Bu kan grubu taşıyan herkes gücü, dayanıklığı, kendine güveni, cesareti, sezgiyi ve tanrı vergisi bir iyimserliği genetik hafızalarında taşırlar. Melodik mizaç özelliğine sahiptirler. Bunlar yaşamın tadını en iyi çıkaran, dünya nimetlerinden en geniş biçimde yararlanan kişilerdir. Hayati bir melodi gibi yaşar ve kavrarlar. İçinde bulundukları ortama çok iyi uyum gösterirler. Tüm insanlarla ve bütün varlıklarla anlaşırlar. Onlara ters düşmeden, olumlu ilişkiler kurmayı başararak yaşarlar.Amaçladıkları sonuca, büyük uğraşlara kalkışmadan, kolayca ulaşırlar. Onların bu başarılarındaki en büyük etken, dış dünyayla, sudaki hidrojenle oksijen gibi uyumlu olmalarıdır. Aşk hayatında karşı cinse ilgi duymasa bile en kolay "seni seviyorum"diyen gruptur.
Sanatın tüm güzelliklerini doyasıya harmanlamıs, modanın kalbı,akdeniz insanının sıcaklıgını yüreginizde hissettiren italya. Belki sardunya adasındaydın belki sicilyada romada milanoda.. Kesin olan tam bir akdeniz insanı oldugun ve italyanca duydugun anda bile tüylerinin ürpertiyle irkildigi,bir sonraki seyahatinde italyayı seçmelisin çünkü ruhunu orda bırakmıssın
Toprak Grubunda Doğanlar, Doğuştan İhtiyatlı, Dikkatli Olduklarından Olayları Kontrol Altında Tutmasını Bilirler. Toprağın Bereketi Hayatlarına Yansımıştır. Topraksız bir yaşam düşünülemez. Toprak doğurgandır. Doğanın dört ana elemanından biri olan toprak, bereketi ve büyümeyi simgeler. Ana enerji kaynağımız besinleri büyütür, çeşitli vitaminler ve minerallerle zenginleştirir. Doğuştan ihtiyatlı ve dikkatli olan Toprak burcu insanlarının yöneticilik yönleri gelişmiştir. İşlerini ve çevresindeki insanları idare etme eğilimindedirler. Olayları kontrol altında tutmak isterler. Onlar için, kendilerini güven içinde hissetmek çok önemlidir. Havai değillerdir, uzun süre aynı işte kalıp, yükselmek taraftarıdırlar. İstikrarlı olmaya ve çok çalışıp hayat standartlarını yükseltmeye önem verirler. Son derecede sadık ve vefakardırlar. Toprak grubu, azalan enerjiyi ve içe dönüklüğü de temsil eder. Ölesiye sevebilir, sevdikleri kişilere bağlı olurlar. Aşk onlar için ölümsüz olmalıdır.
Dediğim dedik birisin,çoğunlukla düşüncelerini başkalarının da benimsemesini istiyorsun ve bunu yaparken de kaba ve kırıcı olmaktan çekinmiyorsun.Ağır,oturaklı,fazla konuşmayan,yeri geldiğinde susmayan,ciddi kişiliğinle tanınan birisin.Kendinden olmayan insanlarla yaşamayı sevmiyorsun,kibirlisin ve kendini diğer insanlardan üstün görüyorsun.Kız erkek ilişkilerine gelince;çok kıskanç ve sertsin,kesinlikle romantizm sana göre değil değil ayrıca ilşikide senin sözün geçerli,sen maçosun.Muhtemelen kundura ayakkabı,kumaş pantolon,gömlek giyiyor,tesbih sallıyor ve yere tükürüyorsun:D..Olaylar karşısında düşüncelerin çok net,tereddüt etmiyorsun,uzlaşmacı değilsin.Kavga,çatışma,gerilim gibi kavramlar tam sana göre..İdeolojik görüşün Totaliter rejim(faşizm);halkın egemenliğinin ortadan kalktığı ve baskıcı bir toplum yapısnı benimsiyorsun,bütün insanların aynı tip olmasını istiyorsun.
Osman Gazi, Ertuğrul Bey'in üç oğlundan birisidir. Osman Bey diğer kardeşlerinden büyük değildi, fakat adeta bir idareci olarak yaratılmıştı. Zira bu hususta çok büyük kabiliyet sahibi idi. Babası vefat ettikten sonra diğer bütün beyler, ittifakla Osman Bey'i aşiretin reisi olarak tanıdılar.
Bir önceki hayatınızda asil soyundan fakat maddi açıdan çökmüş bir aileye aittiniz. Ailenizin tek çocuğu olarak dünyaya geldiniz, yakın çevrenizden istemediğinz biriyle bir evilik yaparak hayatınızın bir dönemini mutsuz geçirdiniz ancak kimsenin beklemediği bir anda 40 lı yaşlarınızda hayatınızda radikal bir değişiklik yapıp başka bir ülkeye geçtiniz burada kendinizden yaşça küçük ve soylu olmayan biriyle, kimsenin onaylamadığı ikinci bir evlilik yaptınız bu evlilikten bir kızınız oldu ve hayatınızın kalanını eşinizle birlikte aynı yerde çalışarak mutluluk içinde geçirdiniz. İlk eşinize gelince sizden sonra yaptığı evlilik onun sonu oldu eşi tarafından öldürüldü.
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.