Seyirci değil .........T A R A F T A R... Bayramda değil.....K A R A G Ü N D E... Moda için değil.......F O R M A için... Kupa için değil.......A R M A için... Hava için değil.......S E V D A için... 90 dakika değil......Ö M Ü R B O Y U.. Yalanla değil..........K A N I Y L A... Ayrı ayrı değil........O M U Z O M U Z A... Şerefsizce değil......O N U R L A... Utanarak değil........G U R U R L A.. Eğilerek değil..........D İ M D İ K... Sefada değil............C E F A D A... Koltukta değil...........B E T O N D A... Minderde değil..........Ç A M U R D A... Skorda değil.............V E F A D A... Bazen değil..............H E R M A Ç T A... Yuhlayan değil.......... A L K I Ş L A Y A N... Oturan değil............. Z I P L A Y A N... Köstekle değil............D E S T E K L E ... Puroyla değil.............A T K I Y L A... Çekirdekle değil.........B A Y R A K L A... Muhabbetle değil........T E Z A H Ü R A T L A Kendine değil.............C İ M B O M A... Söverek değil............ T A P A R A K... İhanetle değil............ S A D A K A T L E... Zaferde değil.............H E Z İ M E T T E... Şampiyonken değil.....H A S R E T K E N... Görüntüde değil......... Ö L Ü M Ü N E... G A L A T A S A R A Y 'a bağlı yaşayanlara.... u l t r A s l a n... denir !..
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Sizin yaşam enerjiniz tek bir duyguya indeksli: Aşırı sorumluluk duygusu ya da yanlış yapma korkusu. Bu yüzden öyle sıkı tedbirler alıyor, kontrolü elden bırakmamak için öyle çaba sarfediyorsunuz ki, takıntılı biri haline geliyorsunuz. Sizin olduğunuz her yerde birileri suçlu konumuna düşüyor, çünkü en küçük aksaklığı affetmiyorsunuz, bir bardak suda fırtına koparıyorsunuz. Hep suçlayacak bir şeyler ya da birilerini bulduğunuz için hep savcı kalacaksınız.