Siz bireyselliğe saygı duyarsınız. Siz kendi yolunuzda yürümeye ve kendi düşüncelerinizi özür dilemeden açıkça konuşmaya inanırsınız. Eğer birisi çizgisini aşarsa sessiz kalmazsınız. Koşulsuz sevgi arıyorsunuz ve insanların herhangi bir kısıtlama, utanç ya da korku olmadan kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam yaratmayı ümit ediyorsunuz. Kendinize yakın bulduğunuz insanlar ile içten ve samimi ortamlarda bulunmayı seviyorsunuz. En büyük her zaman en iyi olmayabilir sizin için. Küçük şehirler, küçük firmalar ve küçük arkadaş grupları sizin için daha caziptir, sizin kendinizi değerli hissetmenizi sağlarlar. Aksi takdirde aşırı endişeler, geniş çevre, pek çok arkadaş ve hatta karmaşık duygular gerçekleri görme yeteneğinizi yok edebilir. Siz başkaları için neyin çalışmadığını görebilirsiniz. Sonrada hazır olsun veya olmasınlar olduğu gibi gerçeği söylersiniz. Bu açık sözlülük kendisine güveni olmayan insanlar için ürkütücü olabilir ve sizden uzaklaşmalarına yol açabilir. Diğerleri ise sizi güvenilir ve koruyucu olarak görür. İş yapmaya yoğunlaşmış kişiliğiniz sizin duygusal yanınızı saklar. Bu sizin koruma mekanizmanızdır. Biraz daha açılmalısınız. Zayıflıklarınızı göstermekten çekinmeyin. Tıpkı bir mıknatıs gibi hak ettiğiniz sevgiyi ve saygıyı kendinize çekmeye başlayacaksınız. Çünkü insanlar böylece sizi tanıyabilir ve gerçekten hak ettiğiniz değeri ancak o zaman verebilir. Eğer kırmızıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, dünyada pozitif bir değişim yapmaya öyle yoğunlaşmış durumdasınız ki ilişkilerinizi ikinci plana atıyorsunuz. Eğer portakal rengini kırmızıdan daha çok seviyorsanız, herkesin iyiliği için olayları tamir eden ya da arabuluculuk yapan birisiniz demektir
Dişi sinek görse asılma eylemi gösteren arkadaşlara biz ÇAPKINLAR diyoruz.İlğinçtir ama çoğunun sabit bir kız arkadaşı yoktur.Günü gününe yaşarlar.Bazıları yakışıklıdr.Ağızları iyi laf yapar.Şaçları hep diktir.Sabah kalkınmış güzelce ineğe yoksa buzağı, keçi , koyun gibi hayvanlara saçları yalatılmış dişler fırçalanmış ve okula gelinmiştir.Bakımlıdırlar , kendilerine göre karizmaları mevcuttur.
Hiç bir pisliğe bulaşmadan düzgün bir şekilde yaşadın.Hırs yoktu fazla içinde ama yinede başardın evlendin. 2 çocuğun sıradan pembe panjurlu bir evin var. Ama 20 yıl sonra sen, bugün öğretmen derste yokken arkadaşlarına kağıt atmadığın , sınavda kopya çekme heyecanını yaşayamadığın için pişman olacaksın.
Doğruya doğru, siz de hayli neşeli birisiniz. Sıkıntıya fazla gelemeyen, eğlenmeyi seven… Haliyle monoton bir yaşamı olan, hele kendini hiçe sayan biriyle yaşayamazsınız. Size hayattan her an zevk almayı bilen, olumlu, güler yüzlü bir eş lazım. Bununla birlikte sevgi dolu ve sıcakkanlı da olsun. Böyle birinin arada bir tembellik, yeri geldiğinde bencillik yapmasına göz yumabilirsiniz. Keyfi tembelliğe çevirme oranı arttığında hafiften bir ayar yaparsınız, olur biter... Size ve eşinize bol keyifli bir evlilik hayatı dileriz...
Yatakhane öğrencilerinin 2. annesi. Elinden ne gelirse yavrucuklarına yapar. Bazen onların oyunlarına kansada yavrucukları olmadan yaşayamaz.Öğrencilere çok yakın bir karakterdir. Onları kollar ve korur. Her anlamda yardımcı olmaya çalışır. Okul müdürü ve öğrenciler arasında tampon görevi görür
Amerikalı aktris, model ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu İyi Niyet Elçisi. Gerçek adı Angelina Jolie Voight’tur. Birçok dergi tarafından dünyanın en güzel kadını seçilmiştir. Golden Globe, Emmy ve Oskar ödüllerinin sahibi olan ünlü oyuncu kimsesiz çocuklara yardım amaçlı projeler yürütmektedir. Filmlerinden bazıları Gia, George Wallace, Girl Interrupted, Alexander ve The Good Shepherd’dır.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Aslında göründüğünüz gibi değilsiniz gerektiğinde SOĞUKKANLILIĞINIZI KORUSANIZDA İÇTEN İÇE duygularınızı yaşayan ve bunu pek sık belli edemeyenlerdensiniz!!!! Çok iyi empati kurabilir ve duyarlısınızdır!!!!!Ancak biraz daha duygularınızı dışarı vurmalı ve pollyanna cılığı oynamamalısınız!!!!