Faşist Lider..Almanya'nın führeri,yahudilerin düşmanı.. Dediğim dedik birisin,çoğunlukla düşüncelerini başkalarının da benimsemesini istiyorsun ve bunu yaparken de kaba ve kırıcı olmaktan çekinmiyorsun.Ağır,oturaklı,fazla konuşmayan,yeri geldiğinde susmayan,ciddi kişiliğinle tanınan birisin.Kendinden olmayan insanlarla yaşamayı sevmiyorsun,kibirlisin ve kendini diğer insanlardan üstün görüyorsun.Kız erkek ilişkilerine gelince;çok kıskanç ve sertsin,kesinlikle romantizm sana göre değil değil ayrıca ilşikide senin sözün geçerli,sen maçosun.Muhtemelen kundura ayakkabı,kumaş pantolon,gömlek giyiyor,tesbih sallıyor ve yere tükürüyorsun:D..Olaylar karşısında düşüncelerin çok net,tereddüt etmiyorsun,uzlaşmacı değilsin.Kavga,çatışma,gerilim gibi kavramlar tam sana göre..İdeolojik görüşün Totaliter rejim(faşizm);halkın egemenliğinin ortadan kalktığı ve baskıcı bir toplum yapısnı benimsiyorsun,bütün insanların aynı tip olmasını istiyorsun.
Öss adeta sizin hayatınızın bir parçası olmuş, siz araştırma yapmayı,kitap okumayı çok seven birisiniz, sizin için öss yi kazanmak zaten garanti olan bişey,siz hangi üniversiede okuyucağınızı(boğaziçi,odtü,cerrahpaşa) düşünüyosunuz.belkide şirin uslu bi öğrenci olursan dereceye bile girersin ;)
Oldukça kurnazsın ve tehlikeli bir rakipsin.Genelde rakibinin hatalarıyla maç kazanıyorsun.Maç içinde genel taktiğin rakibinin sana arkasını dönmesini beklemek ve kalkar kalkmaz beklemediği anda deyim yerindeyse tos atarak yere deviriyorsun bitirici hareketin de bu yani spear.Senin adın Adam Joseph Copeland yani Edge.
Senin icin bu iki ülkeden hangisi daha fazla anlam ifade ediyor? en cok etkilendigin sey nedir? yoksa bir zamanlar dunyaya bilgiyi,gizemi,satafatı,zenginligi,görkemi sunan yüce imparatorluk, krallar kraliceler ülkesi mısırdamıydın?piramitlere bakarken seni cagırdıgını duyuyormusun nil nehrinde bi kayıkta günesin batısını izlemeyı hayal edıyormusun,yoksa bunlar degıl benım ıstedıgım,resmıne baktıgımda huzur buldugum tek yer dubaimi diyorsun evet huzur buluyorsun cunku bır zamanlar bu ıkı ülkeden bırındeydın ve cok mutlu bır hayata sahıptın neden bır zamanlar yasadıgın sokagı bulmaya gıtmıyorsun,pisman olmayacaksın..
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Peter'ın anne ve babası o henüz bir bebekken geçirdikleri uçak kazası sonucu hayatlarını kaybetmişlerdi. Ailesinin ölümünden sonra Peter'ı amcası Ben ve yengesi May kendi himayelerine alarak, onu kendi öz çocukları gibi severek yetiştirdiler. Peter oldukça zekiydi ve özellikle kimyaya özel bir yeteneği vardı. Fakat 15 yaşında bir lise öğrencisiyken sosyal hayatı pek de parlak sayılmazdı. Okulda sürekli 'inek' muamelesi görür, özellikle okul takımının yıldızı Flash Thompson ve arkadaşları tarafından her gün itilip kakılır, onunla dalga geçilirdi... Taki o genleriyle oynanmış örümcek tarafından sokuluncaya dek.