Bürokratik, hantal ve baskıcı olmak yerine, güçlü, fakat aynı zamanda müşfik ve insanî; -Hukukun üstünlüğünü ve adaleti her alanda hâkim kılmak için yapılanmış demokratik; -Varlık gayesini millete hizmet esasından alan, verimli ve etkin işleyen; -Her şeye müdahale eden bir devlet değil, gerektiği kadar müdahale eden, koordinasyon sağlayıp, yönlendirebilen ve etkin denetim yapan; -İstikrarı ve gelirin dengeli dağılımını sağlayarak, sosyal dengeleri gözeten rasyonel ve sorumlu; -Müreffeh bir hayat sürdürmek kadar, geleceğe güvenle bakabilmenin de önemli olduğu gerçeğinden hareketle, bütün vatandaşlarını sosyal güvenlik sisteminin kapsamına alan; -Yardıma muhtaç yaşlısını, kimsesizini, yoksulunu, özürlüsünü gözetip kollayan; -Vatandaşları arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin kaliteli hizmet sunmayı amaç edinen; -Vatandaşlarının hayat kalitesini yükseltmek amacıyla çevreyi koruyan ve iyileştiren bir devletin teşekkül ettirilmesidir.
Türkiye'de yaşayan her 3 kişiden biri sizin gibi düşünüyor. Tutuculuğunuzla ön plandasınız. Atatürk devrimlerini tam olarak savunmadığınız ortada. Genel anlamda R. T. Erdoğan'ında söylediği gibi "hem laik, hem müslüman olunmaz" sözünü desteklerce islam hukuku ve islam duruşunu benimsemiş durumdasınız. Bunlara karşı mensubu bulunduğunuz partinin Başkanı Öcalan'a "sayın", Şehitlerimize "kelle", çiftçiye -milletin efendisine- " ananı da al git!" diyor ve bu durum sizi hiç rahatsız etmiyor. Siz Davos'ta İsrail Cumhurbaşkanına "Siz adam öldürmeyi çok iyi bilirsiniz" deyince başbakan gururlanıyorsunuz. Ama bilmeniz gereken birşey varki, akeri uçak ve silah gibi mühimmatları buradan alınca sesiniz çıkmıyor. Maalesef siz sadece çoğunluk olarak gözüküyorsunuz. Ama unutmayınız ki aydınlık bir kafa aydın olmayanınkinden daha büyüktür. Beden olarak evet, ama kafa olarak bu ülkeyi gerçekten sevenlerden daha fazla değilsiniz.