BALIK (20 Şubat-20 Mart) Ah sana ne desem bilmiyorum ki. Saf mısın, salak mısın? Yüz yıl yaşasa, olgunlaşacağına daha da bir çocuklaşır bu. Ona kırılır, buna alınır, küser, kızar.... Ayyyy... İnsanın bunu düşünürken bile içi daralır. Hayatta zaman zaman önüne çıkan fırsatları bir türlü değerlendiremeyen beceriksizin tekidir. Yaşamı boyunca kolay yoldan para bulmayı hayal eder. Zaten uyumadığı anlarda, çok az istisnai durum dışında genelde hayal kuruyordur. Hep çelişkilerle doludur. Bir de sanki hiç olumsuz huyu yokmuş gibi, bir kuru inadı vardır ki... Tam bir karın ağrısı, baş belasıdır. Bunun huyuna, suyuna git, sonra canın ne istiyorsa yaptır buna. Ama bana sorarsan kendin yap daha iyi. Tam bir bunalımdır. Bir şeye moralinin bozulması için nefes alıyor olması bile yeterlidir. Ona sorsan hayatta en büyük acıları bu çekmiştir, gelen buna vurmuştur, giden buna vurmuştur. Ah zavallı daha ne yapsındır ki. Bunun bindiği gemi batar, tuttuğu dal kırılır. Anılarla yaşamağa bayılır. Geçmişinden asla sıyrılamaz. Dış görünüşe çok fazla önem verir. Öyle lider olmak gibi bir kaygısı yoktur, kıyıda köşede kendine bir yer bulsun yeter. Onu mutlu etmek neredeyse imkansız gibidir. Herhangi bir şeye bile hemen sevinebilir, ama asla mutlu olmaz. Şahsiyetsiz, karamsar, olsa da olur ama olmasa acaba daha mı iyi olurdu dedirten tuhaf insanın tekidir.
Cevarhir'in kardeşi Nazanı çocukluğundan beri sevmektedir.Ama Cevahir'in baskısından bir türlü yakınlaşamıyorlardı.Cevahir Almanya ya gittiğinde kurtuldum diye rahatlarken cevahir döndüğünde hayalleri yıkılsada 10. bölümde hayallerine kavuşacaktır.Karısı nazan'ı çok sevmektedir.Coğrafya öğretmeni ve aynı zamanda Zekai'nin okulunda müdür yardımcısıdır.
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Romatizmin kalbi Paris’te atıyor, sizin kalbiniz ise Paris’te atıyor, çünkü siz romantik bir “Paris”siniz. Aşkın, romantizmin, duygusallığın olmadığı bir dünya sizin için bir anlam ifade etmiyor. Her ne yaparsanız yapın aşkla yaparsınız; işinize aşkla sarılırsınız, en basit akşam yemeğini bile aşkla yaparsınız, işin içinde aşk yoksa “ben de yokum” diyenlerdensiniz. Siz ne yaparsanız yapın içinde aşk olduğundan dolayı herkesi büyülersiniz. Elinizin değdiği her yemek başka bir tat kazanır, ucundan kenarından bulaştığınız bir iş çok sayıda insanı büyüler. O yüzden kendine has tılsımı olan bir romantik olarak Paris’te kendinizi bulursunuz. Paris de sizde kendini bulur.
Hiç bir pisliğe bulaşmadan düzgün bir şekilde yaşadın.Hırs yoktu fazla içinde ama yinede başardın evlendin. 2 çocuğun sıradan pembe panjurlu bir evin var. Ama 20 yıl sonra sen, bugün öğretmen derste yokken arkadaşlarına kağıt atmadığın , sınavda kopya çekme heyecanını yaşayamadığın için pişman olacaksın.
Selvi: (Sadakat) Güçlü, fiziksel olarak kasli, her ortama uyabilen, hayatla fazla ugrasmayan, hosnut, iyimser, paraya meraklidir.Yalnizliktan nefret eder. Kolay kolay tatmin edilemeyecek kadar tutkuludur.Ama sadiktir. Moodu çabuk degisir. Kurallara boyun egmez. Biraz daukala (bu nedir bu?)ve ilgisizdir.