Sosyalistler, işe klasik liberaller gibi ahlaktan değil, ekonomiden başlarlar. Onlara göre, kapitalizm, tüm üretim olanaklarını elinde toplayarak ve klasik liberaller için önemli olan fırsat eşitliğini ortadan kaldırarak, eşitsiz bir toplum yaratmıştır. Kapitalizmin savunduğu bu serbest ortam sonucunda güç ve zenginlik, küçük bir azınlığın elinde toplanmıştır. Bu kısır döngüyü kırmanın tek yolu devrim olacaktır. Devrim ise, zengin ile fakir, sömüren ile sömürülen arasındaki uçurum iyice açıldığında, kitleler bu durumdan iyice ezildiğinde, bir tepki şeklinde, zorunlu olarak, kendiliğinden gelecektir. Sosyalizmin ortaya çıktığı andan beri gerçekleşen devrimler, sanıldığı gibi kendiliğinden gerçekleşmemiş, organize ve planlı olarak gerçekleşmiştir. Hatta gerçekleşen bu devrimler sonucu kurulan komunist devletler, planlı ekonomi ile yürüyememişler ve çökmüşlerdir. Endüstri devriminin gerçekleşmesinden itibaren yaklaşık 200 sene geçmesine rağmen, kendiliğinden gerçekleşen bir devrimin olmaması, Marks dönemindeki koşulların, bugün değiştiği görüşünü oluşturmuştur. Yani bugün, insanlar tepki verecek kadar hallerinden memnuniyetsizlik duymamaktadırlar. Ortada ekonomik eşitsizlik vardır, fakat insanların çoğu, bu durumu klasik liberal ahlak görüşüyle, “doğal” bulma eğilimindedirler. Ancak mutlak eşitliğin gerekli olduğunu savunan kimselerce Ortodoks Marksizm hala savunulmaktadır. Sosyalizme en kuvvetli eleştiriler ekonomik olmaktan çok, etik eleştirilerdir. Eşitliği sağlamak amacıyla, insanın özgürlüğünden feragat edemeyeceğini iddia ederler. Bugün Ortodoks marksizmden çok, yine bu görüşten temellenmiş fakat daha orta yolda olan sosyal demokrasi savunulmaktadır.
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.
Siz ruh ikiziniz ile zaten tanışmışsınız.Bu kişi ister hayatınızda çok önemli bir role sahip olsun, ister sadece tanışmakla kaldığınız herhangi biri olsun, onu ilk gördüğünüz zaman hissettiğiniz o garip duyguyu anımsamanız gerekir. Belki sizin için basit bir tanışma olarak kalmış olabilir ama emin olun çok geçmeden o kişinin sizin ruh ikiziniz olduğunu farkedeceksiniz. Bir şekilde; ya tesadüfen yine bir araya geldiğiniz bir ortamda; aynı anda aynı cümleye başlamak gibi, aynı anda aynı yiyeceğe uzanmak gibi ufak ama garip tesadüfler yaşayarak kafanızda bir kıvılcım çakacak bu tür ufak ve garip tesadüfler sizi bir şekilde birbirinize yakınlaştıracak. Kısacası zaten halihazırda tanışmış olduğunuz ruh ikizinizin kim olduğunu zamanla anlayacaksınız.
Olum bu adi ustunde...43 sene sonra aramizda olmayacaksiniz buna uzulmedik degil.Ama elden gelen bisey yok.Bu kalan yillarinizi doya doya mesut sekilde gecirmeye bakin yoksa olum saatiniz geldiginizde keske diyeceginiz bir cok sey geride kalcak.Aklinizda olan seyleri biran once yapmaya koyulun....
Komik insanlar yaşamayı seven insanlardır küçük şeylerden mutlu olup başkalarını da mutlu etmeyi seven insandırr!!!Bundan büyük bir zevk alan eğlenceli kişilikler kimi zaman da çok duygusal olabiliyorlar....hayatı günlük yaşamayı daha çok secen insanlardır!!!!genellikle de pozitiftirler!!!Ancak bazen karsı tarafın çok hoslanmadığı bu eğlenceli tavırlarına dikkat etmelidirler!!!! karsı tarafın genellikle sempatisini kazanmış insanlardır!!!!
Evlilik kurumunu sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu nedenle evlenip evlenmeyeceğinizden emin değilsiniz. Bir yanınız bu kuruma kötü gözle bakmamaktan yana. Öte yandan hayat yolu çetrefilli... Yalnız yürümek kolay değil. Paylaşmadıkça da zevki yok. Size evlilik üzerine kafa yormuş biri gerekiyor. Olabilecek her türlü aksiliği öngörsün. Birikimiyle entelektüel beklentilerinize cevap versin. Onunla her türlü konuda konuşup fikir alışverişinde bulunabilin. Bilgi ve görgüsü ile çevresindeki herkesin saygısını kazansın. Ayrıca en iyi dostunuz olsun... Mutluluklar dileriz…
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.