Nazik,dengeli,hassas,kibar,uyumlu ve düşünceli bir insansınız. Kavga ve patırtıdan asla hoşlanmazsınız. Çevrenizdekilerle iyi geçinmeye çalışırsınız. Yumuşak ve tatlı dil ile yılanı deliğinden çıkartmayı başaran bir insansınız. Sessizliğin en iyi ilaç olduğuna inanırsınız. Bütün bunlar sizin herkes ile dost olacağınızı göstermez. aksine dostlarınızı çok iyi inceleyip seçersiniz. Genel olarak da dostlarınız zirvede olanlar veya sizin için gerekli olan insanlardır. Adalet duygunuz çok gelişmiştir ve haksızlığa dayanamazsınız. Kendi zararınıza bile olsa haktan yana davranırsınız. Sizin için her şeyden önde gelen adil olmaktır Bildiğinden şaşmayan ve iyi ile kötüyü birbirinden ayırt eden birisiniz. Verdiğiniz sözü yerine getirmeye çalışırsınız.
Büyük Zafer Lisesinin eski öğrencilerinden. Birinci sınıfta arkadaşlarıyla beraber bir öğretmeni hastanelik edince okuldan atılmış. Çok küçük yaşta çocuk esirgeme kurumuna bırakılmış. arkadaşlarıyla serserilik yapıyor. Oktay ve arkadaşlarından önce lisenin etrafındaki düzen ondan sorulurken, bu durumun değişmesiyle Oktay ve çetesine savaş açmaya başlıyor. İçten içe okuldaki öğrencilik yıllarını özlüyor. Ve tekrar okula alınıyorlar. Annesinden nefret ediyor. Babası da zaten yok piyasada.
En cesur ve güçlü 0 Kan grubu Bu kan grubu taşıyan herkes gücü, dayanıklığı, kendine güveni, cesareti, sezgiyi ve tanrı vergisi bir iyimserliği genetik hafızalarında taşırlar. Sağlıklı bir bünye ve iyimserlikle desteklenmiş liderlik özellikleri (güç, etki, güvenirlik) ve başarı için gerekli güdüler size kalan 0 grubu mirasıdır.
Peter'ın anne ve babası o henüz bir bebekken geçirdikleri uçak kazası sonucu hayatlarını kaybetmişlerdi. Ailesinin ölümünden sonra Peter'ı amcası Ben ve yengesi May kendi himayelerine alarak, onu kendi öz çocukları gibi severek yetiştirdiler. Peter oldukça zekiydi ve özellikle kimyaya özel bir yeteneği vardı. Fakat 15 yaşında bir lise öğrencisiyken sosyal hayatı pek de parlak sayılmazdı. Okulda sürekli 'inek' muamelesi görür, özellikle okul takımının yıldızı Flash Thompson ve arkadaşları tarafından her gün itilip kakılır, onunla dalga geçilirdi... Taki o genleriyle oynanmış örümcek tarafından sokuluncaya dek.
Doğasever , film izlemeyi seven , görsel sanatlara yetenekli , fotoğraf çekmede doğal vizyona sahip , yemek yapmanın sırlarını keşfetmek için araştırma yapan ve sonucunda mutfaktan mis kokular duydurabilen, işinde disiplinli , özellikle snowboard ve sörf gibi zorlu sporları seçecek kadar cesaretli birisin
BUNHONGSIN- THE RED SHOES – KANLI AYAKKABI Ne kadınlar gördüm ayağında ayakkabısı yoktu, ne ayakkabılar gördüm içinde hanım yoktu. Konu: Eşinin kendisini aldattığını öğrenen Sunje, kızı Tesu'yu da alarak evi terkeder. Kızı ile beraber yeni bir hayata başlamaya karar veren genç kadın, uzun zamandır ara verdiği mesleği olan doktorluğa da devam etme niyetindedir. Bir akşam, yeni tuttukları eve dönmek için metroya binen, sahipsiz bir çift ayakkabı bulur. Genç kadın ayakkabıların göz kamaştırıcı güzelliğine karşı koyamaz ve onları alır. Yeni evlerine alışmaya çalışan genç kadının kızıyla ilişkisi gizemli ayakkabı nedeni ile altüst olur. Ayakkabıları gören herkes onları giymek için önüne geçilmez bir istek duymaktadır. Ancak ayakkabı, kökleri yıllar öncesine dayanan bir laneti barındırmaktadır. Ayakkabı, arzularına yenik düşüp kendisini giyen herkese ölüm getirmektedir. Ayrı ayrı, ayakkabının büyüsüne kapılan Sunje ve kızı kendilerini hiç bitmeyecek bir kabusun içinde bulurlar. Kızını kaçınılmaz sondan korumak için ayakkabının esrarını çözmeye çalışan genç kadın, benliğinin derinliklerinde yatan korkunç sırlarla da yüzleşmek zorunda kalacaktır
Gene ender insanlardansın...:D valla ne diyebilirimki sana...görünen köy kılavuz istemez demişler...ama madem bu kadar harikasın senin için birşeyler söylemeli...ve söylüyorum...yolunda devam et...herkesin sevgilisisin ya ortamda hep aranılan kişisin...ve you are perfectttttttt:D:D:D
Olum bu adi ustunde...43 sene sonra aramizda olmayacaksiniz buna uzulmedik degil.Ama elden gelen bisey yok.Bu kalan yillarinizi doya doya mesut sekilde gecirmeye bakin yoksa olum saatiniz geldiginizde keske diyeceginiz bir cok sey geride kalcak.Aklinizda olan seyleri biran once yapmaya koyulun....
Komik insanlar yaşamayı seven insanlardır küçük şeylerden mutlu olup başkalarını da mutlu etmeyi seven insandırr!!!Bundan büyük bir zevk alan eğlenceli kişilikler kimi zaman da çok duygusal olabiliyorlar....hayatı günlük yaşamayı daha çok secen insanlardır!!!!genellikle de pozitiftirler!!!Ancak bazen karsı tarafın çok hoslanmadığı bu eğlenceli tavırlarına dikkat etmelidirler!!!! karsı tarafın genellikle sempatisini kazanmış insanlardır!!!!
Hayata karşı azıcık ilgisiz gibisin. Derdin, sadece kendi dramın. Oysa çevrene karşı şefkatli olmak seni daha mutlu edecek. Unutma, herkesin ilgiye, sevgiye İhtiyacı vardır. İnsanları dinle ve onların sorunlarıyla ilgilen; başkalarına yardımcı olmaya çalış. Zaman İçinde karşılığını fazlasıyla bulduğunu göreceksin.
O kadar sanslisin ki bir sisenin icine koydugun imdat notu tam da en sevdigin sanatci tarafindan bulunacak! Sonra gelip kendi yatiyla o lanetli adadan elleriyle kurtaracak seni! Hani adanin diger ucunda kesfe cikmistin ya; o sirada sanatcinin yatini tanidin Ziplamaya ve bagirmaya basladin. O da hemen gelip seni kurtardi. Sansli sey seni!
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.