En cesur ve güçlü 0 Kan grubu Bu kan grubu taşıyan herkes gücü, dayanıklığı, kendine güveni, cesareti, sezgiyi ve tanrı vergisi bir iyimserliği genetik hafızalarında taşırlar. Sağlıklı bir bünye ve iyimserlikle desteklenmiş liderlik özellikleri (güç, etki, güvenirlik) ve başarı için gerekli güdüler size kalan 0 grubu mirasıdır.
Dediğim dedik birisin,çoğunlukla düşüncelerini başkalarının da benimsemesini istiyorsun ve bunu yaparken de kaba ve kırıcı olmaktan çekinmiyorsun.Ağır,oturaklı,fazla konuşmayan,yeri geldiğinde susmayan,ciddi kişiliğinle tanınan birisin.Kendinden olmayan insanlarla yaşamayı sevmiyorsun,kibirlisin ve kendini diğer insanlardan üstün görüyorsun.Kız erkek ilişkilerine gelince;çok kıskanç ve sertsin,kesinlikle romantizm sana göre değil değil ayrıca ilşikide senin sözün geçerli,sen maçosun.Muhtemelen kundura ayakkabı,kumaş pantolon,gömlek giyiyor,tesbih sallıyor ve yere tükürüyorsun:D..Olaylar karşısında düşüncelerin çok net,tereddüt etmiyorsun,uzlaşmacı değilsin.Kavga,çatışma,gerilim gibi kavramlar tam sana göre..İdeolojik görüşün Totaliter rejim(faşizm);halkın egemenliğinin ortadan kalktığı ve baskıcı bir toplum yapısnı benimsiyorsun,bütün insanların aynı tip olmasını istiyorsun.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Her olayın başlangıcı ve bitişi sizin elinizde değildir bu düşünceden uzaklaşmanız gerekiyor. Size karşı yapılan iyilikler de bile şüpheye düşüyorsunuz. Hafif bencillik ve güvensizliğin alışkanlık haline gelmesine izin vermeyin. Gereksiz yere münakaşaya girmekten ve partnerizin sabrını ölçmekten hoşlanıyorsunuz, bu da insanları sizden soğutuyor olabilir. Yardımlaşmayı ve birlikten güç doğar kavramını tekrar düşünmelisiniz. Kararsız kaldığınız konular da yardım ihtiyacı duyuyor ama genelde size verilen fikirlerin tersini uyguluyorsunuz. Sadece herkes sizin kadar doğru kararı verebiliyor mu merak ediyorsunuz.
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…