Çalışkandırlar; çok gelişmiş ödev duyguları vardır, hedeflerine ulaşmak için hiç yorulmadan saatlerce çalışabilirler. Bu sayede başkalarının saygısını kazanırlar. Para konusunda eli açık ve yardımseverler olmalarına rağmen tutumludurlar ve tasarrufu severler. Erken yaşlarda geleneklere, kurallara ve düzenlemelere adapte olurlar. Hastalıklara karşı dirençlidirler. Dişleriyle ve kemikleriyle ilgili problemler yaşayabilirler. Bu yüzden sürekli egzersiz yapmaları ve kemik sistemini
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Ah o partiler ne kadar yorucu sizin için?.. Zannediyorsunuz ki en iyi parti çevreye en az rahatsızlık verendir. Oysa insanlar partilere dağıtmak ve dağılmak için giderler. O yüzden her şeyi kontrol altına almaya çabalamak anlamsız. Gereksiz şımarıklıklar, anlamsız gürültüler partilerin olmazsa olmazları... Partilerin doğal koşullarıyla mücadele etmeyin. Bir huyunuz daha var vazgeçme niz gereken.Partilerde çöpçatanlık yapmayın... “Gecenin çöpçatanı ben olacağım” derken kendi kısmetinizi kapatıyor olabilirsiniz... Söylemedi demeyin... Herkesi kendi haline bırakın... Göreceksiniz siz de partilerde sahiden eğlenmeye başlayacaksınız.
Siz tam anlamıyla bir özgür ruhsunuz.Aykırılık sizin doğanızda var. Herkezin yaşadığı yerlerde yaşayamaz, kısıtlamalara tahammül edemezsiniz.Kendine has dünyanız ile diğerlerinden kabul beklemek size göre değildir.Işte bu yüzden siz özgürlükler şehri Amsterdamsınız kimin ne yaptığını sorgulamayan, iyi kötü ayrımının diğer şehirlerden çok farklı kriterlerle belirlendiği hatta belirlenmediği şehir Amsterdam. Siz de Amsterdam gibi sıradışı bir hayatın insanısınız günlük rutinlerden çabuk sıkılır, birçok insanın konfor tabir ettiği özelliklere burun kıvırırsınız. Tatil anlayışınız bile bu nedenle en sade ve bohem olanından yanadır. “Amsterdam” adeta sizin göbek adınız.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.