Onu detaylarla etkiler, çok çaba harcayarak keşfettiğiniz ve hareket etmek için biraz emir beklediği yönünü keşfedip gerekli noktalarda müdahale ettiğinizde büyük bir zafer kazanırsınız. En ufak ayrıntılara takılışı, baktığında mükemmeli görüşü yüzündendir. Sizde de aynı durum söz konusu olacaktır mutlak. Eleştirilerinin sizin mükemmel halinizi görmesinden ve ufak tefek aksaklıkları sadece sizi düşündüğü için düzeltmeye çalışmasından olduğunu bilemlisiniz. Hayata entellektüel bir çerçeveden bakması duyguları anlamasına veya umursamasına engel değilir; ancak ona hislerinizi uzun uzun oturup açıklamanız gerekebilir.
Kusura bakmayın ama söylediğiniz yalanların hiçbirine kimse inan mıyor, hatta o kadar zorlanıyorsunuz ki, insanlar sizin söyledikle riniz karşısında gülmemek için kendilerini zor tutuyor. İyisimi siz yol yakınken dönün ve yalan söylemek için kendinizi zorlamayın. Yalan söyleyememek elbetteki bir kusur değil, hatta sizi bu konu da tebrik etmek gerekir çünkü bu zamanda zor bulunan nadide bir saflığınız var.
Çoğu insan için 3 boyutludur hayat! İleri-geri, sağ-sol, yukarı-aşağı... Asaf için böyle değildir... Boyutlar beşe , altıya yükselir... Tam merkezindedir o hayatının! Gelirler giderler, çıkarlar,inerler. O, onlarla gelir, onlarla gider... O, onlarla iner onlarla çıkar... Zaman farklı işler, Görünenler farklı görünür... Ve çoğu an da Asaf olmak Özdemir olmaktan zordur! Senin de zoru "çoğu zaman" değil, her zaman başarabilmen dileğiyle...
Kibirli, bencil ve aşırı baskın birisi olarak görülüyorsun. İnsanlar size hayranlık duyup sizin gibi olmak isteyebilirler ama size her zaman güvenmezler ve sizinle çok yakın ilişkide olmaktan kaçınırlar. Ama bu size bir karizma katıyor. Biraz daha alçakgönüllü olmayı deneyebilirsiniz:)
Önümde bir karanlık yol.Benimle yürür müsün.Zemini meçhul bi yol.Yanımda yürür müsün.Gönlümün aşk parçası.Kalbimi dinler misin.İlahi bir aşktır bu.Şakayla karışmasın.Benim derdim seninle.Kal yanımda hep böyle.Benim derdim seninle.Sorma sorma.Hiç bir kimse anlamaz beni senin gibi.Hiç bir kimse inanmaz bana senin gibi.Hiç bir kimse karışmaz kana senin gibi Ruhumun ta dibinde.Raks eder senin sesin.Vurgun yemiş gönlüme.Ne eylesen nafile...
Romantik ve tatlı birisin. Zaman zaman kırılgan görünebiliyorsun. Ama belki de sen aşık olmayı seviyorsun! Aşkı, elle tutulabilecek bi' hayal olarak görüyorsun. "O"nun bi' şair-prens/prenses olmasını hayal ediyorsun... Peki ya "son derece normal" bi' çocuk seni beğeniyorsa n'olcak ? Önündeki aşkı tepecek misin ?
Halinizden memnunsunuz. Bu tip toplumsal iletişim sitelerinin; sık göremediğiniz arkadaşlarıyla görüşebilmek, onlarla hayatlarındaki olayları paylaşabilmek, sosyal ağ kurarak 2000li yıllardaki yeni iletişim araçları olduğunun bilincinde olan arkadaşlarınız çoğunlukta. Haliyle siz de onlara uyum sağlayabiliyorsunuz. Etrafınızdaki arkadaşlarınızla, farklılıklarınız olsa dahi , birbirinizi seviyor ve hoşgörü gösteriyorsunuz. Ancak yeni arkadaşlıklara da çok kapalı olmayın, insanlar her türlü tanışabilir. Sanal insan diye bir kavram yok, bilgisayarının veya telefonunun başındaki herkes gerçek bir insan. Böyle devam edin ;) Eğer ki buna uymadığınızı veya uymayan arkadaşlarınızın olduğunu düşünüyorsanız, faceBOK sayfasında tepki gösterebilrsiniz. http://www.facebook.com/pages/FaceBOK/75551060185 Geçmiş olsun ;)
Kendine güvenen, hareketli ve enerjik yapısıyla toplum içinde fark edilir. Otoriterdir ve otorite kurmaktan keyif alır. Dik başlıdır ve hata yaptığında bunu kabul etmek istemez ve bencil davranışlar sergiler.Özgürlüğüne fazlasıyla düşkündür. Dostları ve arkadaşları için yapmayacağı şey yoktur
Sempatik bir görüntünün, tüm kapıları açan bir anahtar olduğunun farkındasınız. Çevrenizle ilişkilerinizde kendinize fazlasıyla güveniyorsunuz ve beceriklisiniz. Dikkat etmeniz gerekenler: Düzgün davranmaya o kadar uğraşıyorsunuz ki, içinizdeki 'ben' bir türlü dışa çıkamıyor. Ara sıra taşkınlıktan çekinmeyin. İçinizdeki 'ben'i dışarıya çıkarın, gerçekten neyi arzuluyorsanız onu yapın ve herkes sizi daha az sevecek diye endişelenmeyin.
Muhtemel bir 80'ler ortası insanısın ve yine gençliğin salvar model pantolonlarin giyildigi, beyaz spor ayakabilarin dillerinin disari cikartildigi, kazaklarin pantolan icine sokuldugu, saclarin arkalarinin koyun gibi uzatildigi donemin adamısın. Belki de Black Sabbat ve diğer 80'lerin muhteşem metal gruplarından etkilenip deri pantolonlarla dolaşmışsındır. 70'lerin sonundan 80'lerin başına kadar hüküm süren bir Hippi olma ihtimalin bile var.