Boğa’lar maddiyata çok önem verirler. “Sahip olma” onların yaşam felsefesidir. İşlerine düşkündürler ve çok sabırlıdırlar. Başladıkları işleri disiplinli, metanetli ve sabırlı olmalarından dolayı sonuna kadar devam ettirirler. Fakat risk almaktan pek hoşlanmazlar, kendilerini emniyette hissetmek isterler. Güvenilir ve merhametlidirler. İnsanlara yardım etmekten hoşlanırlar. Kararlı, güvenilir ve sıcakkanlı olduklarından çevreleri tarafından aranan insanlardır. Somut konulara karşı ilgililerdir. Bu sayede de ruhsal olarak doyuma ulaşmışlardır. Rahatlıklarına düşkün olan Boğa’lar, lüksten ve konfordan keyif alır. Para, düşledikleri rahata ulaşmak için sadece bir araçtır. Dikkatli olmalarından dolayı çok fazla hata yapmazlar ve fırsatları değerlendirmekte ustadırlar. Diğer burçlara oranla daha az hareketli olan Boğa’lar kilo almaya eğilimlidirler. Beslenmelerine dikkat etmedikleri takdirde kalın bir vücuda sahip olurlar.
Komunist Lider..Küba'nın cesur yürekli özgürlük savaşçısı.. Kendinden çok başkalarını düşünüyorsun.Çevrendekiler ve sevdiklerinin mutluluğuna önem veriyorsun.Çok cesursun,kararlı,çalışkan ve azimlisin.En önemli özelliğin asi oluşun,sen düşünen sorgulayan ve her yerde her zaman hakkını arayan,tuttuğunu koparan birisin.Mücadelecisin azimlisin,asla pes etmezsin.Özgür ve tam bağımsız olmak senin hayat felsefen.Para,mal mülk gibi maddi şeylerin senin hayatnında hiç bir önemi yok.Girdiğin ortamlarda çabuk dikkat çekiyorsun ve zekanla insanları kendine hayran bırakıyorsun,sevilen,aranan ve özlenen birisin..Sen çok farklısın.İdeolojik görüşün Totaliter rejim(komunizm);ortak mülkiyete dayalı,eşitlik özgürlük ve kapalı ekonomi gibi terimleri ilke edinen devlet anlayışını benimsiyorsun.
Siz aski uyumu ve herseyi ile mukemmel yasayip paylasan nadir insanlardansiniz.Bu uyumunuz sizi bir omur mutlu ve mesut etmek icin yeter de artar bile.Hem siz onu hemde o sizi cok iyi anliyor.Ve aranizda neredeyse sorun olmuyor hicbir konuda.Bunun degerini bilin.Ve bu uyuma sakin golge dusurmeyin...Mutluluklar...
Congratulations, you're proper emo! Chances are, you're 17 years old, don't smile or show enthusiasm for anything, like high-pitched inaudible lyrics (think Dashboard Confessional or Taking Back Sunday), tend to wear scarves pretty often, even when its not cold, and have dark shoulder-length hair at an angle covering at least 60% of your face. You may possibly be crying as you read this, or listening to music in the dark.
Muhtemel bir 80'ler ortası insanısın ve yine gençliğin salvar model pantolonlarin giyildigi, beyaz spor ayakabilarin dillerinin disari cikartildigi, kazaklarin pantolan icine sokuldugu, saclarin arkalarinin koyun gibi uzatildigi donemin adamısın. Belki de Black Sabbat ve diğer 80'lerin muhteşem metal gruplarından etkilenip deri pantolonlarla dolaşmışsındır. 70'lerin sonundan 80'lerin başına kadar hüküm süren bir Hippi olma ihtimalin bile var.
Siz eğlenceli, arkadaş canlısı ve popülersiniz. Cıvıl cıvıl halinizle etrafa neşe saçıyorsunuz. Çoğu zaman ikili ilişkilerinizde uçuk kaçık davransanız da inandığınız değerlerden asla taviz vermiyorsunuz. Evlilik ve çocuk sahibi olmak sizin için önemli ama öncelikle yeterince tecrübe edinmek istiyorsunuz. Tavsiye: İnsanların aldığınız kararlarda sizi bu kadar etkilemelerine izin vermeyin.
Sürekli gergin bir tavır içinde olup küçücük bir olayı büyütebilen sürekli baskın karakteri oynayan ve bu yüzden de hayattan zevk alamayan cabuk yorulup cabuk yaslananlardansınız!!!!Kendinizi ifade edemediğiniz kişilere karşı duyduğunuz öfkeleri de çoğu zaman başkalarına aktaransınız!!!Acilen doğru iletişim yollarını bulmaya ve rahat bir kafaya sahip olmaya ihtiyacınız var... bu durumlarda her olayı akısına bırakın !!!!!
Yunan adalarına bayılırsın,hep bir gün mutlaka gidecegim dersin yada coktan gittin ama hala bir parcan orada kalmısa benzıyor,mitolojiye oldum olası hayrandın hera,zeus, herkül isimleri bile sende ihtisam uyandırıyor,yunan ezgileri duydugun an icinde sıcacık birseyler kıpardanıyor, bodrumu neden bu kadar seviyorsun sence? eski ülkene benziyor olabilirmi?sirtakiyi hep ögrenmek istiyorsun fakat bir türlü fırsat olmadı ama uzulme sen zaten bir zamanlar sirtaki biliyordun...
Bir önceki hayatınızda asil soyundan fakat maddi açıdan çökmüş bir aileye aittiniz. Ailenizin tek çocuğu olarak dünyaya geldiniz, yakın çevrenizden istemediğinz biriyle bir evilik yaparak hayatınızın bir dönemini mutsuz geçirdiniz ancak kimsenin beklemediği bir anda 40 lı yaşlarınızda hayatınızda radikal bir değişiklik yapıp başka bir ülkeye geçtiniz burada kendinizden yaşça küçük ve soylu olmayan biriyle, kimsenin onaylamadığı ikinci bir evlilik yaptınız bu evlilikten bir kızınız oldu ve hayatınızın kalanını eşinizle birlikte aynı yerde çalışarak mutluluk içinde geçirdiniz. İlk eşinize gelince sizden sonra yaptığı evlilik onun sonu oldu eşi tarafından öldürüldü.
Sizin hikâyeniz, aşkın insana özgü diğer bütün duygulardan daha güçlü bir duygu olduğuna bir örnek. Aşk, insanı zorluklara ve engellere karşı dirençli kılabilir. Tıpkı Romeo ve Juliet'in hikâyesinde olduğu gibi. Romeo ve Juliet, birbirine düşman iki ailenin çocuklarıdır. Aşklarını onaylamayan tüm kurallara karşı çıkarlar. Bu arada kendi sonlarını hazırladıklarından habersizdirler. Kader, onları nefretin kurbanı olarak seçer ve ölümleri iki aile arasındaki düşmanlığın sona ermesinin bedeli olur. Bu hikâye aşıklara engel olmaya kalkanların, eninde sonunda pişman olacaklarını anlatır.
Bu tip alın yapısına sahip kişiler, çok kuvvetli bir hafıza ve hızlı zihinsel geribilidirimde bulunabilme özelliğine sahip olurlar. Denenmiş ve faydası ispatlanmış metodlar dururken farklı uygulamlar peşinde koşmayı zaman kaybı olarak görebilirler. Acil çözümler bulmakta deneyimlerden ve öğrenilmiş gerçeklerden faydalanırlar. Birşeyin nasıl yapıldığını bir kere izlemeleri yeterlidir. Gereketiğinde aynısını tekrar edebilecek görsel hafızaya sahip oldukları söylenmektedir.
Demokrasiye önem veriyorsunuz, ekonomide devletçilik modelini destekliyorsunuz... İnsanlar arası ayrım yapacak olursanız; din, ırk veya renk sizin için önemli değil, önemli olan o insanın çalışkanlığı ve onurudur. Ayrıca, büyük bir komutansınız, savaş alanına çıktığınızda, sesiniz tüm alanda yankılandığında, herkes çakı gibi dimdik durur ve tek bir çıt dahi çıkmaz. Söylediğiniz şeyleri, verdiğiniz emirleri, ilahi emirler gibi dinler ve uygularlar; herkes size büyük bir saygı duyar.Bu yolda devam ederseniz, saygı duyulan birisi olarak anılırsınız.
Sarışınlar ekseriyetle kuvvetli, orijinal fikirli, her vaziyete uyar, hevesli, yaratıcı ve çeşit kabiliyetli kimselerdir. Değişikliğe bayılırlar. İyi bir şey. Ama sarışınların çoğu da lüzumundan fazla kıymet bilmezlerdir. Herhangi bir şeyin başında bitirinceye kadar durmak kabiliyetleri azdır. Canları sıkıldı mı - ki çok çabuk sıkılır- ellerindeki işi bırakıp bir yeni işe başlamayı tercih ederler. Bir kere harekete geçtiler mi yeri göğü birbirine katarlar. Kendilerini ve enerjilerini idare etmek kabiliyetinden mahrum oldukları için enerjilerini lüzumundan fazla sarf eder ve hemen yorulurlar. Sabırlı olmazlar, çabuk ve hevesle çalışırlar. Huzursuz tabiatları daima yeni heyecanların peşinde koştuğu için hercai ve belki de sadakatsiz olurlar. Sarışınlar etraflarına hakim olmayı ve söz geçirmeyi severler. İşlerinde ve özel hayatlarında liderlik etmek sevdasındadırlar. Bu hususta sarışın kadınlar daima sarışın erkeklerden baskın çıkar. Sarışın bir erkekle evli olan sarışın bir kadın kocasını ve evini istediği gibi idare etmesini bilir. Ama ev işlerinden çabuk yorulur ve bıkar. Onun için sık sık alışverişe, sinemaya, terziye veya dişçiye gider. Sarışınların bir de kuvvetli karakterde olanları vardır. Böyle sarışınlar cesur ve sabırlıdırlar. Kavgacı olmamakla beraber, karşılarındakini yatıştırmayı da bilmezler. Hisleri daima kontrol altındadır. Başkalarının işlerini merak etmez. Kendini alakadar etmeyen işlere burnunu sokmadığı gibi, başkalarının kendi işlerine karışmasından da nefret eder.
CKMP'nin adının Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) olarak değiştirildiği ve üç hilalli ambleminin kabul edildiği 1969 Adana Kongresi'nde Türkeş "Ülkücü Türk gençleri, Bozkurtlarım" diye hitap etmiş ve "Ülkücü" söylemi yaygınlaşmaya başlamıştır. Ancak daha önce Ötüken dergisinde Türkeş ve CKMP'yi desteklemiş olan Atsız, bu kongreden sonra MHP'nin Türkçülük fikiriyatı ile bağdaşmadığını ve dinci bir görünüme kavuştuğunu söyleyerek eleştirmeye başlamıştır. Bundan sonra 1970'li yılların ilk yarısında Türkçüler hem MHP'den hem de Ülkücü Hareketi'nden tasviye edilmişlerdir.