Siz eğer karşınızdaki kişiden hoşlanmıyorsanız onu etkilemek için ekstra bir çabaya girişmezsiniz. Etrafınızdaki herkes tarafından beğenilmek gibi bir arzunuz yok, böyle bir tavır da size çoğu zaman anlamsız geliyor ama eğer birilerini etkilemek istiyorsanız kimse sizi durduramaz ve bu durumda tüm silahlarınızı çıkarırsınız. Hoşlandığınız kişilere karşı bilinçli veya bilinçsiz etkileyici tavırlar sergileyerek onun gözünün sizin üzerinizde olmasını sağlarsınız. Bu yapınız size aşk hayatınızda başarı sağlamaktadır, bu yüzden karşılıksız aşk pek size göre birşey değildir. Karşılığını alamadığınızı düşündüğünüz bir aşk var ise emin olun ki siz o kişiye gerçekten aşık olmamışsınız demektir, çünkü olsaydınız sizin yapınızda biri ne yapar ne eder o kişiyi elde ederdi.
Siz efendi olmayı hiç istemiyorsunuz ama bu muameleyi görüyorsunuz. Çünkü insanlarda ilk uyandırdığınız izlenim saygınlık. Sükunetiniz, ölçülülüğünüz, hoşgörünüz ve gelişmiş mizah duygunuz herkeste hayranlık uyandırıyor. Bir de insanlarla aranıza koyduğunuz o belli belirsiz mesafe var tabii.
Ruh ikiziniz çok eski çağlarda yaşamış ve hayata veda etmiş birisi, ya siz dünyaya biraz geç geldiniz yada o erken... Seyrettiğiniz tarihi filmlerde, dolaştığınız tarihi mekanlarda hissettiğiniz o garip duygu bu yüzdendir. Çünkü sizin bir parçanız yani, ruh ikiziniz o dönemlere tanıklık etmiş. Çevrenizdeki kişilerin size herşeyi biliyormuşsunuz gibi davranmalarında, size akıl danışmalarında ruh ikizinizin size kattığı bilgece duruşun da çok etkisi var.
Ne kendinizi tam olarak dış dünyadan soyutlamışsınız, ne de merkezde olmayı seviyorsunuz. Sizin için "dengeyi tam oturtmuş" diyebiliriz. İnsanların sizinle ilgilenmesinden hoşnutsunuz. Ama biliyorsunuz ki sürekli merkezde olmak da tehlikeli... Bunun için zaman zaman geri planda kalmayı başarabiliyorsunuz.
Kendinizi çok yalnız hissediyorsunuz, en kalabalık ortamlarda bile kendi dünyanıza çekilip yalnızlığınızı yaşıyorsunuz. Bu kadar ıssız olmak tamamen sizin tercihiniz. Diğer insanlar sizin enerjinizi tüketiyorlar gibi hissediyorsunuz ama bu gerçekten bir yanılsama. Bazı insanlar, sohbetleriyle, problemleriyle veya tamamen farklı hayat anlayışlarıyla sizi yoruyor olabilirler ama her insandan öğrenebileceğiniz bir şeyler olduğunu unutmayın. Yaşadığınız bazı kayıplar veya üzücü bir takım olaylar sizi bu yalnlızlığa sürüklemiş olabilir ama kısa sürede bu melankolik ruh halinden çıkmalı ve insan içine karışmalısınız.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.