Zeka seviyeniz normalin çok çok altında(0 ila 24 arasında).Herhangi bir olay karşısında hemen hemen tepkisizsiniz.Zeka seviyeniz 2 yaşındaki bir çocuğun zekasından öteye geçemez.En fazla 30 ya da 40 yaşına kadar yaşabilirsiniz.Yürümeyi öğrenemeyebilirsiniz.Tek başınıza yemek dahi yiyemediğiniz durumlar oldukça fazladır.Hatta şuan bu testi çözmeniz bile mucizedir...
Ronaldo de Assis Moreira (d. 21 Mart 1980), Brezilya doğumlu futbolcu. Daha çok Ronaldinho veya Ronaldinho Gaûcho adlarıyla bilinir. Ronaldinho, Portekizce'de "Küçük Ronaldo" anlamına gelir. Bu lakabın sebebi ise Ronaldinho'nun küçük yaşlarda (o sırada Inter Milan'da oynayan) Ronaldo'ya duyduğu hayranlıktır. Gaûcho ise Brezilya'nın güneyindeki Rio Grande do Sul bölgesinde bazı futbolculara takılan, "mutlu" anlamında bir lakaptır.
Seni anlamak ve seninle ilişki kurmak neredeyse imkansız. Çünkü çevrendekileri kolaylıkla kandırabiliyor ve kendi çıkarlarını herşeyden üstte tutuyorsun. Ailene zaman zaman yalan söylüyor veya yaptığın şeyleri onlardan gizliyorsun. Bu da inmsanların sana şüpheyle yaklaşmasına ve inanmamasına yol açıyor. "Küçük şeytanlıklar yapmaktan bir şey olmaz" diye düşünüp şeytana uyma., çünkü her yanlış biraz daha büyük bir yanlışa yol açar. Çığ gibi büyüdükten sonra da hatalar içinden çıkılamaz bir hale gelir. Aslında içinde kocaman bir melek var. Bir an önce ortaya çıkartmak senin elinde...
Parlatıp da satamayacağınız herhangi bir ürün ya da hizmet yok. Bir şeyi parlatmak için öyle simlere, altın tozlarına vs. ihtiyaç da duymuyorsunuz… Neşeniz yetiyor. İnsanların mala mülke değil, gülmeye ihtiyacı olduğunu erken zamanda keşfettiniz. Kimseler tutamadı sizi. Aldınız hızınızı gittiniz… Önünüzde daha uzuuuuuun da bir yol var. Neşeniz bazen işinizi, insanları, ilişkilerinizi ciddiye almadığınız kanaatine neden oluyor. Hiç de öyle değil. Ekmek kapınızı da, ahbaplarınızı da, hatta bahçenizdeki börtü böceği de önemsiyorsunuz. Zaten bu yüzden uğraşıyorsunuz herkesin gözünün içi gülsün diye. Onlara hayatı akla gelmedik yönlerini gösteriyorsunuz. Zekânızla bin dereden su getirip keyiflerini yerine getiriyorsunuz. Arada taşlayıp, tapanlayıp kendilerine gelmelerini sağlıyorsunuz. Gene de yaranamadığınız, malınızı satamadığınız zamanlar olmuyor değil. Eh, siz zaten en çok kendinize gülüyorsunuz.