Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Güya sinsi sinsi bakınan, sinsi sinsi yürüyen, sinsi sinsi planlar kurup o sevimsiz sarı kuşu mideye indirmeye çalışan gayet salak ama müthiş sevimli siyah beyaz kedicik. Kırmızı burnunu ısırasım gelir sık sık. Bir de 'öksürük tıksırıp hapşuruk höksürük hıksırık' şeklinde uydurma bi öksürmesi vardır ki, hastasıyım...
Dizide Sidney'den Los Angeles'a seyahatleri sırasında geçirdikleri bir uçak kazası ile bir adada mahsur kalan insanların öyküsü anlatılmaktadır.Her bölümde, karakterlerden birinin geçmişine gidilerek aslında grubun adadaki deneyimlerini anlatan ana senaryo beslenmektedir. Bu adada mahsur kalan 48 kişi arasında değişik karakterler mevcuttur; bir cerrah, bir iletişim subayı, bir rock yıldızı, bir kanun kaçağı, bir inşaat işçisi, bir dolandırıcı, bir milyoner ve daha birçok enteresan özelliğe sahip insan... Bu insanlar, daha adadaki ilk günlerinde adanın mistik güçlere sahip olduğunu farkederler. Uçak kazasında hayatta kalmayı başarmışlardır, ancak asıl hayatta kalma savaşı şimdi başlamaktadır. Adadakiler, hayatta kalmak için birlik olmanın gerekliliğini henüz çözemeden, bazı kişiler arasında kavgalar çıkmaya başlar ama sonradan başlarına gelen trajik olaylar, onları birlik olmaya iter. Çok geçmeden, adada yalnız olmadıklarını anlarlar. Adaya 16 yıl önce gelmiş birilerinin bıraktığı imdat çağrısını duyarlar. Bütün bu trajik olaylara bir de yeraltına açılan gizemli bir kapı da eklenince, adadakiler için hayat iyice zorlaşır.
Yok kardeşim senin amacın okumak değil! Okulda karı kız peşinde misin nesin? Tabi bu laf erkekler için geçerli! Eğer kızsan kesin koca arıyorsun sende! Ayrca üniversite okuyorsan eğer nasıl ordasın şuan çözebilmiş durumda değilim! Kesin kopyadır yaa kesin! Ne diyim ben sana bilmiyorum ki! Yazık babanın parasına ya walla yazık! Giit Sanayide kendine bi iş bul ya! Bir yerden mesleğe başla sen! Demirci, tornacı, kaportacı falan...
Sizin temel düşünceleriniz genelde işleri nasıl sonuçlandıracağınızı planlamak üzerine yoğunlaşmış. Sistematik bir yaklaşım geliştirerek işleri, ilişkilerinizi ve hatta yaşamı anlamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi çevrenizde ki kaynakları arttıran bir insan olarak görüyorsunuz. Çevrenizdeki yetenekleri ve kaynakları araştırıyor, deneme yanılma yolu ile dünyanızı tanımaya çalışıyorsunuz. Keşifleriniz ile yetenekli insanları ve kaynakları doğru yerde kullanma gücünü kazanıyorsunuz. Eğlenmek sizin için bir olaydaki bütün gerçekleri araştırmak ve tüm parçaların doğru yerine oturmasını sağlamak demektir. Siz bir işte ya da ilişkideki başarılı kısımları büyük bir dikkat ve zevkle incelersiniz. Her başarılı bölüm sizin için tekrar değerlendirebileceğiniz ya da başka bir alanda yeniden kullanabileceğiniz değerli bir parçadır. Birçok kişinin şaşkın ve hayranlık dolu bakışları altında siz var olan kaynaklardan yeni ve orijinal kavramlar, fikirler, olgular yaratırsınız. Teknik yaklaşımınız, rahatlıkla eksik yapılan işleri hemen görmenizi sağlar. Bu başkalarında kendilerini savunma ihtiyacı doğurabilir ve sizi aşırı ciddi olmakla suçlayabilirler. Genelde bir hata yapıldığında siz bunu fark eden ilk kişi olduğunuz için insanlar sizden çekinmeye başlayabilir. Fazla hareketin olmadığı bir ortamda özellikle dikkatli olun. Yeniliklerin olmadığı bir ortamda kendinizi değişmez bir döngü içinde hissedebilir ve mutsuzluk yaşayabilirsiniz. Başkaları sizi negatif, mızmız yada sorun arayan birisi olarak görebilir. Gerçekte siz aslında sadece kayıpsınız ve ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz. Eğer sarıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, kişisel gelişiminiz başkaları ile olan ilişkilerinizden daha önemli demektir. Eğer portakal rengini sarıdan daha çok seviyorsanız, başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan daha önce düşünüyorsunuz demektir.