Kova: Etrafınızda olup biten her şeyle ilgili ve son derece ateşlisiniz. Sürekli yeni fikirler peşindesiniz. Bu durumda, karmaşık saç modellerine ayıracak zamanınız da yok. Ancak, o doğal ışıltınızı yitirmemeniz için saç bakımınıza da özen gösterin. Kişisel saç bakımınıza uygun ürünleri kullanmayı ihmal etmeyin. Kova: Yoğun ve net kızıllar, kova kadını ile bütünleşir.
Robert Pattinson: Edward Cullen, 17 gibi görünen 108 yaşında bir vampir. (Bella'nın düşünceleri hariç)Karşısındakilerin düşüncelerini okuma, süper hızlı koşma ve her diğer vampir gibi insan üstü güce sahiptir.Kristen Stewart: Bella Swan, Lisede sondan bir önceki senesinde Phoenix, Arizona'dan Forks, Washington'a taşınan 17 yaşındaki gençkız.
Sosyal yaklaşımlara sahipsiniz Sadıksınız Adaletten yanasınız Tarafsızsınız Bir çok arkadaş ve tanıdıklarınız vardır Zenginlik veya zenginliğin sorumluluğundan çok insanlarla ilgilenirsiniz İnatcı birisiniz Dikkafalısınız Büyük değişiklikleri meydan okuma gibi kabul eder, küçük değişikliklere müsama gösterirsiniz İnsanlık ruhunu yaymaktan hoşlanırsınız Otoriter veya dogmatik ilkelerden nefret edersiniz İsyankarsınız saldırgan bir yapınız var Soru sorulmasına aldırış etmez..
Ronald Reagan hayranı olan babası bu yüzden ona Ronaldo ismini vermiştir. Profesyonel olmadan önce Andorinha, C.D. Nacional ve son olarak Sporting Lizbon genç takımında oynayan Ronaldo, 17 yaş altı Portekiz milli takımında da dikkat çekmişti. Profesyonel kariyeri yine Sporting Lizbon'da başlayan genç oyuncu, 2003 yılından beri Manchester United'da oynuyor.
Size çok çalışan bir tip diyemeyiz fakat okadar tembelde değilsiniz arası bişey sınava bir ay öncesinden değilde 4-5 gün önceden çalışmaya başlıyorsunuz arada sırada ödevleriniz aksıyor olabilir ve notlarınız 85-90 falan oluyor veya bazen daha fazla derslere katılımınızda normal sayılır kısacası siz normal bir tip siniz
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.
Tanımadığınız birisinden çok büyük bir iyilik göreceksiniz. Parasal olarak çok iyi bir fırsat olabilir bu iyilik. Akrabalar içinde birisi sizin başarısız olduğunu düşünüyor ve yardım etmek istiyor. Fakat siz kendi yolunuzda zaten emin adımlarla ilerliyorsunuz. "R" harfli bir isim size bir kötülük yapacak. Dikkat edin. Kas spazmı olabilir.
Kalbi kin tutmayan , cömert , dostlarına düşkün , hayvansever , temizlik yapmak hayatının en önemli parçası olan , huysuz ama bir o kadar da eğlenceli , komik , disiplinli , sanatın göz önünde yaşamaya rağmen işlerin mutfak kısmıyla daha çok ilgili olan - yönetmen senaristlik gibi- sevdi mi tam seven birisin
En çekicisi AB Kan grubu Bu grup sinirli ve hassas A'larla dengeli B'lerin birleşmesiyle oluşmuştur. Sonuç ise tinsel, yaşamın özellikle sonuçlarının pek farkında olmadıkları bir takım etkenlerini kucaklayan, biraz parça parça bir karekterdir. AB grubu, kan grupları arasında en çekici ve en ilginç olanıdır. Ama onların doğal karizması ardında hep kırık kalpler bırakır.
Ne kendinizi tam olarak dış dünyadan soyutlamışsınız, ne de merkezde olmayı seviyorsunuz. Sizin için "dengeyi tam oturtmuş" diyebiliriz. İnsanların sizinle ilgilenmesinden hoşnutsunuz. Ama biliyorsunuz ki sürekli merkezde olmak da tehlikeli... Bunun için zaman zaman geri planda kalmayı başarabiliyorsunuz.
Sizin durumunuz için “fena değil” demek daha yerinde olur. Hem sabırlısınız hem de testimi ciddiye almışsınız. Sosyal yaşamda ve iş ortamında pratikliğinizle göz dolduruyorsunuz. Örneğin kilosu 8 YTL olan tam yağlı Ezine koyun peynirinin 1 kilo 250 gramının kaç YTL tutacağını kafadan hesaplayabiliyorsunuz.
Ah o partiler ne kadar yorucu sizin için?.. Zannediyorsunuz ki en iyi parti çevreye en az rahatsızlık verendir. Oysa insanlar partilere dağıtmak ve dağılmak için giderler. O yüzden her şeyi kontrol altına almaya çabalamak anlamsız. Gereksiz şımarıklıklar, anlamsız gürültüler partilerin olmazsa olmazları... Partilerin doğal koşullarıyla mücadele etmeyin. Bir huyunuz daha var vazgeçme niz gereken.Partilerde çöpçatanlık yapmayın... “Gecenin çöpçatanı ben olacağım” derken kendi kısmetinizi kapatıyor olabilirsiniz... Söylemedi demeyin... Herkesi kendi haline bırakın... Göreceksiniz siz de partilerde sahiden eğlenmeye başlayacaksınız.
Belki farkında değilsiniz ama altıncı hisleriniz çok kuvvetli ve yaşamınızı kolaylaştırıyor. Neden her zaman doğru arkadaşlıklar kurduğunuzu ve hep en kazançlı işleri bulduğunuzu sanıyorsunuz? Bu, kesinlikle şans değil. Rüyalarınıza önem verin, çünkü beyniniz ipuçlarını rüya ile veriyor.
Yemek yemekle aran hiç fena değil. Özellikle sevdiğin yiyecekleri tüketmeyi çok seviyorsun, ancak acıktığın zaman gözün hiçbir şeyi görmüyor! Sabahları kahvaltı yapmaya üşendiğin için, bazen öğünlerinin de karıştığı oluyor. Bu yüzden, her sabah kahvaltı ile güne başlamalı ve beslenme uzmanlarının önerilerine dikkat etmelisin.
Hangi ortamda olursanız olun siz kendi kendinize bir melankoli yaratmayı başarıyorsunuz. Siz bu buğulu dünyadan adeta keyif alıyorsunuz ama bunu gerçekten bilinçli yapıyorsunuz. Aslında insanlar tarafından aranılan, bir çok ortamda bulunması istenilen birisiniz, çünkü bir çok insan sizin içinizdeki ‘iyi’ ve ‘temiz’ kişiliği görüp sizinle olmaktan dolayı kendilerini huzurlu hissediyor ama siz yine de bir şekilde sosyal ortamlara girerken kendinize dünyayı dar edecek kadar sıkıntı yaşatıyorsunuz. Yakın arkadaş çevrenizle ne kadar rahatsanız yeni kişilerle bir o kadar huzursuzsunuz. Bu tür kalabalık ortamlarda içinizden bir ses “kaç git uzaklaş burdan evinde yalnız ve huzurlu otur, burada ne işin var” diyor. Ama siz bu iç sese kulak vermeyin.
Aklınıza bir şey koyduğunuzda sizi hiç bir güç durduramaz.İmkan sız diye bir şey sizin sözlüğünüzde yer almıyor, siz en olmayan bir durumu bile bir şekilde oldurursunuz. Geriye dönüp baktığınızda bir çok insanın cesaret dahi edemediği girişimlerde bulunduğunuz onlarca anınız vardır. Kısacası işin içinde heyecan yoksa siz de yoksunuz. İlklere, imkansızlara, uzaklara olan koşunuz hep heyecanı bulmak için. Öylesine bir özgüvenle donatılmışsınız ki bazen aşırıya kaçıp dünya sizin etrafınızda dönüyor gibi hissediyor sunuz, sizi heyecanladıran şeyler bazen etrafınızakileri sizin adınıza endişelendiriyor. Aslında bu sizin çok da umursadığınız bir durum değil, çünkü eğer diğerlerini dikkate alacak olursanız ve onların istediği gibi bir hayat sürecek olursanız, mutsuzluk sizin için kaçınılmaz olur ama yine de diğerleriyle sizin aranızda bir denge oluşturacak küçük çözümler bulmalısınız.
Parlatıp da satamayacağınız herhangi bir ürün ya da hizmet yok. Bir şeyi parlatmak için öyle simlere, altın tozlarına vs. ihtiyaç da duymuyorsunuz… Neşeniz yetiyor. İnsanların mala mülke değil, gülmeye ihtiyacı olduğunu erken zamanda keşfettiniz. Kimseler tutamadı sizi. Aldınız hızınızı gittiniz… Önünüzde daha uzuuuuuun da bir yol var. Neşeniz bazen işinizi, insanları, ilişkilerinizi ciddiye almadığınız kanaatine neden oluyor. Hiç de öyle değil. Ekmek kapınızı da, ahbaplarınızı da, hatta bahçenizdeki börtü böceği de önemsiyorsunuz. Zaten bu yüzden uğraşıyorsunuz herkesin gözünün içi gülsün diye. Onlara hayatı akla gelmedik yönlerini gösteriyorsunuz. Zekânızla bin dereden su getirip keyiflerini yerine getiriyorsunuz. Arada taşlayıp, tapanlayıp kendilerine gelmelerini sağlıyorsunuz. Gene de yaranamadığınız, malınızı satamadığınız zamanlar olmuyor değil. Eh, siz zaten en çok kendinize gülüyorsunuz.
Kabul edin, yalanlarınız kimi zaman işe yarıyor, kimi zaman ise yakalanıyorsunuz. Normal şartlarda karşınızdakini kolaylıkla ikna edebilen birisiniz ama iş yalana gelince bunalıyorsunuz. Yalan bulmak söylediği yalanı yıllar sonra bile hatırlamak zorunda olmak size göre işler değil buna mesai harcamak bile size gereksiz geliyor, "doğru neyse onu söylerim, bedeli neyse de öderim" diyorsunuz çoğu zaman. Kesinlikle doğru yoldasınız, çünkü sizin de hissettiğiniz gibi yalan etik anlamda yanlış oluşunun dışında fazlasıyla beyin yoran bir yöntem ve sizin buna ekstra efor sarfetmeye vaktiniz yok.
Son zamanlarda bazı şeylerin istediğiniz gibi gitmediğini fark etmiş olmalısınız. Sanki mutluluğun gittikçe ellerinizin arasından kaydığını ve yavaş yavaş gözden kaybolduğunu hissediyorsunuz. Kesinlikle bir değişikliğe ihtiyacınız var çünkü şu anda yaptıklarınız işe yaramıyor ve sizi mutlu etmeye yetmiyor. Silkelenip kendinize gelmelisiniz ve ne pahasına olursa olsun, hayatınızın rotasını değiştirmelisiniz.
Siz tam anlamıyla bir özgür ruhsunuz.Aykırılık sizin doğanızda var. Herkezin yaşadığı yerlerde yaşayamaz, kısıtlamalara tahammül edemezsiniz.Kendine has dünyanız ile diğerlerinden kabul beklemek size göre değildir.Işte bu yüzden siz özgürlükler şehri Amsterdamsınız kimin ne yaptığını sorgulamayan, iyi kötü ayrımının diğer şehirlerden çok farklı kriterlerle belirlendiği hatta belirlenmediği şehir Amsterdam. Siz de Amsterdam gibi sıradışı bir hayatın insanısınız günlük rutinlerden çabuk sıkılır, birçok insanın konfor tabir ettiği özelliklere burun kıvırırsınız. Tatil anlayışınız bile bu nedenle en sade ve bohem olanından yanadır. “Amsterdam” adeta sizin göbek adınız.
Hayat boyu sanık konumundasınız. Neden mi? Çünkü hem sorumluluk almayı sevmiyorsunuz, hem de maymun iştahlısınız. Duygularınız ve içgüdüleriniz mantığınızdan önde gidiyor. Sonuç mu, yarım kalmış birçok şey, boşa zaman kaybı vs... Birilerine karşı "Ama"larla başlayan cümlelerle kendinizi savunmak zorunda kalıyorsunuz hep. Yaramaz bir çocuktan farkınız yoksa, bu sizi sanık konumuna sokar. Keşke köşelerde tek ayak üzerinde dursanız, ama öyle olmuyor. Yaptıklarınızın bedelini, yani cezayı sizin için endişelenen sevenleriniz ödüyor.
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Olaylar ve durumlar karşısında kolay paniğe kapılan, ters giden bir durumda derhal fiziksel belirtiler gösteren, yüksek ölçüde panik birisiniz. Yaşamınızı sürdürürken kimi zaman soğukkanlı olmanız gerekmekte. Bu sebeple rahatsız edecek kadar panik bir kişiliğiniz varsa uzman yardımı almanızı öneriyorum.