yer onlarınkine pek yakın. Herkes sizin ne kadar sıkıldığınızı düşünedursun, siz hem en güzelleri/yakışıklıları yakın takibe alıyor hem de olmadık hayat dersleri çıkartıyorsunuz... Bir sonraki partiye nasıl olup da önceki partinin en güzelini/en yakışıklısını kolunuza takıp gittiğinizi görenler şaşırıyorlar haliyle. Siz de sahnede olmaktansa, oyunu locadan seyretmenin tadını çıkarıyorsunuz... Bozmayın keyfinizi, zaten halinizden pek memnun görünüyorsunuz...
Sen, önüne geleni süpüren bir elektrikli süpürge gibisin! Neredeyse bütün gün boyunca atıştırmaya bayılıyorsun. Kalori hesabı, diyet yapmak, vitamin, protein sana hiçbir şey ifade etmiyor. Bu şekilde beslenmek doğru olmadığı için, bir beslenme uzmanına danışarak neyi, ne kadar yemen gerektiğini öğrenmelisin. Ve en önemlisi, yemek aralarında gereksiz abur cuburdan uzak durmalısın!
BUNHONGSIN- THE RED SHOES – KANLI AYAKKABI Ne kadınlar gördüm ayağında ayakkabısı yoktu, ne ayakkabılar gördüm içinde hanım yoktu. Konu: Eşinin kendisini aldattığını öğrenen Sunje, kızı Tesu'yu da alarak evi terkeder. Kızı ile beraber yeni bir hayata başlamaya karar veren genç kadın, uzun zamandır ara verdiği mesleği olan doktorluğa da devam etme niyetindedir. Bir akşam, yeni tuttukları eve dönmek için metroya binen, sahipsiz bir çift ayakkabı bulur. Genç kadın ayakkabıların göz kamaştırıcı güzelliğine karşı koyamaz ve onları alır. Yeni evlerine alışmaya çalışan genç kadının kızıyla ilişkisi gizemli ayakkabı nedeni ile altüst olur. Ayakkabıları gören herkes onları giymek için önüne geçilmez bir istek duymaktadır. Ancak ayakkabı, kökleri yıllar öncesine dayanan bir laneti barındırmaktadır. Ayakkabı, arzularına yenik düşüp kendisini giyen herkese ölüm getirmektedir. Ayrı ayrı, ayakkabının büyüsüne kapılan Sunje ve kızı kendilerini hiç bitmeyecek bir kabusun içinde bulurlar. Kızını kaçınılmaz sondan korumak için ayakkabının esrarını çözmeye çalışan genç kadın, benliğinin derinliklerinde yatan korkunç sırlarla da yüzleşmek zorunda kalacaktır
YapdikLarindan doLayi cok pi$man gözüküyorsun, ama sana pic orosbu am kafa tavsiyem oLma.. Kader birazda biz insanLarin eLinde.. Emin oL ki sana hayata yeniden geLme $ansi veriLmi$ oLsaydi, yine aynisini yapardin.. o yüzden hiCc bi zaman pi$man oLma, sana yaka$miyor.. eminim ya$adikLarin pi$man oLmaya degecek kadar güzeLdi..
Ponpon kuyrugunu işine geldiğinde sallayarak yürümesi ve rakiplerini erkek olsalar da dudaktan götürmesi (dikkatimi çekti de neredeyse tüm Warner Bros karakterleri erkek) hakkındaki eşcinsel iddialarini pekiştirmektedir. Kırıldığında kulaklarını indirir, o durumlarda süper sevimlidir ipnetor.
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.