Dışarıdan bakanlar sizi hafife alabilirler. Yanıldıklarını ise yanınıza yaklaşır yaklaşmaz anlıyorlar. Böyle şaşırtmacaları sevmeseniz de elinizde değil, insanları görünüşleriyle yargılayanlara ders vermek hoşunuza gidiyor. Aklığınıza bakanlar sizi kırılgan zannediyor, bir yanlarıyla da hafife alıyorlar. Fakat kısa zamanda onlara verdiğiniz dersler, aslında hayat hakkında ne kadar da az şey bildiklerini ortaya koyuyor. Bulunduğunuz ortamların rengini açıyor ama kıvamını artırıyorsunuz. Hakikati yüzeyde değil, derinlerde arayanlara saklıyorsunuz sohbetinizdeki lezzeti. Şarkılarınız, şiirleriniz, içinizden geçen tüm cümleler şaşırtıcı derecede anlamlı. Sizinle kolay başa çıkılamayacağını en iyi siz biliyorsunuz.
Siz analitik zekaya sahip birisiniz. Herşeyi ölçüp biçer, kendinize en uygun ortamı ve koşulları, oluşturmadan bir işe başlamazsınız. Bir işe girişmeniz belki biraz zaman alır ama başladıktan sonra neredeyse sıfır hatayla işinizi tamamlarsınız. Mantıklı bir açıklaması olmayan hiçbir konu üzerinde vakit harcamayı sevemezsiniz. Bu nedenlerle insanlar genelde sizin fikrinizi almadan bir işe kalkışmak istemezler.
Hadise’yle hem de çok yakından ilgileniyorsunuz. Fun Club’ına üye olmanıza ramak kalmış ya da zaten üyesiniz. Onun ismiyle müsemma, olay yaratacak türden güzel ve yetenekli biri olduğu düşüncesindesiniz. Eurovision’a gideceği zaman alkış tutmuş, iyi sonuç almasına garanti gözüyle bakmışsınız. Sonuç beklediğiniz gibi olmasa da, teselli eder nitelikteymiş. Hadise’nin üzülmesine kalbiniz el vermezmiş zaten. Hatta mümkün olsa onu cesaretlendirmek için sırtını okşamak da istermişsiniz.