Su eli kategorisindeki kisiler fazla maddeci degildir. Ayrica saf mantik yerine sezgi ve duygularıyla calisma egilimindedir. Bilinc altlariyla yakin iliskiye gecenler psisik guce sahip olabilirler. Cogu su eli sahibi psikoloji ve spirituel konulara ilgi duyar. Kirilgan ve fazlaca duygusal olan Su eli bireyleri modern yasamin zorluklariyla bas etmekte zorlanir. Daha yavas bir tempo onlar icin daha uygun oldugundan rekabet edilen ortamlardan hoslanmazlar ve sakin bir cevrede daha verimli olurlar. Yumuşak basli ve olaylardan kolayca etkilenen bu kisiler kendi baslarina karar veremezler.
En paylaşımcı A Kan grubu A'ların daha gerilimli bir yapıya sahip olmalarının bir nedenidir. Sıkıntılarını içlerine atarlar. Fakat patladıklarında da dikkatli olmalısınız. O gruplarının çok başarılı olduğu gerilimli ve sıkışık liderlik pozisyonlarına A'lar pek uygun değildir. Bu onların lider olamayacakları anlamına gelmiyor. Ama içgüdüsel olarak, çıkar gözeten liderliği istemezler.
Aslında Genç Fenerbahçeliler’in mazisi yıllar öncesine dayanmaktadır. 80’li yılların başından itibaren günümüze kadar devam etmektedir. 2001-02 sezonu itibariyle Genç Fenerbahçeliler adı altında dernekleşen grubumuzun amacı Fenerbahçe’ye her branşta kayıtsız ve şartsız olarak destek vermektir. Niçin Kuruldu ? 90’lı yılların sonuna doğru kamuoyunda "Tribün Terörü" adı altında oluşturulan gündem süreci içerisinde yazılı ve görsel basında tribünlere yönelik yapılan acımasız eleştiriler özellikle Fenerbahçe tribünlerini aşırı derecede rahatsız etmiştir. Toplumda maçlara giden insanlara holigan sıfatı yakıştırılmaya başlanmıştı. Bizlerde bu imajı yıkmak için “Genç Fenerbahçeliler” adı altında bir dernek kurmaya karar verdik. Kimler Kurdu ? Grup tribünlerimize geçmişten bugüne kadar emek veren insanların önderliğinde, Üniversite ve Liselerde okuyan gençlerinde katılımıyla kurulmuştur. Her geçen gün gittikçe artan üye sayısı ile birlikte Genç Fenerbahçeliler sadece Türkiye’de değil Avrupa ve Dünya’nın bir çok ülkesinde faaliyet göstermeye başlamıştır.
Ooo bu ne haL ya.. Sen test kitaplarıyla dost olcksn yknda..az kaLdr başını şu yapraklardan..Biraz etrafına bak..böLe test test nereye kadar.. yeterLi oLan kadar çalış bnCe.. aYrıca yakında yani öğretmenlerin isimlerini olasılıkla ya da okuldaki öğrencilerin 3/1 'nin 2 katının 1646466 fazlasını hesapLamaya bşLrsn sen .S xD
Kişiyi duyguların tutsaklığından kurtararak görüşünü netleştirir. Aşırıya kaçan duygusallıkları dengeler. Zihinsel odaklanmayı gerektiren çalışmalarda yardımcı olur. İçiniz korku ve endişeyle dolduğunda huzur ve güven verir. Kişinin kendini zayıf ve güçsüz hissettiği anlarda yeşimi kalbinin üzerine koyması içini rahatlatır. Elde tutulduğunda ısınarak rahatlatıcı bir his verir. Genelde yeşil olarak bulunur. Sarı, beyaz, kahverengi, siyah, kırmızı ya da beyaz lekeli yeşil renklerde de olabilir. Kendisini taşıyan kişilere akıl, cesaret ve adalet duyguları verir. Kazanılan başarının sonucunda insanın içinde doğabilecek olan kibir duygusunu engeller.
Eğer testimizi gayrı ciddi doldurmadıysanız siz Cem Yılmaz değilsiniz, olasınız da yok… Tarzınız değil. Hayatı fazla ciddiye alıyorsunuz. Dahası mizaha güvenmiyorsunuz. Kaygan, buzlu bir zemin olduğunun farkındasınız. Arada bir mecbur kalınsa da her daim böyle bir zemin üzerinde yolculuk etmenin doğru olmadığına inanıyorsunuz… Cem Yılmaz olmamanız ama gülmediğiniz anlamına gelmez. Birisinin onun yaptığı şeyleri yapması, söylediği şeyleri söylemesi, insanları güldürmesi hoşunuza gidiyor. En azından bu yük sizin omuzlarınızdan alınmış oluyor. Siz kendi uzmanlık alanınızdan gayet memnun ilerliyorsunuz. Risk almıyor, insanları kızdırmıyor, dikkatleri üzerinize çekmeden sessizce işlerinizi hallediyorsunuz. Süreç değil sonuç ilgilendiriyor sizi. Hiçbir başarınızın arkasında başkalarının sizi fark etmesi isteği yatmıyor. Aksine kendi ruhunuzu hoşnut etmek derdiniz. Başkaları sizi ilgilendirmiyor. Ne dedikleri, ne düşündükleri umurunuzda bile değil. Kendinizde gördüğünüz misyonu tamamlamak size yetiyor. Bir miktar ahlakçı olduğunuz doğru. Ama dünyaya sizin gibiler de gerekiyor…
O kadar sanslisin ki bir sisenin icine koydugun imdat notu tam da en sevdigin sanatci tarafindan bulunacak! Sonra gelip kendi yatiyla o lanetli adadan elleriyle kurtaracak seni! Hani adanin diger ucunda kesfe cikmistin ya; o sirada sanatcinin yatini tanidin Ziplamaya ve bagirmaya basladin. O da hemen gelip seni kurtardi. Sansli sey seni!
Evet sen gerçekten bilgilisin ama bence bunu herkesin içinde heryerde belli etmemelisin dışardan seni tanımayanlar ukala olduğunu düşünecektir...azcık ince düşün öle karar ver...yeri geldiğinde söyle yeri geldiğinde söyleme ki insanlara batma...öğren artık...herşeyi bilmek zorunda değilsin hadi bildin bari ispatlamaya çalışma...:D:D işin zor valla...çok şey bilmek kötü...sazan olursun evladım bu devirde:D
Beyninin daha çok sol tarafını kullanıyorsun.Seni kısaca şöyle tanımlayabiliriz: 1-Mantıklı hareket ederler 2-Problem çözme teknikleri gelişmiştir. 3-Şuurlu hareket ederler. 4-Nesnelerin detaylarını görürler. 5-Analiz etme özellikleri vardır. 6-Akademik faaliyet içerisinde bulunurlar. 7-Matematik işlemler öncelik sırayı alır. 8-Yabancı dil öğrenmeye daha yatkındırlar. 9-Kolay yönetilebilen insan tipidirler. 10-Beşeri münasebetleri oldukça gelişmiştir.
Bu dünyada seni Onun kadar çok seven biri daha olamaz. Resmen kendisini aşkına yani sizE adamışŞ. Bir çeşit "mutluluk perisi" gibi sadece Senin mutluluğunu düşünüyOr. Onunla ileriye yönelik ciddi bir birliktelik düşünebilirsin. GerçektEn Çok şansLısın. Umarım farkındasındır!
(TITIZ) Uyumlu iliskileri sever. Dinc ve gucludur. Nasil rahat edebilecegini bilir. Dogal ve hareketli biridir. Iyi bir partnerdir. Cok arkadas delisi degildir. Cabuk asık olur ama atesi cabuk soner. Herseyden kolay vazgecebilir. Ideali bulana kadar her sey gecicidir. Guvenilir ve pratiktir
Siyah ve kestane saçlılar hem yapı hem de yaradılış bakımından sarışınlardan çok farklıdırlar. Evlerini çok severler. Alıştıkları hayattan ayrılmak onlara ölüm gelir ve galiba biraz da tembeldirler. Sarışınlardan daha az sabırlı, daha tedbirli, daha düşünceli, daha ağır ve titiz olurlar. Enerjilerini özenle kullanmasını bilirler. Sac rengi koyu olan bir insan titiz ve dikkatli olduğu için ayrıntılı işlerde çok başarılı olur. Sanat kabiliyeti ve sanat sevgisi kuvvetlidir. Sadık, doğru ve çok zaman dindardır. Sarışınlardan daha anlayışlı daha müsamahakardır.
Romatizmin kalbi Paris’te atıyor, sizin kalbiniz ise Paris’te atıyor, çünkü siz romantik bir “Paris”siniz. Aşkın, romantizmin, duygusallığın olmadığı bir dünya sizin için bir anlam ifade etmiyor. Her ne yaparsanız yapın aşkla yaparsınız; işinize aşkla sarılırsınız, en basit akşam yemeğini bile aşkla yaparsınız, işin içinde aşk yoksa “ben de yokum” diyenlerdensiniz. Siz ne yaparsanız yapın içinde aşk olduğundan dolayı herkesi büyülersiniz. Elinizin değdiği her yemek başka bir tat kazanır, ucundan kenarından bulaştığınız bir iş çok sayıda insanı büyüler. O yüzden kendine has tılsımı olan bir romantik olarak Paris’te kendinizi bulursunuz. Paris de sizde kendini bulur.
Seni tebrik ederiz, bir beslenme uzmanı kadar bilgiye sahipsin! Neyi, ne kadar yemen gerektiğini çok iyi bildiğin için, oldukça sağlıklısın. İraden de çok güçlü, karşındaki sana bir şeyi yemen için ne kadar ısrar etse de, kararlı davranıyorsun. Yine de acıktığın zamanlarda yemek saatini beklemek yerine, sağlıklı bir şeylerle açlığını giderebilirsin. Ve hatta yorgunluk, hastalık gibi ekstra beslenme gereken zamanlarda kalorisi yüksek bir şeyler de yiyebilirsin.