Doksanlı yıllarin başlarında müzik yaşantilarına başlayan grup elemanlarından Kaan Tangöze (Vokal) ögrenim görmek amacı ile gittiği Seattle'da müzik yaşamına devam etti ve oradayken Türkiye'de çıkarmak istediği albüm için parçalarını hazırladı. Türkiye'de bulunan grubu Mad Madame ile Saettle ve Los Angeles'da yayınlanan toplama albümlerde yer aldi. Türkiye'ye döndüğünde Blue Blues Band ile beraber çalışan Batuhan Mutlugil'i (Gitar) ve Ari Barokas (Bas Gitar) ile beraber çaldıklari Mad Madame grubuna dahil ederek DUMAN isminde şimdiki gruplarini kurdular. Böylece DUMAN "Eski Köprünün Altında" isimli albümleri ile büyük bir dinleyici kitlesinede ulaşmayı başardı. Çoğunlukla davulcu sorunu yaşayan grup bir çok isimle beraber çalıştı ama çoğunlukla albüm ve konserlerinde Türkiye'nin en basarili isimlerinden Alen Konakoğlu (Davul) eşlik etti. Özellikle "Belki Alışman Lazım" isimli albümden sonra stüdyo ve konser çalışmaların Alen Konakoğlu DUMAN grubunun 4. ismi oldu. DUMAN hayranlari büyük bir sabırsızlıkla beklediği, ve grubun tam bir titizlikle hazırladıkları "Belki Alışman Lazım" isimli albüm, "Eski Köprünün Altında" isimli ilk albüme göre biraz daha melankolik bir albüm. İlk albümde bulunan daha eğlenceli parçalar yerini tamamen daha hüzünlü ifadeler ve Kaan'ın sesiyle bütünleşti. Aşk, umutsuzluk ve hüzün temasi disinda "Masal" isimli parçada Adnan Menderes ve Deniz Gezmiş'in asılmalarına eleştirili bir yaklaşimda bulunmuş. Sezen Aksu'nun daha önce seslendirdiği "Her Seyi Yak" isimli parça ise Kaan'ın yorumu ile birkez daha alışılmış bir DUMAN tadı verdi ve çıkış parçası oldu. Umarız bir sonraki albümlerini daha kısa zaman içerisinde çıkararak hayranlarını yeni bir albümle sevindirebilirler.
1967 de kurulan Karadeniz ekibi suana kadar toplam 6 SuperLig kupasini muzesine getirdi.Taraftarlarini uzun senelerdir sevindiremeyen karadeniz kaplani hersene yeni umutlarla ligde mucadelesini surdurmeye devam ediyor...Basarinin en yakin zamanda onlarin yaninda olmasi dilegi ile...
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.
Enstrumanlarla çok ilgilenmiyorsunuz ama müziğin içidensiniz ve güvendiğiniz şey sesiniz. Kendi başınıza sevdiğiniz bir şarkıya eşlik ederken, ya da müzik yapmayı seven diğer arkadaşlarınızla birlikte söylerken sesinizin iyi olduğunu hissediyorsunuz. Yine de unutmayın ki sesinizi de her enstruman gibi eğitim sayesinde daha iyi kullanabilirsiniz. Sesinizi eğitmek ve daha etkileyici şarkı söyleyebilmek istiyorsanız: www.gaeabaykus.com
Hayata karşı azıcık ilgisiz gibisin. Derdin, sadece kendi dramın. Oysa çevrene karşı şefkatli olmak seni daha mutlu edecek. Unutma, herkesin ilgiye, sevgiye İhtiyacı vardır. İnsanları dinle ve onların sorunlarıyla ilgilen; başkalarına yardımcı olmaya çalış. Zaman İçinde karşılığını fazlasıyla bulduğunu göreceksin.
Yok kardeşim senin amacın okumak değil! Okulda karı kız peşinde misin nesin? Tabi bu laf erkekler için geçerli! Eğer kızsan kesin koca arıyorsun sende! Ayrca üniversite okuyorsan eğer nasıl ordasın şuan çözebilmiş durumda değilim! Kesin kopyadır yaa kesin! Ne diyim ben sana bilmiyorum ki! Yazık babanın parasına ya walla yazık! Giit Sanayide kendine bi iş bul ya! Bir yerden mesleğe başla sen! Demirci, tornacı, kaportacı falan...
Evlilik kurumunu sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu nedenle evlenip evlenmeyeceğinizden emin değilsiniz. Bir yanınız bu kuruma kötü gözle bakmamaktan yana. Öte yandan hayat yolu çetrefilli... Yalnız yürümek kolay değil. Paylaşmadıkça da zevki yok. Size evlilik üzerine kafa yormuş biri gerekiyor. Olabilecek her türlü aksiliği öngörsün. Birikimiyle entelektüel beklentilerinize cevap versin. Onunla her türlü konuda konuşup fikir alışverişinde bulunabilin. Bilgi ve görgüsü ile çevresindeki herkesin saygısını kazansın. Ayrıca en iyi dostunuz olsun... Mutluluklar dileriz…
Sen Cloud Strife'sın. Cloud Final Fantasy 7 'nin baş karakteridir.Silah olarak motorsikletinin içinde bulunan kılıçları kullanır. Tifa ile aynı kasabada yetişmiş olan cloud,13 yaşındayken hayalini gerçekleştirmek için shinra bünyesindeki askerlere katılmıştır.O zamanlar idolü sephiroth olsa da,bir görev esnasında Sephiroth'un onun kasabasını yakması, idolünden nefret etmesini sağlar.Daha sonrasında arkadaşı Zack ile beraber bir takım jenova projesi deneylerine tabi tutulurlar.Cloud bu deneylerden kafası allak bullak bir şekilde çıkar ve hafızası geçmişi hatırlayamaz hale gelir.Zack ile beraber kaçtıktan sonra, Shinra askerlerinin saldırısına uğrarlar.cCoud sağ çıkar,ama Zack o kadar şanslı değildir.Cloud,Zack'ın kocaman kılıcını kendisi alır.Yaşadıklarından sonra Midgar'a bir trenle dönerken,içlerinde Tifa'nın da bulunduğu, Barett Wallace tarafından yönetilen avalanche isimli,shinra karşıtı grupla karşılaşır ve oyuncular oyuna o andan itibaren dahil olurlar... advent children'da da rol alan cloud'un ff7'deki olaylardan sonra,geostigma adında gezegenin büyük kısmını etkisi altına almış bir tür hastalığa yakalandığı belirtilmekte. Ayrıca sevdiği kız olan Aeris'ide Sephiroth tarafından kaybetmiştir. Ve Aeris Cloud'un kollarında ölmüş , ve oda onu suların derinliklerine bırakmıştır
Siz ruh ikiziniz ile zaten tanışmışsınız.Bu kişi ister hayatınızda çok önemli bir role sahip olsun, ister sadece tanışmakla kaldığınız herhangi biri olsun, onu ilk gördüğünüz zaman hissettiğiniz o garip duyguyu anımsamanız gerekir. Belki sizin için basit bir tanışma olarak kalmış olabilir ama emin olun çok geçmeden o kişinin sizin ruh ikiziniz olduğunu farkedeceksiniz. Bir şekilde; ya tesadüfen yine bir araya geldiğiniz bir ortamda; aynı anda aynı cümleye başlamak gibi, aynı anda aynı yiyeceğe uzanmak gibi ufak ama garip tesadüfler yaşayarak kafanızda bir kıvılcım çakacak bu tür ufak ve garip tesadüfler sizi bir şekilde birbirinize yakınlaştıracak. Kısacası zaten halihazırda tanışmış olduğunuz ruh ikizinizin kim olduğunu zamanla anlayacaksınız.