Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)
Sizin doğal mesleğiniz kurtarıcılık. Bu nedenle çoğu zaman, kişisel veya aile hayatında problemleri olan insanlara aşık oluyorsunuz. "Beni hep sorunlu kişiler bulur" sizin çokça sarfettiğiniz bir cümle. Bu durumdan çok yakındığınız zamanlar oluyor fakat aksi sizin için düşünülemez. Eğer bir kişinin hiç problemi yoksa, hayatını huzur içinde yaşamayı seçmiş ve başarmış biri ise size çekici gelmeyecektir. Çünkü o kişide düzeltilmesi gereken bir yön yoktur ve bu sizin asli görevinizi yerine getiremeyecek olduğunuzu gösterir. Siz aşık olmak için; problem çözücü, onarıcı, tamir edici ve kurtarıcı vasıflarınızı kullanabileceğiniz ilişkiler ararsınız. Bu yüzden daha ziyade sorunlu olan kişiler size çekici gelir.
Aslında göründüğünüz gibi değilsiniz gerektiğinde SOĞUKKANLILIĞINIZI KORUSANIZDA İÇTEN İÇE duygularınızı yaşayan ve bunu pek sık belli edemeyenlerdensiniz!!!! Çok iyi empati kurabilir ve duyarlısınızdır!!!!!Ancak biraz daha duygularınızı dışarı vurmalı ve pollyanna cılığı oynamamalısınız!!!!
Bildiğiniz tüm yolları denemişsiniz ve yine başarısız olmuşsunuz. Artık biraz kendinizi nadasa bırakma zamanı gelmiş. Biraz dinlenin göreceksiniz o zaman herşey çok daha iyi olacak. Aklınız her zaman yeni fikirler ile dolu. Ama artık bu sizi yormaya başladı. Çevrenizdekilerle bir kişi hariç bir güven sorunu yaşıyorsunuz. Takım oyununa katılmanızın vakti geldi. İnsanlara biraz müsadece etmelisiniz. O ördüğünüz özel duvarı yıkmasanızda insanlara içeri girmeleri konusunda biraz yardımcı olmalısınız. Yoksa yanlız kalabilirsiniz. Büyük bir harcama yapacaksınız. Dikkat edin.
Çalışkan olmanın yanı sıra fedakar olmanın elbette sana bazı bedelleri olacaktır ama sen zaten çook büyük kazançlar peşinde değildin mutlu bi yuvan o eski dostlarınla her akşam koyu muhabbetler edebileceğin bi mekan senin için fazlasıyla yeterliydi ama keşke hayat sen gibiler için biraz merhametli davransaydı o zaman sevdiğine de kavuşabilirdin gene de sen etrafın tarafından oldukça sevilen birisin buda sana sevgilinin hasretine dayanabilecek gücü ve kuvveti veriyor zengin ve mutlu yaşayamadın belki ama tebrikler namuslu ve şerefli biri olarak öleceksin :))
Siz ortami bulandiran Bira gibisiniz.Eglencenin dozunu ayarlamayi beceremiyorsunuz.Herseyin fazlasini istemekle kaybetmeyi bile bile seciyorsunuz.Kendinize ceki duzen vermenizin saati coktan geldide geciyor bile.Girdiginiz ortamlarda sevildiginizi unutmayin ama kendinizide kaybetmeyin..Neseniz daimi olsun.Aklinizda yerinde dursun ona sahip cikin...
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Evlilik kurumunu sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu nedenle evlenip evlenmeyeceğinizden emin değilsiniz. Bir yanınız bu kuruma kötü gözle bakmamaktan yana. Öte yandan hayat yolu çetrefilli... Yalnız yürümek kolay değil. Paylaşmadıkça da zevki yok. Size evlilik üzerine kafa yormuş biri gerekiyor. Olabilecek her türlü aksiliği öngörsün. Birikimiyle entelektüel beklentilerinize cevap versin. Onunla her türlü konuda konuşup fikir alışverişinde bulunabilin. Bilgi ve görgüsü ile çevresindeki herkesin saygısını kazansın. Ayrıca en iyi dostunuz olsun... Mutluluklar dileriz…
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Siz hayata iyimser gözlükle bakan, asil yaradılışlı, herkesi dost kabul eden,arkadaş canlısı,sıcak kanlı ve samimi birisiniz. Olduğunuz gibi görünmekten hoşlanıyorsunuz ve insanlara çabuk inanıyorsunuz. Mert olup onları incitmekten kaçınıyorsunuz. Haksızlık yapmak sizin için dünyadaki en son iş sayılır. Başka insanlardan da böyle olmalarını beklersiniz. Hareketli, neşeli ve nüktedansınız. Bulunduğunuz ortama çabucak uyarsınız. Espriler yaptığınız gibi beğenmediğiniz şeyleri de alaya alabilirsiniz. Genel olarak sözcüklerinizde acıtmayan ama insanlara dokunduran espriler yer alır. Hıncınızı sözcüklerle almayı istersiniz. Çift karakterli ve değişken yapınız sizi iki çeşit insan yapabilir. Birincisi duygusal ve içine dönük birisidir. Çekingen ve duyarlıdır. İkincisi ise cesur,ateşli,tedbirsiz
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, uzun boylu, dolgun yanakli, kirmizi - beyaz tenli, kirik burunlu, kollari adaleli ve kuvvetli bir padisahti. Devrinin en büyük ulemasindan birisi idi. Yedi tane yabanci lisan bilirdi. Âlim, sâir ve sanatkârlari toplar ve onlarla sohbetten çok hoslanirdi. Gayet sogukkanli ve cesurdu. Essiz bir kumandan ve idareci idi. Yapacagi isler hususunda, en yakinlarina bile hiç birsey sizdirmazdi.Fatih Sultan Mehmed'in ömrü seferlerle geçti. Yikilmaz diye bilinen Bizans'i yikti. Istanbul'u fethetti.Ayasofya kilisesini câmiye çevirdi.İstanbul'u fethetmesinden sonra "Fatih" lakabıyla anılmıştır. İstanbul'un fethi, Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olmuştur.Bundan dolayı Fatih, "çağ açan hükümdar" olarak da tanınır.Fatih, Müslüman Türk Milletine yapmis oldugu büyük hizmetlerle, dünyanin en büyük hükümdarlarindan birisi oldugunu isbat etmistir. Istanbul gibi, cihanin bir incisi olan, bu muhtesem beldeyi Türk Milletine kazandirmistir. Yapmis oldugu çalismalar ile, memleketinde büyük çapta bir imar hareketini gerçeklestirmistir.