G3, 20 adet 7.62x51mm NATO fişekli şarjörle beslenir. Tüfeğin üzerindeki değiştirme düğmesi sayesinde istenilen şekilde atış sağlanabilir. Düğme "E" veya "1" seçeneğine getirildiğinde tüfek tek tek tetiğe her basıldığında ateş alır. Eğer düğme "F" veya "20" seçeneğine getirilirse tüfek tam otomatik atış yapacaktır. Düğme "S" veya "0" seçeneğine getirildiğinde ise tüfek güvenlidir, tetik mekanik olarak devre dışı olur. Bu seçenek kaza ile ateşlenmesini engeller. Tam otomatik seçeneğinde tüfek dakikada 500-600 adet kurşun atabilmektedir. Ayrıca G3 boşken 4,25 kilogram, doluyken 4,5 kilogram çekmektedirTürkiye de G3 kullanan ülkeler arasındadır. Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu(MKE), G3A7 adlı tüfeğin lisansını alarak üretmektedir ve TSK tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. G3A7, G3A3 modelinin MKE tarafından geliştirilmiş versiyonudur.
Sen dört sınıf arasındaki en sempatik ve iyi kalpli sınıftasin.en önemli özelliğin insanları birbirinden ayırmayıp hepsine şefkatle yaklaşmak.dürüstlüğün ve adaletliliğin kişiliğinin vazgeçilmez bir parçası.bir insanın sahip olabilceği en iyi dostsun.hiçbir olaya karışmazsın fazla iyisin biraz saf olmamaya özen göster kullanılabilirsin bizden uyarı :))
Bir çift güzel kelam, tatlı söz... O kadar işte. Lakin klişeler bertaraf edilmeli, bilindik şiirler ezberden söylenmemeli. O zaman karşınızdakinin işini ciddiye alan bir romantik değil, boş zaman eğlencesi arayan bir çapkın olduğunu fark ediyorsunuz. Ne kadar romantik olsanız da kolayca kandırılamıyorsunuz. Hatta kırılganlığınız nedeniyle kendinizi romantizmin amiyane versiyonlarına karşı aşırı koruyorsunuz. Hareketli bir aşk hayatınız olduğunu söyleyemeyiz, ama baştan çıkma stratejiniz sayesinde o hayat son derece bereketli..
BAŞAK (24 Ağustos-23 Eylül) Hemen hemen her şeye kolayca uyum sağlar. Çünkü başka türlü ortam yapamaz, çevre genişletemez. Sırf çevresindekiler eksilmesin diye kendi fikirlerini savunmaktan korkar. Zaten kim karşısında her söylediğine he diyen bir tip istemez ki. Bunun en sinir bozucu huyu, insanlarla konuşurken onların, rahatsız edecek kadar gözlerinin içine dik dik bakmasıdır. Genelde efendi takılır. Ama içten içe her türlü çılgınlığı yapmaya meyillidir. Şıpsevdidir, sessizdir, kuruntuludur ve genelde dalgındır. Sizinle konuşurken çoğunlukla kafasından başka şeyler geçer. Yaptığı iyilikleri en ufacık bir hatanızda her an başınıza kakabilir. Fazla alaturkadır. Ayrıca saplantılı tipin tekidir. Şıpsevdiliğine rağmen birine kafayı taktığı zaman karşısındakini bayana kadar zorlar. ilişkilerinde romantik olmaya çalışır. Ama bir süre sonra can sıkar. İçmeyi pek bilmez. Hele de morali bir şeye bozuksa ki, genelde bir şeye bozuktur, içmeye gidilecek en son kişidir. Hadi iyi niyetiniz size bir halt etti ve gittiniz, o zaman yanınızda onu bir nebze susturmak için bir bant bulundurun. Normalde pek konuşmayı ve diyalog kurmayı bilmeyen bu şahıslar, içtiklerinde yerdeki taşla bile konuşurlar. Onlar için yarın değil, bugün önemlidir. Genelde karakteri oturmamış kişilerdir.
1923 yılında James Jageson tarafından icat edilmemiş olsaydı bugüne kadar beklenir miydi bilemiyoruz ama kesin siz icat ederdiniz. Televizyon sizin en büyük kaçış ve rahatlama yolunuz. Ne olursa olsun izlemekten zevk alıyorsunuz. Televizyonun hemen herkesi rahatlattığını ve yoğun bir günün ardından kafa boşaltmaya büyük yardımı olduğunu biliyoruz, fakat unutmamakta fayda var: Televizyon başında geçirdiğimiz zaman içerisinde dışarıda akan kocaman bir hayat var.
Aslında göründüğünüz gibi değilsiniz gerektiğinde SOĞUKKANLILIĞINIZI KORUSANIZDA İÇTEN İÇE duygularınızı yaşayan ve bunu pek sık belli edemeyenlerdensiniz!!!! Çok iyi empati kurabilir ve duyarlısınızdır!!!!!Ancak biraz daha duygularınızı dışarı vurmalı ve pollyanna cılığı oynamamalısınız!!!!