Egosu yüksek, kompleksleri olan, kuralcı, sözünün dinlenmesi için her yola başvurabilen, öğrencilerin eğitiminde şiddetten yana olan bir (matematik) öğretmen. Kemal Öğretmenin kötü olanı gibi… O da öğrencileriyle çok ilgili. Ancak o onları hayata yeniden kazandırmak yerine, yok etmek, daha da kenara atmak, toplumun düzenini bozmamaları için onları sindirmeye çalışmakla uğraşıyor… Kemal Öğretmen okula geldiği günden itibaren onun idealleri önüne engeller koymak için her fırsatı kolluyor ve değerlendiriyor.
Bir önceki hayatınızda tıbbi bilimler ile uğraşıyordunuz. Yaşadığınız bölge, o dönemin medeniyetinden çok uzakta kendi içinde yaşayan bir toplululuktu. Ama ayrıcalıklı bir bölgeydi çünkü masallardaki gibi mutlu insanların yaşadığı bir köy gibiydi. Savaş veya açlık gibi sıkıntılardan uzakta, kurtarılmış bir bölgede gibiyidiniz. Fakat kötü bir salgın hastalık bu mutlu topluluğun huzurunu kaçırdı, siz daha önce türlü bitkilerden içecekler yapıyordunuz ve bu özel bitkisel çaylarınızın, zaman zaman yaşadığınız halsizliklere iyi geldiğini farketmiştiniz. Bu salgın hastalıktan sonra bu çayları salgına yakalanmış insanlara içirmeye ve sonuçlarının olumlu olmaya başladığını gördünüz. Sizin sayenizde kısa bir dönemde topluluğunuzdan bir çok insan bu hastalıktan kurtuldu. Siz şu an her ne iş yapıyor olursanız olun eminiz ki ruhunuzda bir yerlerde bir kahraman var.
OĞLAK (23 Aralık-20 Ocak) İnatçı keçi seni. Seni gurur budalası, pire için yorgan yakan şapşal seni. Dobralıkla patavatsızlığı bunun kadar karıştıran başkası yoktur şu cihanda. Her an bir siniri krizi geçirmeye müsaittir. Onun için o daha iyi, bu daha kötü gibi bir ayrım genelde yoktur. İki şey arasında kıyas yapamayacak kadar absürt ve gereksiz bir insandır. Bu nedenledir ki, çok mecbur kalmadıkça saçlarınızın yeni şeklini, kıyafetinizde yaptığınız değişikliğin nasıl olduğunu, bu rüküşten veya daha doğrusu bu garip insandan başka birine sorsanız iyi edersiniz. Yani biraz kaz kafalının tekidir. Onun aklı fikri arkadaşlarıdır. Sonra da onlardan yer nanayı , görür Hanya'yı Konya'yı. Özel hayatının didiklenmesinden hiç hoşlanmaz. Sanki kimin umurundaysa, bunun kendi gibi sıkıcı kurallarla boğulmuş özel hayatı. Eğer bir filmi onunla birlikte izleme gafletine düştüyseniz şayet, size durup dururken, oyuncunun en son ne söylediğini sorar. Filmin her sahnesinde yorum yapar, o da olmadı absürt bir şey bulur kafanızı karıştırır. Olmadık yerde güler, olmadık yerde soru sorar. Onu sorar, bunu sorar... Sanki mezar taşına yazdıracak, yıllarca bilmem kimlerin canına tak ettirip öğrendiği onca gereksiz bilgiyi.