KOÇ (21 Mart-20 Nisan) Sözünde duramayan, özgüveni olmayan, gıcık şahsiyet. Hayat boyu illa birileri onu iteleyecek. Var ya, bütün ev kuşları, ana kuzuları genelde bu burçtan çıkar. Bunun sevdası bile bir halta yaramaz. Genelde platonik takılır haspam. Yoktur ki cesaret denen şeyin zerresi bunda, gidip de söylesin. Hadi bir mucize oldu zar zor söyledi ve siz de bir halt edip buna uydunuz. Eğer uçarı, hayatla eğlenen, aşkta heyecan arayan bir kişi iseniz bittiniz kuzum siz. Duygusal takılır bu koçlar. Sıkıcı mı sıkıcıdır. Her an ahlanmaya meyillidir. Ona bir şeyi bin kere anlatın anlamaz. Bir de anladım havaları ve sonunda anlattığınız şeyin tam tersine yorumları yok mudur.Deli olursunuz. Soru sorup ne olduğunu anlamaya kapasitesi yetmez. Ama toplum tarafından sevilir. Niye, çünkü kendinden başka kimseye bir zararı yoktur. Öyle hileyi, yalanı becerecek zeka yoktur ki onda. Siz ona fıkra anlatın o gülsün, bir şey anlatın o dinlesin. Başka bir işe yaramaz. Kıskanç, gıcık ve sıkıcıdır.
Siz ortami sicak ve samimi tutan Viski gibisiniz.Kendinizle yasam hiziniz Viski ayarinda yavas ve zevkli.Basiniza bela ve dert getirmemesini iyi biliyorsunuz.Yasam tarziniz size yeterince mutluluk zaten sagliyor.Girdiginiz ortamlarda saygi ile karsilaniyorsunuz.Buda sizi mutlu ediyor.Neseniz daimi olsun.Her zaman bu felsefenizi koruyun...
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Yağmur musun? Yoksa güpegündüz görünen bir ay mı? Sağanak mısın? Yoksa kendi ışığını kendinden çalan mı? Nitelik,imge,hoyratlık,sadelik,karmaşalık herşey sende gizli... İstediğini, istediğin zaman çıkarıyorsun... Bir mavzer gibi beklemektesin. Yeri geldiğinde mermiler saçıyor, yeri gelince çiçekler açıyorsun... Ve bunları doğru anlarda yapman, sana sen istemeden anlam yüklüyor... Yürü! Bu yolda yürü!..
Çok ayrıntıcısınız, hem de çok. Makul ve mantıklı bir sebebin sunulmadığı, daha iyisi tarafınızdan bulunmadığı hiçbir şeye inanmanız mümkün değil. Sizin için yalnızca, bilgisini akılcı yollarla elde ettiğiniz haller, olaylar ve şeyler geçerli. Ama bilginin mutlaka kanıtlanabilir olması da gerekiyor. Analitik bakış açınızla, zaten siz deşmişsinizdir konunun altını üstünü. Çok düşünüp, kılı kırk yarmışsınızdır… Bu kadar da düşünmeyin canım! Bazen çok karmaşık zannettiğimiz şeyler aslında fazlasıyla basittir. Arada ağları sıkı örmemek, size de rahat bir nefes aldıracaktır.
Duygu-mantık dengesinin mükemmel olması, size hayat boyu doğru karar olarak geri dönüyor. Kendinizinkiler dahil, bütün sorunlara uzaktan bakarak gereken manevraları yapabilme yeteneğiniz sayesinde yapıyorsunuz bunu. Bu da sizi yargıç yapıyor. Zaten bir denge insanı olarak adalet duygusunun çok iyi gelişmiş olmasının sürpriz sayılmaması gerekir. Yine de pişmanlık yaşamama adına duygularınızı fazla bastırmamanız önerilir. Fazla özverilisiniz. Başkalarına olduğu kadar kendinize de adil olun. Biraz kendiniz için yaşayın.