Eğer testimizi gayrı ciddi doldurmadıysanız siz Cem Yılmaz değilsiniz, olasınız da yok… Tarzınız değil. Hayatı fazla ciddiye alıyorsunuz. Dahası mizaha güvenmiyorsunuz. Kaygan, buzlu bir zemin olduğunun farkındasınız. Arada bir mecbur kalınsa da her daim böyle bir zemin üzerinde yolculuk etmenin doğru olmadığına inanıyorsunuz… Cem Yılmaz olmamanız ama gülmediğiniz anlamına gelmez. Birisinin onun yaptığı şeyleri yapması, söylediği şeyleri söylemesi, insanları güldürmesi hoşunuza gidiyor. En azından bu yük sizin omuzlarınızdan alınmış oluyor. Siz kendi uzmanlık alanınızdan gayet memnun ilerliyorsunuz. Risk almıyor, insanları kızdırmıyor, dikkatleri üzerinize çekmeden sessizce işlerinizi hallediyorsunuz. Süreç değil sonuç ilgilendiriyor sizi. Hiçbir başarınızın arkasında başkalarının sizi fark etmesi isteği yatmıyor. Aksine kendi ruhunuzu hoşnut etmek derdiniz. Başkaları sizi ilgilendirmiyor. Ne dedikleri, ne düşündükleri umurunuzda bile değil. Kendinizde gördüğünüz misyonu tamamlamak size yetiyor. Bir miktar ahlakçı olduğunuz doğru. Ama dünyaya sizin gibiler de gerekiyor…
Sizi için kararlı, ayağını yere sağlam basan, güvenlilik arayan birisi olarak görürler,Tabi damak zevkine düşkün ve boğazını seven birisi de olduğunuz kesindir ! Büyük bir servet sahibi olmak ve lezzetli yemekler yemek yaşamınızın temel içgüdüleridir. Sizi son derece inatçı bulurlar. İyice düşünüp taşındıktan sonra hedefiniz olan yere ulaşmaktan asla vazgeçmezsiniz. Önünüze çıkacak engelleri bir bir aşacak gücünüz de vardır. Tabi karşınızdaki sizden daha güçlü olursa durum değişebilir. Çok dayanıklı sayılırsınız. Ağır ve kendinden emin adımlarla ve sabırla ilerleyeceksiniz. Hedefinize inanmak kadar çalışmak da sizin tarzınızdır. Bildiğinden şaşmayan birisiniz. Engelleri tanımıyorsunuz. Güven içinde olmak sizin için çok önemlidir. Bunları sağlayacak olanlar da para ve mülktür.