Romantik ve tatlı birisin. Zaman zaman kırılgan görünebiliyorsun. Ama belki de sen aşık olmayı seviyorsun! Aşkı, elle tutulabilecek bi' hayal olarak görüyorsun. "O"nun bi' şair-prens/prenses olmasını hayal ediyorsun... Peki ya "son derece normal" bi' çocuk seni beğeniyorsa n'olcak ? Önündeki aşkı tepecek misin ?
Muhtemel bir 80'ler ortası insanısın ve yine gençliğin salvar model pantolonlarin giyildigi, beyaz spor ayakabilarin dillerinin disari cikartildigi, kazaklarin pantolan icine sokuldugu, saclarin arkalarinin koyun gibi uzatildigi donemin adamısın. Belki de Black Sabbat ve diğer 80'lerin muhteşem metal gruplarından etkilenip deri pantolonlarla dolaşmışsındır. 70'lerin sonundan 80'lerin başına kadar hüküm süren bir Hippi olma ihtimalin bile var.
BUNHONGSIN- THE RED SHOES – KANLI AYAKKABI Ne kadınlar gördüm ayağında ayakkabısı yoktu, ne ayakkabılar gördüm içinde hanım yoktu. Konu: Eşinin kendisini aldattığını öğrenen Sunje, kızı Tesu'yu da alarak evi terkeder. Kızı ile beraber yeni bir hayata başlamaya karar veren genç kadın, uzun zamandır ara verdiği mesleği olan doktorluğa da devam etme niyetindedir. Bir akşam, yeni tuttukları eve dönmek için metroya binen, sahipsiz bir çift ayakkabı bulur. Genç kadın ayakkabıların göz kamaştırıcı güzelliğine karşı koyamaz ve onları alır. Yeni evlerine alışmaya çalışan genç kadının kızıyla ilişkisi gizemli ayakkabı nedeni ile altüst olur. Ayakkabıları gören herkes onları giymek için önüne geçilmez bir istek duymaktadır. Ancak ayakkabı, kökleri yıllar öncesine dayanan bir laneti barındırmaktadır. Ayakkabı, arzularına yenik düşüp kendisini giyen herkese ölüm getirmektedir. Ayrı ayrı, ayakkabının büyüsüne kapılan Sunje ve kızı kendilerini hiç bitmeyecek bir kabusun içinde bulurlar. Kızını kaçınılmaz sondan korumak için ayakkabının esrarını çözmeye çalışan genç kadın, benliğinin derinliklerinde yatan korkunç sırlarla da yüzleşmek zorunda kalacaktır
Sen Nero'sun. Devil May Cry 4 serisinde karşımıza çıkan baş karakterdir. Kendisi bir yaratık avcısıdır. Silah olarak Red Queen adında, bir motosiklete gaz verirmiş gibi kılıcın kabzasını da o şekilde döndürerek güç verdiği ,iri kıyım bir kılıç, Blue Rose adında Magnumu andıran ama çift atar büyük bir silah ve Devil Bringer adındaki mavi ışıklar saçan sağ kolunu kullanmaktadır. Tabiki onunda her genç gibi başında bir aşk vardır.
Sємih...Laкaвı ηöвєтςi qσLćüdüя.мaςıη вaşıηda qiяdiği zaмaη єткiLi dєğiLdiя Faкaт Sση 30 daкiкa кaLa qiяdiğiηdє qσLüηü γazaя.25 γaşıηa qєLмişтiя aмa haLa qєης Sємih diγє aηıLıя,hєp кяiтiк qσLLєя aтaя,Sση γaяıм Saaтiη γıLdızıdıя.Sση γaяıм Saaтiη єη iγi тσpςuSuduя,ςσк вaLLıdıя dєFaηSa ςaяpSa вiLє qσL σLuя hєp...
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Çok çocuklu bir ailenin oğlu. Kafası derslerinden çok para kazanmaya çalışıyor. Ailesi hiçbir ihtiyacına karşılık veremediği için çocukluğundan beri pazarlarda, orda burda çalışarak kendine bakmayı öğrenmiş. Ailesi kötü değil ancak, maddi ve manevi sorunları yüzünden Rıza’yla ilgilenemiyorlar. Rıza büyürken hayatın acımasız kuralları olan bir oyun olduğunu, bu oyunda kazanmak için her zaman hile yapmak gerektiğini öğrenmiş. Hile, kurnazlık ve yalanları, arkadaşları söz konusu olunca bir kenara bırakıyor.