İnce ve yumuşak telli saçları olan bir insanın tabiatı da ekseri saçına benzer. Bu insan inceliğe, nezakete, temizliğe düşkündür. Böyleleri evlerinin güzel ve derli toplu olmasını isterler. Pisliğe gelemezler. Bu gibi insanların sabır ve azmi de biraz az olur. Herhangi bir şey de ısrarla sebat etmezler. Kültürlü, kibar mekanlarda hoşlanırlar ve ekseriyetle dikkatine çarpmayan ince güzelliklerden zevk alırlar, bu gibi kimselerin en büyük kusurları fazla hassasiyetleridir. Çabuk ve boş yere alınırlar. Bir işe hevesle başlarlar, ama aynı zamanda bıkarlar ve bitirmek istemezler. Güzel şeylere düşkünlükleri israfa yol açar. Çok zaman bütçelerine açık vardır. Ama onlar buna o kadar aldırış etmezler.
Yaşınız kaç olursa olsun siz kırılgan ve hassas bir çocuk ruhu taşıyorsunuz. İncinmekten ve kırılmaktan bu kadar çok korktuğunuz için sizi koruyabileceğini düşündüğünüz kişilere aşık oluyorsunuz. Örneğin karşı cinsten birisi bir şekilde sizin bir derdinize çare bulsa, size bir konuda yardım etse, o kişi sizin gözünüzde çok daha çekici biri haline geliyor. Karşınızdakinden hassasiyet beklediğiniz kadar siz de çok özenli davranıyorsunuz. Sizin bu özeninizi ve ince ruhunuzu anlayan biri karşınıza çıktığında mutluluk sizin için kaçınılmaz olacak.
Öss adeta sizin hayatınızın bir parçası olmuş, siz araştırma yapmayı,kitap okumayı çok seven birisiniz, sizin için öss yi kazanmak zaten garanti olan bişey,siz hangi üniversiede okuyucağınızı(boğaziçi,odtü,cerrahpaşa) düşünüyosunuz.belkide şirin uslu bi öğrenci olursan dereceye bile girersin ;)
Doğasever , film izlemeyi seven , görsel sanatlara yetenekli , fotoğraf çekmede doğal vizyona sahip , yemek yapmanın sırlarını keşfetmek için araştırma yapan ve sonucunda mutfaktan mis kokular duydurabilen, işinde disiplinli , özellikle snowboard ve sörf gibi zorlu sporları seçecek kadar cesaretli birisin
İkizler insanları hızlı düşünüp hızlı hareket ederler. Tez canlıdırlar. Aynı an da birden fazla işle uğraşabilirler. Her işe kolaylıkla uyum sağlarlar. Fakat sürekli fikir değiştirirler. Bu sebeple değişik karakterli olmaları ile tanınırlar. İkizler insanlarını anlamak zordur; çok mutlu oldukları bir anda aniden mutsuzluğa kapılabilirler. Yanlış anlaşılmaya müsaittirler. Bilgisi olmadığı konuları son derece ustaca gizleyebilirler. Tam olarak bilmedikleri konuda ustaca bilgi verip, dinleyenleri akıcı ve etkili konuşmasıyla rahatlıkla ikna edebilirler. Gerçek düşüncelerinden çok, diğer insanların duymak istediklerini söylerler. Çabuk kavrayan zekaya sahiptirler. Çekici ve mantıklıdırlar. Sürekli karar değiştiren İkizler insanları, uzun süreli çalışmalar yapamaz. Maddi konularda da değişkendirler. Bazen çok cimri olabilirken bazen çok bonkördürler. Hareketli olmalarından dolayı sağlıklıdırlar ve güzel bir fiziğe sahiptirler.
Patience Philips varoluşu için özür dilemeyi durduramayan bir kadındır. Sıra dışı bir anti-aging ilacı çıkarmak üzere olan Hedare Beauty isimli devasa bir kozmetik firmasında grafik tasarımcısı olarak çalışmaktadır. Patience istemeden işverenin sakladığı karanlık bir sırrı öğrenince kendini bir komplonun içinde bulur. Daha sonra olanlarsa Patience’sı sonsuza kadar değiştirir. Daha sonra olanlarsa Patience’sı sonsuza kadar değiştirir. Kaderin gizemli döngüsüyle bir kedinin inanılmaz hız, güç ve hislerine sahip bir kadına dönüşür. Yeni keşfettiği çeviklik ve kedimsi içgüdüleriyle, Patience gizli, cinbit ve iyilikle kötülüğün sınırındaki ince çizgide dengede duran bir yaratık olan Kedi Kadına dönüşür. Her vahşi kedi gibi oda tehlikeli , sıra dışı ve ehlileştirilmemiştir.
Önümde bir karanlık yol.Benimle yürür müsün.Zemini meçhul bi yol.Yanımda yürür müsün.Gönlümün aşk parçası.Kalbimi dinler misin.İlahi bir aşktır bu.Şakayla karışmasın.Benim derdim seninle.Kal yanımda hep böyle.Benim derdim seninle.Sorma sorma.Hiç bir kimse anlamaz beni senin gibi.Hiç bir kimse inanmaz bana senin gibi.Hiç bir kimse karışmaz kana senin gibi Ruhumun ta dibinde.Raks eder senin sesin.Vurgun yemiş gönlüme.Ne eylesen nafile...
Sakin uzulmeyin size aslinda en hos yer uygunmus.Her zaman opulmesi gereken yer adres istemez.Onemli olan dogru adrese giden yolda ise baslamaktir.Mutlu etmenin stratejik konumu diye birsey yoktur.Siz icinizden gelen o masum ve sicak opucugu sakin karsinizdakinden esirgemeyin.Kim bilir belki hosnut kalacaktir...
Var mi yok mu tartismasinin içinde degiliz. Diyelim ki var. Demek ki bazilarinin duygulari yagmur olup yagabiliyormus. Yildirim askla baslayip yillar süren beraberlikler de var üstelik. Barda oturan kadini/erkegi görüp "bu aksam nasil yataga atarim?" diye düsünenlerden bahsetmiyoruz elbette. Sözünü ettigimiz gerçek yildirim ask. Tek dikkat edilmesi gereken, sürekli yildirim aska tutulanlarin genellikle kendi yarattiklari illüzyonun pesinden kosmalari, gerçekle karsilastiklarinda da yeni bir illüzyon yaratmalaridir.
Sizin durumunuz için “fena değil” demek daha yerinde olur. Hem sabırlısınız hem de testimi ciddiye almışsınız. Sosyal yaşamda ve iş ortamında pratikliğinizle göz dolduruyorsunuz. Örneğin kilosu 8 YTL olan tam yağlı Ezine koyun peynirinin 1 kilo 250 gramının kaç YTL tutacağını kafadan hesaplayabiliyorsunuz.
Biraz rahatına düşkünsün. Kendini olayların içine çok fazla sokmuyorsun. Her zaman küçük iyilikler yapmayı tercih ediyorsun. Bazen bîr arkadaşının problemini dinleyebiliyorsun. Haklısın, bu çoğu zaman yeterli olabilir. Ama kimi zaman insanlara karşı daha ilgili olup sorunların çözümü için çaba sarfetmen gerekebilir.
Ah o partiler ne kadar yorucu sizin için?.. Zannediyorsunuz ki en iyi parti çevreye en az rahatsızlık verendir. Oysa insanlar partilere dağıtmak ve dağılmak için giderler. O yüzden her şeyi kontrol altına almaya çabalamak anlamsız. Gereksiz şımarıklıklar, anlamsız gürültüler partilerin olmazsa olmazları... Partilerin doğal koşullarıyla mücadele etmeyin. Bir huyunuz daha var vazgeçme niz gereken.Partilerde çöpçatanlık yapmayın... “Gecenin çöpçatanı ben olacağım” derken kendi kısmetinizi kapatıyor olabilirsiniz... Söylemedi demeyin... Herkesi kendi haline bırakın... Göreceksiniz siz de partilerde sahiden eğlenmeye başlayacaksınız.
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…
Kopekler..Kopekler..Kopekler.. Tabiki insanın can dostudur .. Onları cok seviyorsunuz.. hatta bazen onlar gibi davranabiliyorsunuz.. Canınız birsey istediğinde cekinmeden alıyorsunuz :) alamadığınızda bağırıp cağırdığınız bile olabiliyor.. :) Tabikide cevrenizdekilere karsı sadık ve guvenilirsiniz.. Pozitif enerjinizi burdan bile hissedebiliyorum.. Aferin Aferin :) Böyle devam..
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.
Sen her zaman nerde ne yapman gerektiğini bilirsin. Karşı cinsi az çok tanıyorsun. Yeni bir ilişkiye başladığında fedakarlıktan çekinmezsin fakat bunu yaparken de tektaraflı asla çabalamzsın. Hayatında elbette bazı kalp kırıklıkları olmuştur fakat senin ilerideki evlilik hayatın çok güzel olacaktır. Biraz daha gözlerini aç ve acımasız olmaya çalış. Bu devirde melakelik değil şeytanlık kazanıyor. Karşındakini biraz çabayla kul köpek edebilirsin.
Güzellikten daha çekici ne var şu dünyada? İktidar mı? Güç mü? Para mı? Hiç biri, insanın içini eriten güzelliğin cazibesiyle yarışamaz. Güzellik, en pahalı mücevherlerden daha hızlı, daha doğrudan, daha sıkı bağlar insanı kendine. Büyüler, kendisinin dışındaki her şeyi görünmez kılar. Siz işte böyle bir etki bırakıyorsunuz insanlarda. Yalnızca dış güzelliğiniz değil, içinizin güzelliğiyle de tamamlıyorsunuz manzarayı. Pek çok insan sizinle olmaya doyamıyor.