Seni anlamak ve seninle ilişki kurmak neredeyse imkansız. Çünkü çevrendekileri kolaylıkla kandırabiliyor ve kendi çıkarlarını herşeyden üstte tutuyorsun. Ailene zaman zaman yalan söylüyor veya yaptığın şeyleri onlardan gizliyorsun. Bu da inmsanların sana şüpheyle yaklaşmasına ve inanmamasına yol açıyor. "Küçük şeytanlıklar yapmaktan bir şey olmaz" diye düşünüp şeytana uyma., çünkü her yanlış biraz daha büyük bir yanlışa yol açar. Çığ gibi büyüdükten sonra da hatalar içinden çıkılamaz bir hale gelir. Aslında içinde kocaman bir melek var. Bir an önce ortaya çıkartmak senin elinde...
Enstrumanlarla çok ilgilenmiyorsunuz ama müziğin içidensiniz ve güvendiğiniz şey sesiniz. Kendi başınıza sevdiğiniz bir şarkıya eşlik ederken, ya da müzik yapmayı seven diğer arkadaşlarınızla birlikte söylerken sesinizin iyi olduğunu hissediyorsunuz. Yine de unutmayın ki sesinizi de her enstruman gibi eğitim sayesinde daha iyi kullanabilirsiniz. Sesinizi eğitmek ve daha etkileyici şarkı söyleyebilmek istiyorsanız: www.gaeabaykus.com
Zlatan İbrahimovic (Doğum. 3 Ekim 1981-Malmö) Bosna-Hersek asıllı İsveçli futbolcu. Babası Bosna-Hersekli, annesi Hırvattır. Müslüman olan Zlatan şuan da Inter takımında forma giymektedir. Ajax'ta oynadığı başarılı futbolla Juventus'un dikkatini çekip buraya transfer olmuştur. Juventus'ta 2 kez şampiyonluk yaşadıktan sonra Juventus şike olayına karışıp küme düşünce İnter kulubüne transfer olup orda da 2006-2007 sezonunda şampiyonluk duygusunu bir kez daha tatmıştır.
Hiç bir pisliğe bulaşmadan düzgün bir şekilde yaşadın.Hırs yoktu fazla içinde ama yinede başardın evlendin. 2 çocuğun sıradan pembe panjurlu bir evin var. Ama 20 yıl sonra sen, bugün öğretmen derste yokken arkadaşlarına kağıt atmadığın , sınavda kopya çekme heyecanını yaşayamadığın için pişman olacaksın.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.